WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, müşterek çocuklar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 400’er TL iştirak nafakası talep edilmiştir.Mahkemece; ara kararı ile çocuklar için 100’er TL olarak takdir edilen tedbir nafakalarının 400’er TL ye artırılmasına ve kararın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası olarak devamına karar verilmiş, hüküm; taraflarca temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle müşterek çocukların her biri için 400’er TL nafakaya hükmedilmiş olmasına göre davacı tarafın tüm, davalı tarafın ise sair temyiz itirazları yerinde değildir.TMK. nun 327/1. maddesi “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler anne ve baba tarafından karşılanır” hükmünü içermektedir.Aynı kanunun 330/1. maddesi ile nafaka miktarının, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Nüfus Kaydının Düzeltilmesi-Nafaka-Alacak Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık nüfus kaydının düzeltilmesi, iştirak nafakası ve nişan bozmadan kaynaklanan hediyelerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece nüfus kaydının düzeltilmesi davasının konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, iştirak nafakası ve alacak davası kabul edilmiştir. Hüküm davalı tarafından iştirak nafakası ve nişan bozmadan kaynaklanan hediyelerin iadesi talebi yönünden temyiz edilmekle inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarihli 2013/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. Ancak Yargıtay 3....

Bu madde uyarınca, ilamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı, müşterek çocuk olmayıp, velayet hakkı kendisine verilen eştir. Velayet hakkı küçüğün reşit olması ile sona ereceğinden, bu tarihte iştirak nafakasının da sona ereceği tabiidir. Ancak çocuğun reşit olduğu tarihe kadar ödenmeyerek biriken nafaka alacağı bulunduğu takdirde, velayet hakkı kendisine verilmiş olan eş tarafından, çocuğun reşit olduğu tarihten sonra da bu alacak takibe konu edilerek ödenmesi istenebilir. TMK'nun 328. maddesine göre de, anne ve babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer. Küçük, reşit olduktan sonra eğitimine devam ediyorsa, bu takdirde, yeni bir dava açarak yardım nafakası talebinde bulunabilir. Küçüğün reşit olduğu tarihte, hükmedilen iştirak nafakası kendiliğinden sona erer. Dosya kapsamı incelendiğinde; ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; 1996 doğumlu müşterek çocuk için ödenen 175,00 TL iştirak nafakasının ihtiyacı karşılamadığı ileri sürülerek aylık toplam 400 TL’ye yükseltilmesi istenilmiştir. Mahkemece; küçüğün annesi olan davacının ikinci eşinin belediyede çalışması ancak davalının ekonomik durumunun değişmemesi hatta kötüye gitmesi gerekçe gösterilerek nafaka artırım davası rededilmiştir,verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine bırakılmayan eşin, velayet hakkı verilen eşe çocuğun bakım ve eğitim giderleri karşılığı gücü oranında yapacağı parasal katkıdır....

Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır. ./.. -2- Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası .. oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; taraflar .ve 25.11.2013 tarihli ilamıyla boşanmışlar, davacı lehine aylık 150,00 TL yoksulluk nafakasına ve velayeti davacıya bırakılan iki müşterek çocuk lehine aylık 150,00'şer TL iştirak nafakasına hükmedilmiş, karar 20.01.2014 günü kesinleşmiş, eldeki artırım davası 06.10.2015 tarihinde açılmıştır....

Davalı vekili, karar düzeltme dilekçesinde, hükmedilen nafaka miktarının çok olduğunu; zira, davalının açılan dava sonucunda eşinden de boşandığını, boşanma hükmüyle eş için 2500 TL yoksulluk, müşterek çocuklar için 1500'er TL iştirak nafakası bağlandığını; bu davada tek çocuk için hükmedilen 5000 TL iştirak nafakasının çocuklar arasında dengesizlik yarattığı gibi, davalıyı ödeme güçlüğüne de düşüreceğini ileri sürmüş; nafaka takdir edilirken davalının gelir durumunun yeterince araştırılmadığını belirtip, eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre taktir edilir....

Diğer taraftan iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Ne var ki, nafaka miktarının belirlenmesine esas alınması gereken giderlerinin makul sınırlar içinde kalmasına özen gösterilmesi ve velayet kendisine bırakılmayan tarafın ağır yükümlülüklere maruz bırakılmaması gerekmektedir. Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/11/2006 tarih, 2006/235 Esas 2007/13 Karar sayılı kararı ile davacı adına 200,00 TL yoksulluk nafakası, müşterek çocuk için 225,00 TL iştirak nafakası taktir edildiğini ve nafakaların her yıl ... oranına göre arttırılmasına karar verildiğini ancak aradan geçen süre içerisinde ödenen nafakaların yetersiz kaldığını ileri sürerek, aylık 200.00 TL olan yoksulluk nafakası ile aylık 225.00 TL olan iştirak nafakasının her birinin 200.00'er TL artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, talep edilen nafakayı ödeyecek ekonomik gücü olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir....

Yoksulluk nafakası yönünden, Türk Medeni Kanunu'nun 176/4.maddesi gereğince; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. İştirak nafakası yönünden ise TMK. 182/2.maddesine göre; "Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur....

Önceki nafaka davasının dava tarihi 12.10.2012 olup, artırım davası ise 01.07.2014 tarihinde açılmıştır. Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmelidir. Her iki dava arasında yaklaşık 2 yıl süre geçtiği anlaşılmıştır. O halde, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, aradan geçen süre, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında, takdir olunan iştirak nafakası miktarı az olup, TMK 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Bu nedenle, mahkemece; müşterek çocuğun ihtiyaçlarındaki değişim ve davalının gelir durumu gözetilerek hakkaniyete uygun bir nafaka takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu