WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

(HMK m. 114/1-h) TMK'nın 176/3.maddesinde; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi halinde kendiliğinden kalkacağı hükme bağlanmıştır. Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; tarafların 16.12.2009 tarihinde kesinleşen ilamla boşandıkları, davalının nafaka alacağının tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının 07.11.2013 tarihinde evlendiği, davaya konu edilen nafakanın davalının evlenme tarihi olan 07.11.2013 tarihi itibariyle kendiliğinden ortadan kalktığı, nafaka yükümlüsü davacının eldeki davayı 22.05.2014 günü açtığı, davacının icra dosyasına açacağı bir taleple icra takibinin evlenme tarihi itibariyle durdurulmasına yönelik karar alabileceği, talebi kabul edilmezse İcra Mahkemesine şikayet yoluna gidebileceği, bu bağlamda davacının eldeki davayı açmada hukuki yararının bulunmadığı açıktır....

Dava; yoksulluk nafakasının kaldırılması veya indirilmesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 176/4.maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafakanın arttırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu bağlamda; nafakanın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Nafaka iradı, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir. Sözleşmede, edimler arasındaki denge, umulmadık gelişmeler yüzünden bozulacak olursa sözleşme koşulları değişen maddi koşullara uyarlanır....

DAVA TARİHİ : 16.01.2023 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen yardım nafakasının kaldırılması davasında davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının yardım nafakası aldığını ancak eğitim hayatının sona erdiğini ve çalışmaya başladığını belirterek icra dosyasında nafakanın kaldırılmasının istendiği 18.11.2022 tarihinden aksi halde dava tarihinden itibaren yardım nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde dava tarihi itibariyle nafakanın kaldırılması yönünden davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. III....

Bu durumda ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır. Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının müftülükte memur olarak çalıştığı, 1600,00 TL maaşının olduğu, davalının ise, 272.50 TL yetim aylığı aldığı ve babasından kalan taşınmazdan 150 TL kira geliri elde ettiği anlaşılmaktadır. Nafaka alacaklısı kadının aldığı 272.50 TL yetim aylığı ve 150 TL kira geliri; yukarıda belirtilen zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılaması beklenemez. Başka bir anlatımla, davalının eline geçen toplam gelir miktarı, onu yoksulluktan kurtaracak mahiyette değildir. Davalının, 272.50 TL yetim aylığı ve 150 TL kira geliri elde etmesi, nafakanın kaldırılmasına değil, azaltılmasına etki edecek olgulardandır....

"İçtihat Metni" Davacı ... ile davalı ... aralarındaki nafakanın kaldırılması davasına dair .... Aile Mahkemesinden verilen 28.05.2013 günlü ve 2012/285 E.-2013/417 K.sayılı hükmün düzeltilerek onanması hakkında dairece verilen 12.02.2014 günlü ve 2013/17765 E.-2014/2065 K. sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesi ile; tarafların boşandıklarını, bu karar ile müvekkilinin davalıya ayda 300,00 TL yoksulluk nafakası ile müşterek çocuklar için 200,00 TL şer iştirak nafakasına karar verildiğini, aradan geçen zaman sonucunda müvekkilinin çalıştığı işten çıkarıldığını, şahsi geçimini zorlukla sağladığını, davalının çalıştığını, davalı hakkında hükmedilen nafakanın kaldırılmasını, aksi takdirde nafaka miktarından indirime gidilmesine, müşterek çocuklar için hükmedilen nafakanın da indirilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının aylık 330,00 TL kira ödediğini, müşterek çocuklardan....'...

Davalı cevap dilekçesinde; asgari ücret civarında bir gelir elde ettiğinin açık olduğunu, ancak davacının durumunun kendisinden daha iyi olduğunu, ayrıca enflasyon da dikkate alındığında hem boşanma sürecinde hem nafaka artırımı sürecinde hem de eldeki davanın açıldığı dava sürecinde bu kişinin gelirinin bugün ile paralellik içerdiğini, tarafına nafaka takdir edildiği halde icra müdürlüğüne de bildirdiği nafaka alacağından feragat ettiğini, açılan davayı kabul ettiğini, ilk celsede kabul ettiğinden dolayı yargılama harç ve giderlerinden sorumlu tutulmamasını istemiştir....

Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 Esas, 2005/37 Sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında, Somut olayda, müştekinin...

Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 Esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerektiği, somut olayda müşteki vekili...

Davalı cevap dilekçesinde; mahkeme kararının icrası için davacı aleyhine icra takibi başlattığını, hesaplamayı İcra dairesinin yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davacının nafakanın kaldırılması veya tenfizi için Aile Mahkemesine dava açmakta muhtariyetine karar verilerek, davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dava; nafaka yükümlüsü tarafından açılan menfi tespit davasıdır.İİK’nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davaları genel hükümlere tabidir....

UYAP Entegrasyonu