Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ...’in yayınladığı..oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından;tarafların 31.03.2011 tarihinde boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 300 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği,bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık üç yıllık süre geçtiği, davacının kaymakamlığa ait unlu mamüller büfesini işlettiği,aylık 200 TL geliri bulunduğu, üzerine kayıtlı bir adet fındık bahçesinin olduğu,2002 model Renault marka aracının olduğu,davalının ise emekli olup aylık 1.311.56 TL maaşının olduğu, bir adet aracının bulunduğu anlaşılmaktadır....
ihtiyaçlarındaki artışın değerlendirilmediğini, müvekkilinin nafaka dışında herhangi bir gelirinin olmadığını belirterek; nafakanın 500TL' den 1.000TL'ye artırımına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2015 Taraflar arasındaki yardım nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dilekçesinde; ... Mahkemesinin ... sayılı kararı ile aylık 300 TL yardım nafakası bağlandığını, aradan geçen zaman ve artan ihtiyaçları nedeniyle nafakanın yetersiz kaldığını belirterek nafakanın 600 TL'ye çıkarılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur....
Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi'nin 2000/549 esas sayılı dosyasında hükmedilen nafaka alacağının tahsili için takip başlatıldığı, bu takip devam ederken açılan nafaka artırımı davaları neticesinde verilen kararların da icra dosyasına sunularak yeni belirlenen nafaka alacağının tahsiline devam edildiği, en son alacaklı tarafından ... 1. Aile Mahkemesi'ne açılan yoksulluk nafakasının artırılması davası neticesinde 06/01/2015 tarih 2014/59 esas, 2015/2 karar sayılı karar ile 365,00 TL olan nafakanın 29/01/2014 tarihinde itibaren aylık 450,00 TL olarak belirlenmesine karar verildiği ve bu kararın alacaklı vekilince icra dosyasına sunulması üzerine borçluya icra emri ya da yeni borç miktarına ilişkin bakiye borç muhturası tebliğ edilmeden İcra Müdürlüğü'nce borçlunun çalıştığı kuruma yazı yazılarak yeni belirlenen aylık nafaka borcunun ve birikmiş nafaka ile yargılama giderinin maaştan kesilerek gönderilmesi istenmiştir. .....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nafaka Artırımı-Nafaka-Velayet Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar ... ile ... tarafından, eksik inceleme ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı ...'ın temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı ...'nun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre tıp fakültesi öğrencisi olan davacı ... yararına takdir edilen yardım nafakası (TMK m. 327/1) azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir....
Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. O halde, mahkemece; yoksulluk nafakasının niteliği gözetilerek, nafakanın her yıl TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmasına karar verilmesi suretiyle, dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Kural olarak, nafaka miktarında yeniden belirleme yapılabilmesi için belli bir sürenin geçmesi aranmaz. Nafaka miktarında artırım yapılabilmesi için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerekli kılması gerekir....
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyacı, nafakanın hükmedildiği tarih ile artırım davasının açıldığı tarih arasında geçen süre ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında, takdir olunan iştirak nafakası miktarı az olup, TMK.4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir nafaka takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu hüküm gereğince mahkemece iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerektirmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değşiklik olduğu ileri sürülmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir....
Ancak, TMK'nun 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.'' TMK'nun 176/.... maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ...’in yayınladığ.... oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır....


