WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İstinaf Sebepleri Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5718 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında uluslararası sözleşme hükümlerinin saklı tutulduğunu ve Türkiye'nin taraf olduğu Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizine İlişkin Sözleşme'nin idari kurumlar tarafından verilen kararların tanınması ve tenfizine olanak sağladığını ve Anayasa'nın 90 ıncı maddesine göre usulüne uygun olarak onaylanan milletlerarası sözleşmelerin kanun hükmünde olduğunu belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C....

Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında, 1- Somut olayda...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava dilekçesinde, daha önce hükmedilen 250 TL iştirak nafakasının küçüğün ihtiyaçlarına yetmediği ileri sürülerek 400 TL'ye artırılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece, Kayseri 3. Aile Mahkemesi'nin 2010/822 Esas-2011/17 Karar sayılı ilamı ile 10.01.2011 tarihli ve 17.02.2011 kesinleşme tarihli ilamı ile müşterek çocuk için belirlenen 200 TL iştirak nafakasının 250 TL'ye çıkarıldığı, aradan kısa bir süre geçtiği, ekonomik şartlarda bir değişme olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Mahkemece; nafakaya hükmedildiği tarih ile bu dava tarihi arasında davalının ekonomik ve sosyal durumunda fazla bir değişikliğin olmadığı, davalının aylık 100 TL nafakayı dahi ödemekte zorluk çektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Türk Medeni Kanununun 176.maddesi uyarınca irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda arttırılıp, azaltılabilir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile nafaka artırım talebinin reddine karar verilmiş ise de, bu tür davalarda tarafların ekonomik ve sosyal durumları yanında günün ekonomik koşulları ve özellikle önceki nafaka takdiri üzerinden geçen sürenin dikkate alınması gerekmektedir.Somut olayda, önceki nafaka takdirinden itibaren üç yıl gibi bir sürenin geçtiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır....

Küçük İskender halen anne yanında olup, bakımı ve ihtiyaçları davacı anne tarafından karşılanmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 327-330. maddeleri dikkate alınarak çocuk için uygun bir miktar nafaka takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen nedenlerle (BOZULMASINA), bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer hususların 1. bentte gösterilen nedenlerle (ONANMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi...

"İçtihat Metni"Davacı ... ile davalı ... aralarındaki nafaka davasına dair Sincan 2. Aile Mahkemesinden verilen 04.05.2009 günlü ve 2009/73 E. -2009/379 K. ... hükmün düzeltilerek onanması hakkında dairece verilen 29.09.2009 günlü ve 2009/14143 E.-2009/14286 K. ... ilama karşı davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davada, aylık 525 TL olan iştirak nafakasının aylık1.400 TL ye artırılması talep edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakasının aylık 625 TL ye artırılmasına hükmedilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir....

Annenin velayeti altında bulunan küçüğün menfaatine aykırı olarak ve henüz doğmamış bir nafaka alacağından feragat geçersiz olup, feragata ilişkin beyan küçüğün ergin olacağı tarihe kadar sürecek iştirak nafakasını kapsamaz. Mahkemece, işin esası incelenip değerlendirilerek çocuk ... yönünden iştirak nafakasının artırılması istemi hakkında varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken, birleştirilen davanın yazılı gerekçe ile reddedilmesi bozma nedenidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, aleyhine hükmolunan tazminat, nafakalar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175)....

Anılan ihbarnamede; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikayete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödemesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında, somut olayda Bayramiç İcra Müdürlüğünün...

Dairenin 22.06.2022 tarihli bozma kararı ile; davacı baba tarafından davalı annenin banka hesaplarına birbirini takip eden aylarda belli miktar ödemeler yapıldığı, davacı tarafından davalının hesaplarına açıklamasız olarak yapılan ödemeler dışında Denizbank hesabına yapılan ve "nafaka ödemesi" açıklaması olan 4.445,00 TL olduğu, açıklamasız yapılan ödemelerin anne tarafından ortak çocuğun eğitim gördüğü kuruma aktarıldığı, babanın yaptığı bu ödemelerin ahlâki ödevin ifası niteliğinde olduğu, dolayısı ile bu ödemelerin nafakaya mahsuben ödendiği kabul edilemez ise de, nafaka borçlusu davacı babanın davalı annenin hesabına "nafaka" açıklaması ile yaptığı 4.445,00 TL tutarındaki ödeme nedeniyle bu miktarın nafaka borcundan mahsup edilmesi ve bu miktar nafaka borcundan sorumluluğunun ortadan kalkmasının gerektiği ve mahkemece "nafaka" açıklaması ile yapılan ödeme olan 4.445,00 TL yönünden davanın kısmen kabulü ile bu miktar yönünden nafaka borcu bulunmadığına, açıklamasız yapılan ödemeler ahlâki...

UYAP Entegrasyonu