Nafaka davalarında verilen hükümlere karşı temyiz ve karar düzeltme sınırının; hüküm altına alınan veya reddedilen nafaka miktarının yıllık tutarına göre belirleneceği Yargıtay .....'nun 30.3.2005 tarihli 196-239 sayılı kararında benimsenmiş, ....16.3.2005 tarihli 23005/131-140 sayılı kararında da, temyiz ve karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte olan kanun hükümleri esas alınarak kesinlik sınırının belirleneceği kabul edilmiştir. Mahkemece hüküm altına alınan nafaka miktarının yıllık tutarı karar tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 440/III-1. maddesinde gösterilen tutarı 11.530 TL.'yi aşmadığından karara karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Bu sebeple karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir....
Nafaka davalarında verilen hükümlere karşı temyiz ve karar düzeltme sınırının; hüküm altına alınan veya reddedilen nafaka miktarının yıllık tutarına göre belirleneceği Yargıtay H.G.K.'nun 30.3.2005 tarihli 196-239 sayılı kararında benimsenmiş, Genel Kurulun 16.3.2005 tarihli 23005/131-140 sayılı kararında da, temyiz ve karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte olan kanun hükümleri esas alınaraK kesinlik sınırının belirleneceği kabul edilmiştir. Mahkemece hüküm altına alınan ve itirazın iptali davasına konu olan nafaka miktarının yıllık tutarı karar tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 5236 sayılı Kanula değişiklikten önceki 440/III-1. maddesinde gösterilen 9.350,00 TL.'yi aşmadığından karara karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Bu sebeple karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir....
TMK.nun 330. maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir şeklindedir. TMK'nun 331.maddesi uyarınca da; Durumun değişmesi halinde hakim, nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir. Söz konusu hüküm gereğince; nafaka miktarının yeniden belirlenmesi için aradan uzunca bir zamanın geçmesi gerekli olmayıp, tarafların gelirlerinde veya küçüklerin ihtiyaçlarında artış olması halinde her zaman artırım istemi ile dava açılabilir. Somut olayda tarafların, 05.09.2009 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları ve bu karar ile hükmedilen iştirak nafakasının üzerinden yaklaşık 3,5 yıllık bir süre geçtiği anlaşılmaktadır. Tarafların sosyal ekonomik durum araştırmasından ise, davacı ve davalının ............
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....
Karar düzeltme istemi, aleyhine karar düzeltme yoluna başvurulan kararı vermiş olan Yargıtay dairesinde incelenip karara bağlanır. Bu itibarla ..Turgutlu Aile Mahkemesinin 28.12.2015 günlü ve 2014/757 E. 2015/625 K. sayılı ek kararına karşı yöneltilen temyiz sebepleri yerinde görülmekle, bu kararın kaldırılmasına karar verilerek işin esası incelendi. 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK. nun 440.maddesinde öngörülen karar düzeltme sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 12.690 TL. ye çıkarılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.4.2005 tarih ve 2005/3–169 E- 235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Yıllık nafaka (farkı) miktarı, karar düzeltme sınırının altındadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin REDDİNE ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. ....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, davalı kocanın açmış olduğu boşanma davasından feragat etmesine rağmen ortak konutun anahtarlarını değiştirmek suretiyle davacı ile bir arada yaşamaktan kaçındığı ileri sürülerek tedbir nafakası istenilmiş; mahkemece, davacının asgari ücretin üzerinde emekli maaşı alması nedeniyle şartları oluşmayan nafaka isteminin reddine karar verilmiştir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2014 NUMARASI : 2014/511-2014/1441 Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili 14.04.2014 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 21.05.2013 tarihinde evlendiğini, evliliğin başında davacının sağlık sorunları çıkınca davalının eşini istemediğini söyleyip evi terketmesini istediğini, bunun üzerine Ocak ayında baba evine giden davacının herhangibir geliri olmadığını belirterek, 750 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı cevabında; davacının kendi isteğiyle gittiğini, daha önceki evliliğinden 2 çocuğu için de nafaka ödediğini, geliri bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir....
Zira zayıf durumda olan nafaka alacaklısı tarafından açılan davalarda, nafaka miktarı davaya bakan hâkim tarafından takdir olunacaktır. Bu nedenle, nafaka alacaklısı tarafından açılmış olan davanın reddedilen kısmı için karşı taraf olan nafaka yükümlüsü lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi, zayıf durumda olduğu kabul edilen nafaka alacaklısının mevcut durumunu daha da kötüleştirecektir. .... Öte yandan, daha iyi konumda olan nafaka yükümlüsü tarafından açılmış olan davanın kısmen veya tamamen reddi halinde ise, genel ilke olan HMK. nun 326. maddesi geçerlilik kazanacak ve bu dava nedeniyle vekille temsil edilen davalı nafaka alacaklısı lehine vekâlet ücretine hükmedilecektir....
Bu nedenle, nafaka alacaklısı tarafından açılmış olan davanın reddedilen kısmı için karşı taraf olan nafaka yükümlüsü lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi, zayıf durumda olduğu kabul edilen nafaka alacaklısının mevcut durumunu daha da kötüleştirecektir. .... ./.. -2- Öte yandan, daha iyi konumda olan nafaka yükümlüsü tarafından açılmış olan davanın kısmen veya tamamen reddi halinde ise, genel ilke olan HMK. nun 326. maddesi geçerlilik kazanacak ve bu dava nedeniyle vekille temsil edilen davalı nafaka alacaklısı lehine vekâlet ücretine hükmedilecektir. Mahkemece, nafaka yükümlüsü tarafından yoksulluk nafakasının indirilmesi istemiyle nafaka alacaklısına karşı açılmış bulunan iş bu davanın kısmen reddi nedeniyle, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken, avukatlık asgari ücret tarifesinin yanılgılı değerlendirmesi ile reddedilen dava ile ilgili olarak davalı lehine vekâlet ücretine karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, davacı kadın yararına hükmolunan tazminat ve nafakalar, velayet, müşterek çocuklar için hükmolunan nafakalar, kendisinin reddedilen manevi tazminat talebi, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadının maddi ve tazminat istemleri Türk Medeni Kanununun 174. maddesine, nafaka istemi ise Türk Medeni Kanununun 175. maddesine dayanmaktadır....


