Aile Mahkemesinin 10.02.2004 tarih ve 2003/7 Esas-2004/122 Karar sayılı ilamı ile tarafların anlaşması karşısında nafakanın aylık 130 TL'ye artırılmasına ve her yıl periyodik %30 artırım uygulanmasına karar verilmiş, ... 1.Aile Mahkemesinin 11.04.2008 tarih ve 2007/845 Esas 2008/297 Karar sayılı ilamı ile davacının aylık 130 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına dair davanın reddine karar verilmiştir. Son olarak, ... 1.Aile Mahkemesinin temyiz edilmeden 08.03.2011 tarihinde kesinleşen 2009/1423 Esas- 2010/1514 Karar sayılı ilamı ile yoksulluk nafakasına her yıl periyodik olarak %30 uygulanması kararlaştırılan artırım oranının indirilerek her yıl periyodik olarak %15 artırım uygulanmasına karar verildiği görülmüştür....
Tüm bunların yanında, dosyadaki belgeler ile taraflarca düzenlenen protokol hükümleri birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemecesince takdir edilen 2.000,00 TL iştirak nafakasının az olduğu anlaşılmakla somut olaya uygun miktarda artırım yapılmalıdır. Bu durumda bölge adliye mahkemesince; davacının ve davalının ekonomik ve sosyal durumunun tam ve sağlıklı olarak araştırılarak saptanması, müşterek çocuğun eğitim giderlerinin belirlenmesi; müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü davalı babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK'nın 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, uygun miktarda artırım yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken; eksik inceleme ve araştırma sonucu 1.750,00 TL iştirak nafakasına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Söz konusu hüküm gereğince; nafaka miktarının yeniden belirlenmesi için aradan uzunca bir zamanın geçmesi gerekli olmayıp, tarafların gelirlerinde veya küçüklerin ihtiyaçlarında artış olması halinde her zaman artırım istemi ile dava açılabilir. Somut olayda tarafların, 05.09.2009 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları ve bu karar ile hükmedilen iştirak nafakasının üzerinden yaklaşık 3,5 yıllık bir süre geçtiği anlaşılmaktadır. Tarafların sosyal ekonomik durum araştırmasından ise, davacı ve davalının ......... Kuvvetleri'nde sivil memur olarak görev yaptıkları, davacının maaşının aylık 2100 TL, davalının maaşının ise aylık 2400 TL olduğu ayrıca davalının yeniden evlendiği ve iki çocuğu daha bulunduğu tespit edilmiştir....
Mahkemece; davanın kabulü ile aylık iştirak nafakasının 600,00 TL'ye çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, iştirak nafakasının artırılması talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 327/1. maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın, 328. maddesi hükmü gereğince; ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK. nun 329/1. maddesi) Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile birlikte, tarafların müşterek çocukları Semiha ve Yusuf için takdir edilen 250,00'şer TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 260,00'ar TL'ye çıkarılmasına ve davalıdan irad şeklinde ay be ay alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, iştirak nafakasının artırılması talebine ilişkindir. TMK.'nın 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur....
Tüm bu maddeler doğrultusunda, mahkemece, iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır....
in iştirak nafakasının artırımı davası açtığı, anılan mahkemece 13/05/2015 tarihinde küçük için boşanma ilamı ile hükmolunan aylık 300 TL iştirak nafakasının 550 TL'ye çıkarıldığı, anılan kararın henüz kesinleşmediği gibi taraflarca bu karara karşı yasal yolların da tüketilmediği, davacının küçük için ödenmekte olan aylık 517 TL iştirak nafakasının aylık 400 TL'ye düşürülmesini talep ettiği, dolayısıyla taraflar arasında dava tarihi itibariyle davanın esasına ilişkin itibar edilebilecek, esas alınabilecek kesinleşmiş mahkeme kararı ile belirlenmiş aylık bir nafaka miktarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1-) TMK'nun 182. maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır....
Mahkemece; yoksulluk nafakasının takdiri ve artırılması kişilerin ekonomik güçleri oranında yapılması gerektiğinden, davalının 1167 TL aylık maaşının bulunduğu; ancak, nafaka ödemesi ve diğer kesintilerle davalının maaş almadığının anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmektedir. Dava, daha önce hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması talebine ilişkindir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalının müşterek çocuk için 100 TL. iştirak nafakası ödediğini, ancak bu miktarın ihtiyaçlara yetmediğini beyan ederek, aylık 300 TL.’ye çıkartılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, davalının gelirinin yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Nafaka taleplerinde, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması yahut azaltılmasına karar verilebilir.Somut olayda, önceki nafaka artırım dava tarihi (2009) ile bu davanın açıldığı (2011) tarih arasında şartların değiştiğini kabule yeterli-bir yıldan fazla-süre geçmiştir.Dolayısı ile müşterek çocuğun ihtiyaçları arttığı gibi, ülkenin ekonomik koşullarında paranın alım gücünün de en azından enflasyon oranında değer kaybına uğramış olduğu bilinen bir gerçektir.Bu itibarla, iştirak nafakasının...
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı kadının birleştirilen nafakanın artırılmasına ilişkin davasının kısmen kabulüne karar verildiği halde fiilen hiç bir artırım yapılmaksızın önceden kesinleşen 130 YTL. tedbir nafakasının kocadan alınıp kadına verilmesine hükmedilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen kararın 2'nci bentte açıklanan sebeplerle kadının tedbir nafakası davası yönünden BOZULMASINA, hükmün diğer bölümlerinin ise 1'nci bentteki nedenlerle ONANMASINA,duruşma için takdir olunan 450 YTL. vekalet ücretinin...den alınıp ...e verilmesine, aşağıda yazılı harcın ...e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran...'...


