"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nafaka ve Boşanma Taraflar arasındaki “nafaka” davası ile, davalı tarafından açılan “boşanmaya” ilişkin karşı davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı tarafından, karşı davanın red gerekçesi, çocuk için hükmedilen nafakanın miktarı ve kendisinin nafaka talebinin reddi yönünden, davalı-karşı davacı tarafından ise, karşı boşanma davası, çocuk için hükmedilen nafakanın miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı(nın) tüm, davacı-karşı davalı(nın) ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı (kadın) ayrı yaşamakta haklı olduğu anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın tüm, davacı tarafın ise sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, nafaka alacaklısının istemi halinde, hükmolunan nafakanın gelecek yıllarda da (Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında) artırılmasına karar verilmesi gerekir. Somut olayda davacı, hükmolunacak nafakanın her yıl artırılmasını talep etmiş ise de mahkemece bu konuda hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca, nafaka davalarında miktarı takdir hâkime aittir....
İcra Mahkemesi Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık ...'...
Ancak, nafaka alacaklısının istemi halinde, takdir olunan nafakanın gelecek yıllarda TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranında artışa karar verilmesi gerekirken, mahkemece, takdir edilen nafaka miktarının her yıl TÜFE-TEFE ortalaması oranında artırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki; bu yanılgının düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "...nafakanın devam eden yıllarda TÜFE-TEFE ortalaması oranında kendiliğinde artırılmasına ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “... nafakanın devam eden yıllarda TÜİK tarafından açıklanan ÜFE oranında artırılmasına" ifadesi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece; davalı (anne) ... hakkında açılan davanın reddine, davalı (baba) ... hakkında açılan davanın kabulü ile 24.12.2012 tarihinden itibaren aylık 1.000 TL nafaka takdirine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasında; davalı annenin işsiz olup bir gelirinin bulunmadığı, davalı babanın ise emlakçılık yaptığı ve aylık 1.500 TL gelirinin bulunduğu, aylık 650 TL kira ödediği belirtilmiştir. ..... Mahkemece, küçük için nafaka takdir edilirken, anne ve babanın sosyal ve ekonomik durumları ile küçüğün yaşı ve ihtiyaçları gözetilmeli; nafaka yükümlüsü davalının ödeme gücü ve geliri ile orantılı ve hakkaniyete uygun olacak şekilde bir nafakaya karar verilmelidir. Davalı babanın tespit edilen gelir durumu gözetildiğinde, hükmedilen aylık nafaka miktarı çok olup, .... 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Daha makul bir nafakaya hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat ve nafaka istemi K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık TMK'nun 174 ve 186. maddesine dayalı boşanma davası ile birlikte açılan tazminat ve nafaka isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 27.12.2013 tarih 38 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 29.01.2014 tarih 28897 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (2.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 08.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece; tarafların sosyal ekonomik durum yazılarına göre davalının gelirinin davacıya oranla daha az olduğu, davalının maddi durumunda bir iyileşme/artış olmayıp aksine ilk nafaka takdir edildiği tarihe göre gelirinin azaldığı, davalı halihazırda müşterek çocuk için aylık 200,00TL nafaka ödemeye devam ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK.nun 182. maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. TMK.nun 330. maddesindeki düzenleme ise, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir şeklindedir. TMK'nun 331.maddesi uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir....
Ancak, hakim, nafaka takdirinde nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü kocanın gelir ve sorumluluk durumu arasında bir oranlama yapılarak, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak bir karar verilmelidir. Davada, davalının gelirinin yetersiz olması gerekçe gösterilerek nafakanın kaldırılması talebi reddedilmiştir. Oysa davalı kadının mali durumunda, çalışmaya başlaması ile yoksulluk nafakasının hükmedildiği duruma göre yoksulluğu azaltacak oranda iyileşme olmuştur. Davacının ise ortağı olduğu şirketi kapatması, evlenmekle eşinin ve çocuğunun olması nedeniyle yükümlülükleri artmıştır....
Dava dilekçesinde, babalığın tesbiti, maddi tazminat ve nafaka istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde, evlilik dışı ilişkisinden doğan ....'in babasının davalı ... olduğu ileri sürülerek, babalığın tespitine, nafakaya ve..... nun 304. maddesi kapsamında maddi tazminata karar verilmesi istenmiş; mahkemece, davanın kabulü ile babalığa ve maddi tazminata karar verilmiş, hüküm davacı tarafından nafaka ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu vekili, müvekkili aleyhine başlatılan nafaka ilamına ilişkin takipte, fazla alacak talebinde bulunulduğunu ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece miktar yönünden kesin olmak üzere, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiş; borçlu vekilince temyiz istemi ise ek karar ile reddedilmiştir. Takip talepnamesinde "24.06.2013 tarihinden 24.12.2013 tarihine kadar nafaka artış oranları ekte sunuludur....


