WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Alacaklı vekili, dava dilekçesinde belirtilen ödemelerin nafaka borcu ödemesi olmadığını, belirtilen ödemelerden yalnızca 1.000,00 TL'nin nafaka borcu için ödendiğini, borçlunun araç kredisi ödemelerinin veya alacaklı olduğu dosyadaki tahsilatların davalı tarafından alınmasının boşanma protokolüne yansıtılmamış olmakla birlikte anlaşmalı boşanma sürecinde üstlendiği edimler olduğunu, borçlunun nafaka ödenmesi için açılan banka hesabına ödeme yapmadığını, bu nedenle takip başlatmak zorunda kaldıklarını beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takipte talep edilen nafaka alacağının ödenmesi nedeniyle nafaka borcunun bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında; takipte talep edilen nafaka alacağının takipten önce itfa edildiği gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, davalı-davacı kadının daha ziyade kusurlu olduğu, Türk Medeni Kanununun 197. maddesinden kaynaklanan nafaka istemi ile ilgili davasında ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlayamadığının anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.04.2011 (Pzt.)...

Somut olayda, müşterek çocuk ... adına açılan banka hesabına farklı tarihlerde kısmi ödemeler yapılmış ise de bu ödemelerin borçlu tarafından nafaka alacağına mahsuben yapıldığı dair açıklama bulunmadığı gibi alacaklı da ödemelerin borçlu tarafından nafaka alacağı için yapıldığını kabul etmemiştir. O halde mahkemece, itfa itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra Emrine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili, alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde talep edilen birikmiş nafaka miktarının fazla olduğunu, vekiledeni tarafından Kasım 2013 tarihine kadar nafaka alacaklısı ...’ın ......

Yoksulluk ve iştirak nafakasına ilişkin ilâmın nafaka borçlusu, ilâma bağlı nafaka borcunu ödediğini İİK’nın 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında sayılan belgelerden biri ile ispat etmek suretiyle icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alabilir. Bunun dışında, nafaka borcunun itfa edildiğinin ispatı bazı özellikler gösterir. Nafaka alacaklısı belli bir süre nafaka borçlusu ile oturup onun tarafından infak ve iaşe edilmişse, nafaka borçlusu bu süre için nafaka ödemekle yükümlü değildir. Meselâ, nafaka alacaklısı kadın, kocasıyla barışarak evine dönmüş ve kocası tarafından infak ve iaşe edilmiştir; veya nafaka alacaklısı çocuk annesinin yanından ayrılarak nafaka borçlusu olan babasının evine gelmiş ve babası tarafından infak ve iaşe edilmiştir. Buradaki nafaka borçlusu koca veya babanın, karısını veya çocuğunu infak ve iaşe ettiği süre için ayrıca nafaka ödeme yükümlülüğü yoktur....

Nafaka davalarında verilen hükümlere karşı temyiz ve karar düzeltme sınırının; hüküm altına alınan veya reddedilen nafaka miktarının yıllık tutarına göre belirleneceği Yargıtay H.G.K.'nun 30.3.2005 tarihli 196-239 sayılı kararında benimsenmiş, Genel Kurulun 16.3.2005 tarihli 23005/131-140 sayılı kararında da, temyiz ve karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte olan kanun hükümleri esas alınaraK kesinlik sınırının belirleneceği kabul edilmiştir. Mahkemece hüküm altına alınan ve itirazın iptali davasına konu olan nafaka miktarının yıllık tutarı karar tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 5236 sayılı Kanula değişiklikten önceki 440/III-1. maddesinde gösterilen 11.530.00 TL.'yi aşmadığından aşmadığından karara karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Bu sebeple karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Uyuşmazlık, nafaka istemi ve ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığında bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, nafakaya ilişkin hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmemiştir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 2. Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut uyuşmazlıkta boşanma davası sırasında kadın lehine 4320 sayılı Kanım kapsamında verilen 4 aylık tedbir nafakasının nafaka borçlusu erkek tarafından istirdata konu edilemeyeceği hususu yapılan yargılama sonucunda kesinleştiğine göre, ancak 4 aylık nafaka bedelinin nafaka alacaklısından istirdat edilebileceği yönünde bir kesin hükmün ortaya çıkması halinde 6100 sayılı Kanun’un 375/1-ğ maddesinin işlerlik kazanabilecektir. Oysa yargılamanın yenilenmesi talep eden tarafından, talebine dayanak olarak, münhasıran taraflar arasında görülen boşanma davasında tedbir nafakasının nihai hüküm fıkrası ile kaldırılması gösterilmiştir. Bu husus tek başına nafaka borçlusunun cebri icra yolu ile ödemiş olduğu tedbir nafakasını geri alabileceği sonucu doğurmadığı gibi nafaka borçlusu tarafından açılmış ve ret ile sonuçlanmış kesin hüküm niteliğindeki istirdat davasındaki hükmü ortadan kaldıracak nitelikte yeni bir kesin hüküm ihdas edildiğinden de söz edilemez....

AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 08/04/2014 NUMARASI : 2013/763-2014/241 Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde; davalı ile 1968 yılında evlendiklerini, davalının 2013 yılının Mart ayında ortada hiç bir sebep yokken kendisini evden kovup, kapının kilidini değiştirdiğini, o tarihten bu yana aynı binada 3 nolu dairede oturan oğluyla birlikte yaşamaya başladığını, her hangi bir gelirinin bulunmadığını belirterek; 2013 yılının Mart ayından itibaren aylık 500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; emekli maaşı dışında başkaca bir gelirinin bulunmadığını, davacıya yalnızca 200,00 TL nafaka verebileceğini, geriye dönük nafaka talebinin reddi gerektiğini savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu