"İçtihat Metni" Davacı ... ile davalı..... aralarındaki nafaka davasına dair ..... verilen 14.11.2012 günlü ve ...sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 18.03.2013 günlü ve .....sayılı ilama karşı davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 440.maddesinde öngörülen karar düzeltme sınırı 01.01.2013 tarihinden itibaren 11.100 TL'ye çıkarılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2005 tarih ve .... sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Yıllık nafaka (farkı) miktarı, karar düzeltme sınırının altındadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Hükmü temyiz eden davalı ... 22.12.2011 tarihli dilekçesiyle nafaka haricinde kalan hususlara yönelik olarak temyiz talebinden feragat ettiğinden, temyiz dilekçesinin nafaka dışında kalan yönlerden reddine, 2-Davacı ... Dereli 22.12.2011 tarihli dilekçesiyle nafaka talebinden feragat ettiğini bildirdiğinden bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün nafakaya ilişkin olarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
"İçtihat Metni" Davacı ... ile davalı ... aralarındaki nafaka davasına dai.....Mahkemesinden verilen 27.12.2012 günlü ve .....sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 11.06.2013 günlü ve ....sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 440.maddesinde öngörülen karar düzeltme sınırı 01.01.2013 tarihinden itibaren 11.100 TL. ye çıkarılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2005 tarih ve ....sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Yıllık nafaka (farkı) miktarı, karar düzeltme sınırının altındadır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; yapılan ödemelerde hükmolunan aylık nafaka miktarı ve bu miktarın katları şeklinde ödemelerin görülmesi halinde, ödeme belgelerinde nafaka borcuna ilişkin olarak yapıldığına dair atıf bulunmasa dahi bu ödemelerin hakkaniyet kuralları gereğince nafaka borcundan mahsubu gerektiği, borçlu tarafından nafakaya mahsuben ödendiği iddia olunan ödemelerin ahlaki ödemeler olarak nitelendirilmesi gerektiği, emsal gösterilen Yargıtay 2....
Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez." hükmünü içermektedir. Diğer taraftan; nafaka davalarında miktarı takdir hakime aittir. Bu nedenle iki tarafında kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılacağına ilişkin HMK'nun 326/2 maddesi hükmü nafaka davalarında uygulanmaz. Yapılan bu açıklamalar ışığında yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka yükümlüsüne göre ekonomik yönden güçsüz olan nafaka alacaklısı tarafından açılan nafaka bağlanması veya bağlanan nafakanın değişen şartlar nedeniyle artırılması istemli davaların kısmen kabul edilmesi halinde, yargılama giderlerinin (ve bu giderlere dahil olan vekalet ücretinin) davalı tarafa yükletileceği, ayrıca davanın reddedilen kısmı nedeniyle davalı lehine yargılama giderine (ve vekalet ücretine ) hükmedilmeyeceği kabul edilmiştir....
Celp edilen Kulu İcra Müdürlüğünün 2012/231 Esas sayılı dosyasından; 03.04.2012 tarihinde davacı tarafından davalıya karşı 18.300 TL nafaka alacağının faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı; borçlu (davalı) nun nihai kararda mahkemenin davacı tarafın nafaka talebini reddettiği bu nedenle nafakaya ilişkin ara kararın hükümsüz hale geldiğini beyan ederek 12.04.2012 tarihinde takibe itiraz ettiği; Borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır ....
Sanığın üzerine atılı bulunan nafaka borcunun ödememe suçunun oluşabilmesi için icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık nafaka borcunun bulunması gerekmekte olup, icra emrinin 27/05/2010 tarihinde borçlunun vekiline tebliğ edildiği ve yedi günlük süre beklenmeden 01/06/2010 tarihinde şikayette bulunulduğu dikkate alındığında, şikayetin takip kesinleşmeden yapıldığının, eş anlatımla atılı suçun oluşmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir. İcra emrinde birikmiş nafaka borcu ile birlikte cari nafaka borcunun da bulunduğu, kanun yararına bozma isteminde yalnızca birikmiş nafaka borcunun adi alacak olması nedeniyle atılı suçun oluşmadığı belirtilerek kararın bozulması isteminde bulunulmuştur. Her ne kadar kanun yararına bozma istemlerinde tebliğnameye bağlılık kuralı var ise de, esasen istemin suçun oluşmadığına yönelik olması nedeniyle tebliğnamenin kabulü gerekmiştir....
TMK. nun 327. maddesinin 1. fıkrası; "Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.” hükmünü, 330. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesi; “ Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir.” hükmünü, 331. maddesi ise; “Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” hükmünü içermektedir. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, iştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana ile babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Buna göre, nafaka takdirinde; çocuğun yaşça büyümesi nedeniyle artan ihtiyaçları ile ana ve babanın mali durumlarındaki değişiklik araştırılıp, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak bir karar verilmelidir....
in ...ayına kadar müvekkili yanında kaldığını, bu nedenle nafaka borcunun bu tarihten itibaren geçerli olması gerektiğini, müvekkilinin 7.İcra Dairesinin 2014/8031 esas sayılı dosyasında nafaka borcu için 400 TL yatırdığını, Ekim ayı nafakalarını posta ile gönderdiğini, yine müvekkilinin davalı ...'a verdiği Tüketim Kooperatifine ait kartla davalının 2.415 TL harcama yaptığını, yaptığı bu ödemeler mahsup edildiğinde müvekkilinin birikmiş nafaka borcu olmadığı halde davalının 8.İcra Müdürlüğünün 2014/11083 dosyasında 3.403 TL birikmiş nafaka için takip başlattığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya birikmiş nafaka borcunun bulunmadığını tespitini talep ve dava etmiştir....
Nafaka, anlaşmalı boşanma protokolü ile belirlense bile, sonraki zamanlarda nafaka borçlusunun sosyal ve ekonomik durumunda elinde olmayan nedenlerle ve iradesi dışında öncekine nispeten önemli ölçüde değişiklik olması ve bu değişiklik neticesinde nafaka borçlusu yönünden mevcut nafaka ve nafaka ile ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesinin çekilemez bir hal alması durumunda nafaka, şartlara göre uyarlanabilir, miktarında indirim yapılabilir. Dolayısıyla, sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle tarafların biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar artık o akitle bağlı tutulmazlar. Taraflar, TMK'nın 2. maddesinden yararlanarak değişen koşullar karşısında sözleşmenin yeniden düzenlenmesini isteyebilirler. Nafakada yapılacak indirim miktarı, günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları birlikte değerlendirilerek takdir edilmelidir....


