WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından; tarafların 20.07.2010 tarihinde boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 300 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği, bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık beş yıllık süre geçtiği, davacının ev hanımı olup, gelirinin bulunmadığı, davalının ise işçi olup,aylık 1.683.65 TLgelirinin olduğu, aylık 150 TL kira ödediği anlaşılmaktadır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir....

ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ TARİHİ : 23/10/2014 NUMARASI : 2013/362-2014/635 Taraflar arasındaki nafakanın artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; boşanma ile lehine hükmolunan yoksulluk nafakasını, ancak icra kanalı ile tahsil edebildiği, aradan geçen sürede nafakada artış yapılmadığı, nafaka dışında başka bir gelirinin bulunmadığı, annesi ile birlikte yaşadığını belirterek aylık 225 TL olan yoksulluk nafakasının 1.000 TL olarak artırımını talep ve dava etmiştir....

Aile Mahkemesi’nin 12.09.2019 tarih 2017 / 188 E. 2019 / 699 K. sayılı kararına uygun olduğunu, bahse konu nafaka artırımı kararına ilişkin nafaka artış hükmünün İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi’nin 18.06.2020 tarih 2019 / 2441 E. 2020 / 775 K. Sayılı kesin kararı ile nafaka artış kararının onandığını ancak 08.03.2017 tarihi itibariyle 3.150,00 TL olarak belirlenen aylık nafakanın kesinleşme tarihi dikkate alınarak TÜİK tarafından açıklanacak ÜFE oranında artırılmasına karar verildiğini, şikayete konu edilen icra müdürlüğü işlemlerinin hükümsüz kalması sebebiyle davanın konusuz kaldığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra memur muamelesini şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 16/2 ve devamı maddeleri 3....

Ancak, bu durum bir eksiklik olmayıp nafaka hukukunun mahiyeti gereği nafaka miktarının tespitinde ve uyarlanmasında dikkate alınacak ölçütleri belirleme faaliyeti bilinçli olarak yargıya bırakılmıştır. Her ne kadar, mehaz kanun...Medeni Kanunu söz konusu ölçütlere yer vermiş olsa da esasen...hukukunda da nafaka miktarına ilişkin tespit ve uyarlamalar...Federal Mahkemesi'nin kararlarıyla şekillenmektedir. (Kocabaş, Gediz: Evlilik Sonrası Dayanışma İlkesi ve Bu İlkenin Sınırı Olara...İlkesi Doğrultusunda Yoksulluk Nafakasını Belirleyici Ölçütler, MÜHF – HAD, C. 19, S. 1) Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ....’in yayımladığ... oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; davacının, babası dolayısıyla...'...

(TMK m.328/1) Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Ayrıca nafakanın takdirinde, evlilik birliği devam ederken çocuğun alıştığı yaşam şeklide dikkate alınır. Diğer taraftan nafaka miktarı belirlenirken, velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın, bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Her ne kadar nafakanın takdirinde; davalının (baba) hayat koşulları ve ödeme gücünün de dikkate alınması zorunlu ise de; bu durum, yani davalının gelir seviyesinin düşüklüğü nafakanın artırılması gerekliliğini büsbütün ortadan kaldırmaz. Hakim, nafaka takdirinde; nafaka alacaklısı çocuğun ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalı babanın gelir durumu arasındaki dengeyi kurarak, hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır....

DAVA TÜRÜ : Nafakanın Artırımı- Nafakanın Azaltılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacının nafakanın azaltılması davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-karşı davalı, dava dilekçesinde; boşanma kararı ile birlikte velayetleri kendisine bırakılan müşterek çocuklar Yakup, Musa ve Fatih yararına boşanma kararında hükmolunan 75,00'er TL iştirak nafakalarının 150,00'şer TL daha artırılmasını talep etmiş; mahkemece verilen 08.10.2015 tarihli ilk kararda ortak çocuklar yararına ayrı ayrı hükmedilen 300 TL iştirak nafakaları davalı-karşı davacı erkeğin temyizi üzerine miktar yönünden, talep aşılarak...

Davalı vekili, davacı tarafın müvekkillerinden % 50 oranında bir nafaka artırımı talep ettiklerini, müvekkilinin gelirinde bu oranda bir artış meydana gelmediğini, 2015 yılında devlet memurlarına % 3 oranında zam yapıldığını, ayrıca, TÜİK verilerine göre 2015 yılı Tefe artış oranının % 8,09 olarak belirlendiğini, tefe artış oranı ve müvekkilinin maaşına yapılmış olan zamma bakıldığı zaman anlaşılacağı üzere davacı tarafın yüksek oranda nafaka artırımı talebinin ilgili yasaya ve hakkaniyete göre reddi gerektiğini; müvekkilinin müşterek çocuk için aylık 400 TL nafaka ödemesi yaptığını, anne ve babanın müşterek çocuğun giderlerine eşit olarak katılması hususunun kanunla düzenlendiğini, davacı tarafın müşterek çocuğun giderlerine müvekkilinin oranında katılması halinde toplam 800 TL gibi bir rakamın ortaya çıkacağını, bu rakamın ise 4.sınıf çocuğu için oldukça iyi bir rakam olduğunu ve ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olduğunu; davacı tarafın hemşirelik görevini icra ettiğini, istenilen...

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası...in yayınladığı ...oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından, yoksulluk nafakasının aylık 100.00 TL den 150.00 TL ye çıkartılmasına ilişkin mahkeme kararının 26/02/2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 06/01/2015 tarihinde açıldığı, davacının baba evinde annesi ile kaldığı, 235.00 TL yetim aylığı aldığı; davalının ise, yurt dışında gemi yapımı işinde çalıştığı, eşinin evinde kaldığı, yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında nafaka artırım davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir....

Kural olarak, nafaka miktarında yeniden belirleme yapılabilmesi için belli bir sürenin geçmesi aranmaz. Nafaka miktarında artırım yapılabilmesi için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerekli kılması gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden somut olayda; tarafların 2005 yılında boşandıkları, 2000 doğumlu müşterek çocuk İlayda'nın velayetinin davacı anneye verildiği, müşterek çocuk lehine aylık 250 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, davacının 2008 yılında açtığı nafaka artırım davası neticesinde 08.09.2009 tarihinde kesinleşen karar ile 250 TL'lik iştirak nafakasının aylık 400 TL'ye yükseltildiği, davacının memur olup, aylık 2.400 TL geliri bulunduğu ve ailesinin yanında yaşadığı, davalının ise emekli asker olup aylık 1.815,58 TL net emekli maaşı olduğu, OYAK'tan da 03.05.2013 tarihinde 24.638,99 TL ödeme aldığı, üzerine kayıtlı bulunan evde eşi ve çocuğu ile ikamet ettiği anlaşılmaktadır....

Kural olarak, nafaka miktarlarında yeniden belirleme yapılabilmesi için belli bir sürenin geçmesi aranmaz. TMK'nın 331. maddesi gereğince, durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Bu bağlamda nafaka miktarında artırım yapılabilmesi için, ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerekli kılması gerekmektedir. Eldeki davada, nafakanın takdir edildiği tarihle, artırımın talep edildiği tarih arasında yalnızca altı ay geçmiş olup, bu süre içinde tarafların ekonomik durumunda bir değişiklik olmamış, artırımı gerekli kılan bir durum meydana gelmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde artırıma karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu