"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nafaka DOSYANIN DAİREYE GELİŞ TARİHİ:31.08.2016 K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık, nafakanın kaldırılması isteğine ilişkindir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 26.07.2016 tarih 2016/263 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 05.08.2016 tarih ve 29792 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (3.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 19.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nafaka KARAR Taraflar arasındaki uyuşmazlık nafakanın kaldırılması isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Başkanlar Kurulunun 10.01.2013 tarih 1 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 26.01.2013 tarih 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (3.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm bağımsız açılan nafakanın kaldırılması istemine ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2012 tarihli 2012/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2012 (Pzt.)...
Davalı vekili cevabında davanın reddini dilemiş, karşı davada ise; her bir çocuk için nafakanın 1000 Dolar ve davacı (karşı davalının) belirli bulunmayan eğitim, öğrenim ve sair giderlerden oluşan yükümlüğünün rakamsal olarak belirlenmesini talep etmiştir. Mahkemece; nafakanın indirilmesi talebinin kısmen kabulü ile Gizem ve Kaan için dava tarihinden itibaren aylık nafakanın 750’şer TL olarak tespiti, boşanma protokolü ve ek protokolle getirilen diğer yükümlülüklerin ve ödemelerin kaldırılması talebinin kısmen kabulü ile 2001 tarihli mahkeme ilamının 3/c hükmündeki davacı baba ile ilgili çocukların eğitim ve öğretimle ilgili diğer giderlerinin de dava tarihinden geçerli olmak üzere anne ve baba arasında yarı yarıya olacak şekilde ödenmesine karar verilmiştir. Davalı-karşı davacının nafaka talebi ile ilgili 1 nolu hükümde karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava tarihinden sonraki eğitim giderlerine ilişkin talebinin ise reddine karar verilmiştir....
Somut olayda; davalının sosyal ve ekonomik durum araştırma raporunda; almış olduğu nafaka ile geçimini sağladığı, kısa süreli ofis işlerinde çalıştığı, ancak işten ayrıldığı, mali ve sosyal durumunun iyi olmadığının tespit edildiği, davalı işvereni 03/06/2014 havale tarihli yazısıyla, davalının 1 ay süre ile eğitim amaçlı olarak çalıştığının bildirildiği, davalının sigorta hizmet kayıtlarının yılda 2 ila 5 ay arasında değişkenlik gösterdiği, prime esas son ücretinin 724 TL olup, sabit gelirinin olmadığı anlaşılmıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların sosyal ve ekonomik durumları daha detaylı araştırılarak, nafaka alacaklısı kadının düzenli gelir getiren bir işinin bulunmadığı ve nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, TMK'nın 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi gereğince, nafakanın uygun bir miktarda indirilmesine karar vermek olmalıdır....
Mahkemece; söz konusu nafakanın yoksulluk nafakası niteliğinde olduğu,müşterek çocuk için takdir edilmediği ayrıca boşanma davasından sonra tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında nafakanın kaldırmasını gerektirir bir değişiklik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava ; yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir. TMK'nun 176/3.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın yoksulluğun ortadan kalkması halinde, mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür. Y.H.G.K nun 07.10.1988 gün ve 1998/2-656-688 sayılı ilamı ve 28.02.2007 gün ve 2007/3-84-95 sayılı ilamların da kabul edildiği gibi, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir....
Davacının yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; TMK'nun 327/1 maddesinde "çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır" hükmü TMK'nun 331 maddesinde de "durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafakanın miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır" hükmü getirilmiştir. Somut olayda; artırılması istenen önceki iştirak nafakanın takdir edildiği tarih ile bu artırım davasının açıldığı tarih arasında 4 yılı aşkın bir süre geçmiş olup, müşterek çocuğun yaşı büyümüş, ihtiyaçlarıda doğal olarak artmış, paranında enflasyon oranında değer kaybına uğradığı bir gerçektir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafakanın kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının ......
O halde mahkemece; tarafların ekonomik ve sosyal durumu ayrıntılı olarak araştırıldıktan sonra, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken; nafaka miktarını protokolle üstlenildiği ve nafakanın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte ekonomik durumunda değişikliğin olduğunu da kanıtlanamdığı gerekçesiyle; eksik araştırma ve inceleme sonucu, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. O halde mahkemece, yapılacak iş; tarafların ekonomik durumlarının teferruatlı olarak araştırıldıktan sonra, sonucu dairesinde karar vermek olmalıdır....
Anılan ihbarnamede; 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilâmda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikâyet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında, Somut olayda, davacı ... ile davalı ... arasında Mersin 4....


