WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir. Dosya içeriğinden, boşanma kararı ile birlikte müşterek üç çocuktan ikisinin velayetinin davalı babaya, müşterek çocuk 1997 doğumlu ...'in ise velayetinin davacı anneye bırakıldığı, müşterek çocuk ... için aylık 150 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, davacının ev hanımı olup, nafaka haricinde gelirinin bulunmadığı, aylık 300 TL’ye kirada oturduğu, davalının ise okulda hizmetli olup aylık 1.453,80 TL maaş aldığı, yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Boşanma davası ile bu davanın açıldığı tarih arasında yaklaşık üç yıl süre geçmiştir....

Somut olayda, yararına nafaka talep edilen ortak çocuğun 17/01/2008 doğumlu olduğu, tarafların 10/02/2010 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları, 15/12/2010 tarihinde ise yeniden evlendikleri, davacının yeniden kurulan evlilik birliği sürer iken evden giden davalının ortak çocuğun masraflarına katılması amacı ile bu davayı açtığı; takdir edilen bu nafakanın, anılan nedenlerle, tedbir nafakası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, hukuki nitelendirmede hata yapılarak, taraflar arasındaki evlilik birliği son bulmadığı halde, ortak çocuk yararına takdir edilen nafakaya "tedbir" yerine "iştirak" nitelemesi yapılması doğru bulunmamıştır. Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 1. fıkrasında yeralan; "Davanın kısmen kabulü ile; dava tarihinden itibaren tarafların müşterek çocuğu Ç.. Ç.....

davası, kusur belirlemesi, erkeğin manevi tazminat talebinin reddi, kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat, kadın ve çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakaları ile iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası yönünden istinaf edilmiştir....

Davalı, talep edilen nafakayı ödeyecek gücünün olmadığını, ancak müşterek çocuk için 150 TL nafaka ödeyebileceğini bildirmiştir. Mahkemece; davalı babanın müşterek çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile aylık 750 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. TMK.nun 182. maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. TMK.nun 330. maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir, şeklindedir. TMK'nun 331.maddesi uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından fiili ayrılığa dayalı açtığı boşanma davasının reddi, kusur belirlemesi ve kadının kabul edilen bağımsız tedbir nafakası davası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından erkeğin TMK 166/1-2. maddesince kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tedbir nafakasının miktarı ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Tarafların bağımsız tedbir nafakası davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 6100 sayılı HMK’nın 362. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca “Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen ek madde 1...

Yoksulluk nafakasının amacı, nafaka alacaklısını zenginleştirmek değil, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaktır. Nafaka miktarını tayinde, nafaka yükümlüsünün mali gücü önemli ise de, nafakanın niteliği ve davacının gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumuna göre, tayin edilen yoksulluk nafakası aylık asgari ücretin dört katını aşmaktadır. Bu bakımdan aylık irat şeklinde takdir edilen yoksulluk nafakasının miktar olarak fazla olduğu; manevi tazminatın da, kişilik haklarına yapılan saldırının kapsamına, tarafların kusur derecelerine göre hakkaniyet ölçülerine (TMK. m.4) uygun olmadığı ve fahiş olduğu, hükmün bu yönlerden bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum....

Davalı vekili; davacı ve annesinin boşanma sırasında herhangi bir nafaka talep etmediklerini, davacının bu zamana kadar kendisini arayıp sormadığını, davacı dışında üniversiteye hazırlanan iki çocuğu daha olduğunu, kendisinin ise hediyelik eşya dükkanında sigortalı olarak çalıştığını, yardım edecek maddi gücü olmadığını belirterek davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacı yararına aylık 250 TL yardım nafakası takdirine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yardım nafakası talebine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; mahkemece takdir edilen aylık 250 TL nafakanın, davacının ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek miktarda olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Kural olarak; anne babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder....

Darülaceze Müdürlüğü tarafından yapıldığını, bakım ve korumasının kurum tarafından yapılması nedeniyle davalılardan nafaka talep etmelerinin gerektiğini belirterek, her bir davalıdan 600'er TL nafakanın tahsilini ve nafakanın her yıl ÜFE oranında arttırılmasını talep ve dava etmiştir.Davalılar cevap dilekçesinde; açılan nafaka davasını kabul etmediklerini, talep edilen nafakayı ödeyecek güçlerinin olmadığını, bu nedenle davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulü ile her bir davalının dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 600 'er TL yardım nafakasını davacıya ödemesine ve kararın kesinleşmesinden itibaren nafakanın her yıl ÜFE oranında arttırılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.Dava; yardım nafakası istemine ilişkindir.TMK.'nun 364/1.maddesinde; "herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür".TMK.'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk Emirhan için takdir edilen katılım nafakası velayet kendisine bırakılan annenin de çocuğun giderine katılma yükümlülüğü (TMK.md.183/2) ve annenin mevcut geliri karşısında fazladır. Bu yön bozmayı gerektiriyorsa da, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden (HUMK.md.438/7), hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....

Davalı, davacı babası ile dava dışı annesinin, kendisinin doğumundan hemen sonra boşandıklarını ve davacı babasını hiç tanımadığını, babalık görevlerini yerine getirmeyen davacının nafaka talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ayrıca davalının nafaka talep edebileceği başka çocukları ve kardeşleri de bulunduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının TMK'nın 364/1 maddesi uyarınca nafakayla yükümlü olması sebebiyle tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile günün ekonomik koşulları dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile aylık 450,00 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. Dava; yardım nafakası istemine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; davacı babanın, davalı oğlundan yardım nafakası talep etme hakkının bulunup bulunmadığı ve mahkemece hükmedilen nafaka miktarının hakkaniyete uygun olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır....

UYAP Entegrasyonu