WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Aile Mahkemesi'nin 2005/794 Esas ve 2006/295 Karar sayılı dosyada iştirak nafakasının artırılması davası açıldığı, bu davada çocuk Pırıl için ödenmekte olan aylık 300,00 TL iştirak nafakasının 400,00 TL'ye çıkarıldığı, sonraki süreçte tarafların karşılıklı anlaşmaları ile nafakada artırımlar yapıldığı, ödenmekte olan nafaka miktarının 860,00 TL olduğu görülmektedir. Ödenen nafakanın 860,00 TL olduğunun her iki tarafında kabulündedir. Kaldı ki davacı- karşı davalının istemi 860,00 TL olarak ödediği nafakanın 400,00 TL'ye indirilmesine, davalı-karşı davacının istemi ise, 860,00 TL olarak ödenen nafakanın 1,000,00 TL'ye çıkarılmasına yöneliktir. Buna karşın mahkemece; davacı-karşı davalının nafakayı 860,00 TL'ye yükseltmesinin ahlaki olduğu gerekçe gösterilerek indirim talebi reddedilmiş, ancak karşı dava yönünden artırım talebi kabul edilmesine karşın, 400,00 TL üzerinden artırım yapılarak nafaka 600,00 TL'ye çıkarılmıştır....

belirlenmiş olduğu, çocuğun sağlık, bakım, eğitim vs. tüm masraflarının iştirak nafakası kapsamında yer aldığı, nitekim davacı birleşen davalı tarafça da esas dava ile eğitim giderlerinin karşılanması için iştirak nafakasının artırılmasının talep edildiği ve bu konuda değerlendirme yapıldığı, iştirak nafakasının çocuğun giderleri için yeterli olduğu kanaatine varıldığı, eğitim masraflarının da iştirak nafakası kapsamı olduğu gözetilerek eğitim masrafları için ödenecek tutarın belirlenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir....

Davalı karşı davacı vekili dilekçesi ile; nafakaların kaldırılması ve indirilmesi talebinin reddini, karşı dava ile de; daha evvel hükmedilen iştirak ve yoksulluk nafakasının ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını iddia ederek, aylık 2.250 TL olan yoksulluk nafakasının 2.500 TL'ye, aylık 700 TL olan iştirak nafakasının 1.700 TL'ye arttırılmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece; asıl dava ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, Dairemizin 24.02.2015 tarih 2014/16210 Esas 2015/2896 Karar sayılı ilamı ile “...davalı-karşı davacı vekilinin talebinin, daha önce, nafaka artırım davası neticesinde, .......

Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde “kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının az olduğu ve usulünce talep edilmesine rağmen nafakaya artırım oranının uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında kadın yararına aylık 800 TL olarak hükmedilen yoksulluk nafakasına artırım oranı uygulanmasına karar verilmemiş ve bu suretle gerekçe ile hüküm bölümünde çelişki yaratılmıştır. Bu hale göre yoksulluk nafakası artırım oranına yönelik istinaf talebi yönünden bölge adliye mahkemesi kararının hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yaratılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-İlk derece mahkemesi tarafından kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ise de faiz talebi olduğu halde faize hükmedilmemiş, davacı kadın tarafından tazminatların az olduğu gerekçesi ile istinaf talebinde bulunulmuştur. Tazminatların az olduğuna yönelik istinaf talebi faize hükmedilmemesine yönelik istinaf isteğini de içermektedir....

Davalı-karşı davacı, cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, emekli maaşının yanında kira gelirinin olduğunu, kendilerinin maddi durumunun daha da kötüleştiğini, ihtiyaçlarının arttığını, nafakanın yetersiz olduğunu belirterek; asıl davanın reddini, karşı davada yoksulluk nafakasının 750,00 TL’ye, müşterek çocuk .... yönünden iştirak nafakasının 500,00 TL’ye çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece; asıl davada yoksulluk ve müşterek çocuk .... yönünden iştirak nafakasının kaldırılması veya azaltılması talebinin reddine, müşterek çocuk Burçin yönünden reşit olduğu tarihte nafaka kendiliğinden kalktığından taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına, karşı davada, yoksulluk nafakası artırım talebinin reddine, müşterek çocuk .......

, tedbir nafakasının takdir edildiği tarih ile eldeki artırım davasının açıldığı tarih arasında bir yıl geçtiği anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların boşanması ile müşterek çocuklar... için hükmedilen 175'er TL iştirak nafakasının aradan geçen sürede çocukların ihtiyaçlarında artış olması nedeniyle yetersiz kaldığını belirterek; iştirak nafakasının 500'er TL' ye artırılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde; ödeme gücü olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; 150,00 TL yoksulluk nafakasının 400,00 TL'ye çıkarılmasına, her ay 400,00 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davanın yardım nafakasına ilişkin olduğu ve davacının reşit olmakla daha önce lehine hükmedilen iştirak nafakasının kendiliğinden kalktığı anlaşılmakla, hükümde 400,00 TL yardım nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yoksulluk nafakası olarak nitelendirme yapılması ve halen mevcut bulunmayan daha önce hükmedilen 150,00 TL iştirak nafakası üzerinden artırım şeklinde nafakaya karar verilmesi bozmayı gerektirir....

(Anne); mevcut ödenmekte olan 30 TL yoksulluk nafakasının zaman içerisinde ihtiyaçlarını karşılamadığını ileri sürerek, 400 TL artırılmasını, müşterek çocukları ... için ödenmekte olan 50 TL iştirak nafakasının 600 TL'ye yüksetilmesini ve reşit olan müşterek çocuk ...'ya ödenmekte olan 50 TL iştirak nafakasının onun öğrenci olması nedeniyle 600 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; davacı anne için yoksulluk nafakası 103 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, müşterek çocuk ... için iştirak nafakasının 190 TL'ye yükseltilmesine, diğer davacı müşterek çocuk ...'nın reşit olduğu için iştirak nafakası artırım talebinde bulunamayacağından bahisle, ... yönünden davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının bütün, davacıların sair temyiz itirazları yerinde değildir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tedbir nafakası artırım davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen davanın kısmen kabulune ilişkin hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı 200 TL olan tedbir nafakasının 400,00 TL'ye çıkarılması istemiyle nafaka artırım davası açmış; yapılan yargılama sonucunda yerel mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; 200,00 TL olan nafaka miktarı 125,00 TL artırılarak 325,00 TL'ye çıkarılmıştır. Hüküm davalı vekilince temyiz olunmuştur. 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2013 tarihinden itibaren 1.820 TL'ye çıkarılmıştır....

UYAP Entegrasyonu