WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Görüldüğü üzere; en son nafakanın artırıldığı dava tarihi (18.07.2008) ile eldeki artırım davasının açıldığı (15.04.2015) tarih arasında geçen yaklaşık 7 yıllık sürede, müşterek çocuğun büyüdüğü, ihtiyaçlarının arttığı, paranın satın alma gücünün azaldığı bir gerçektir. Ancak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, en son artırımın yapıldığı tarih ile bu davanın açıldığı tarih arasında geçen süre nazara alındığında mahkemece takdir edilen artırım miktarı azdır. Hal böyle olunca, mahkemece; müşterek çocuğun ihtiyaçlarını karşılayacak aynı zamanda nafaka yükümlüsü davalı babayı ödemede zorlamayacak, onu zarurete düşürmeyecek şekilde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından; tarafların 31.01.2011 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği, artırım davası neticesi yoksulluk nafakasının aylık 250 TL’ye yükseltildiği, ilk açılan artırım davasından bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık üç yıllık süre geçtiği anlaşılmaktadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir....

.- 2002/519 K.sayılı ilamı ile boşandıklarını, müşterek çocuğun velayetinin kendisine verildiğini ve nafakaya hükmedildiğini, açılan nafaka artırım davası ile müşterek çocuk için en son 150 TL nafakaya hükmedildiğini, küçüğün ilköğretim 7.sınıf öğrencisi olduğunu, masraflarının arttığını, nafakanın yetersiz kaldığını belirterek, iştirak nafakasının aylık 700 TL'ye çıkarılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, nafaka artırım davası üzerinden henüz 2 yıl geçtiğini, şu an aldığı maaşının 1.931 TL olduğunu, başka geliri olmadığını, kirada oturduğunu, talep edilen nafaka miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aylık 150 TL olan iştirak nafakasının 500 TL'ye çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katkıda bulunması gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın eş tarafından, çocuk lehine hükmedilen nafakaların miktarı, nafaka artırım talebi yönünden, davalı erkek eş tarafından ise kusur belirlemesi ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadın eşin müşterek çocuk için hükmedilen nafakanın gelecek yıllarda artış istemi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. 3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın eş yararına takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur...

un velayetinin davacı anneye verildiği ve müşterek çocuk lehine aylık 175 TL iştirak nafakasına hükmedildiği,2013 yılında açılan nafaka artırım davası neticesinde müşterek çocuk için hükmedilen nafakanın aylık 450 TL'ye yükseltildiği ve ÜFE oranında artışa da karar verildiği ve bu kararın Dairemizce 27.02.2014 tarihinde onandığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yer alan tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçlarına göre ise,davacının memur olduğu,aylık 2.300 TL geliri bulunduğu,eşinin de Türk Telekom'da işçi olduğu,onun da aylık yaklaşık 2.200 TL geliri bulunduğu,4 oğlu ve 1 kızı bulunduğu; davalının ise, memur olup aylık 1.700 TL maaş aldığı, babasına ait evde ikamet ettiği,tek başına yaşadığı tespit edilmektedir....

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların, mahkemenin 2007/227 E. ve 2007/512 K. sayılı ilamı ile boşandıklarını; kararla davalı lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, açılan artırım davası sonucunda da nafakanın 480 TL'ye çıkartıldığını; ancak, bu karardan sonra tarafların ekonomik durumlarında önemli değişiklikler meydana geldiğini, müvekkilli davacının Mali Müşavirlik işini terk ettiğini, sadece aylık 750 TL emekli maaşının kaldığını; davalının ise, eski eşinden dolayı bağlanan aylık nedeni ile 563,25 TL geliri bulunduğunu, dolayısıyla davalının aldığı nafakanın dayanağının kalmadığını ileri sürerek; yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davacının muhasebe bürosunu başkası üzerine göstererek nafakadan kurtulmaya çalıştığını; ihtiyaçlarının aldığı maaşla karşılanmadığını, mağdur durumda olduğunu savunarak...

Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen yoksulluk nafakasının kesinleştiği tarihten (....01.2001) itibaren nafaka artırımı yapılması gerekirken iş bu nafaka artırım davasının açıldığı tarihten (28.05.2012) itibaren nafaka artırımı yapılmak suretiyle davacı lehine az miktarda nafaka takdir edilmesine sebebiyet verilmiştir ve bozma ilamı gerekleri yerine getirilmemiştir. Bu durumda mahkemece “yoksulluk nafakasının kesinleştiği ........2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması” suretiyle dengenin sağlanması gerekirken belirtilen şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, ........2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda; tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma protokolünde müşterek çocukları yararına 300,00 TL iştirak nafakasının davacı anneye ödenmesi, nafakaya her yıl 18 Ekim'de TEFE- TÜFE oranında artış yapılması hususunda tarafların anlaştıkları, boşanma davasının 26.10.2011 tarihinde kesinleştiği, iş bu nafaka artırım davasının ise 26.03.2013 tarihinde açıldığı görülmüş olup, geçen süre içerisinde çocuğun yaşı ve eğitim durumu dikkate alındığında ihtiyaçlarının da doğal olarak arttığının kabulü gerekmektedir. Nafaka artırım davasının açılması, bir önceki davadan sonra, belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Bu itibarla; tarafların geçen süredeki ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde çocuk için hakkaniyete uygun bir miktarda iştirak nafakasına hükmolunması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Davacı dilekçesinde; davalıdan 1997 tarihinde boşandığını, kararla lehine 20.00 TL yoksulluk nafakası bağlandığını; aradan 13 yıl geçtiğini, günün ekonomik koşulları ve enflasyon durumu gözetilerek nafakanın 400,00 TL'ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının açtığı artırım davası sonucunda Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/111 Esas ve 2005/50 Karar sayılı kararı ile nafakanın aylık 100,00 TL'ye çıkartıldığını; bunun yanında müvekkilinin yine davacı için ödemiş olduğu 100.00 TL nafakayı enflasyon ve TEFE-TÜFE oranlarında artırarak ödediğini ve 2009 yılı Aralık ayından itibaren 170,00 TL olarak yatırdığını; artırım talebinin haksız ve yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; "...davacı lehine en son olarak 2005 tarihinde 100 TL olarak nafaka miktarı belirlenmiştir....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden,tarafların 2015 yılında boşandığı, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 225 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği,ayrıca nafakaya her yıl Üfe oranında artırım uygulanmasına karar verildiği, davacının ev hanımı olup geliri olmadığı,davalının ise emekli olup,aylık 2.750.00 TL geliri olduğu ,kendisine ait evde kira vermeden oturduğu anlaşılmaktadır. Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir....

UYAP Entegrasyonu