WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

Davalıların vekili tarafından, davacının, iki kez boşandığı, yoksulluk nafakası alıp almadığının bilinmediği, özürlü maaşı aldığı, çocuklarının üniversite mezunu olduğu, annelerine bakma yükümlülükleri bulunduğu hususlarına değinilmiş; ancak, mahkemece, (davacı yönünden) yapılan savunmalara ilişkin olarak detaylı bir araştırma yapılmamış, zabıta araştırması ile yetinilmiştir. Yardım nafakası davalarında TMK'nın 316.maddesine göre mirastaki tertip sırasının dikkate alınması gerekir. Bu nedenle, mirastaki tertip gözetilerek, nafaka ile yükümlü bulunanların sosyal ve ekonomik durumlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu davalılara tahmil edilebilecek nafaka miktarı öncelikle tespit edilmesi gerekir....

Reşit olan çocuk için, lise öğrencisi olması ve eğitiminin devam etmesi nedeniyle istenilen nafaka, mahiyeti itibariyle (TMK. nun 364/1 mad.) yardım nafakası niteliğindedir. Mahkemece, yanlış nitelendirme sonucu davacı Törehan için talep edilen nafakanın "iştirak nafakası" olarak kabul edilip iştirak nafakasının artırılması suretiyle hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir. Türk Medeni Kanununun 364/1 maddesine göre; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan alt soyuna nafaka vermekle yükümlüdür. Aynı kanunun 365. maddesinin 2. fıkrasında davanın; davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibaret olduğu düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 328/2.maddesine göre; çocuk ergin olduğu halde eğitime devam ediyorsa, ana ve babasının durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler....

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının oğluna karşı istirdat davası açtığını, bu dava sonrası oğlunun, annesini ve davacı olan kardeşini etkilediğini, davalının da bu sebeple nafaka davası açtığını, ihtiyaçlarının davalı tarafından karşılanırken davacının kendi istek ve sözleri ile babasının desteğini reddettiğini, babasına karşı ağabeyinin ve annesinin safında onlar ile davalı arasındaki uyuşmazlıkta davacının taraf durumuna geçmesinin davalıyı fazlasıyla üzdüğünü, talep edilen nafaka miktarının fahiş olduğunu, diş hekimi olduğunu, geçmişte bir takım davalıya ait malların kamulaştırılmasının bu davanın konusu olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aylık ....000 TL yardım nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava; yardım nafakası talebine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve kadının birleştirilen nafaka davasının kabulü yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddi tazminat, yoksulluk ve iştirak nafakasının miktarı ile manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, tarafların gerçekleşen ve mahkemece de sabit kabul edilen kusurlu davranışlarına göre, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları anlaşılmıaktadır....

Somut olayda mahkemece kabulüne karar verilen nafaka miktarı 14.400 TL olup, bölge adliye mahkemesince tedbir nafakası davasına yönelik verilen karar kesindir....

nın ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 3-Mahkemece, evlilik birliğinin tarafların eşit kusurlu davranışlarıyla temelinden sarsıldığı kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ve davacı- karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebi tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle reddedilmiştir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz....

Nafaka takdirinde, davacının istemin tedbir nafakası olması ve eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesinin ayrı yaşama halinde de korunması gerektiği düşünüldüğünde, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle davalının tesbit edilen mevcut gelir durumuna göre mahkemece takdir edilen nafaka miktarı az olup, Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı-davacı kadın tarafından açılan ve birleştirilen bağımsız nafaka davasında kabul edilen yıllık nafaka miktarı 9.600 TL olup, bölge adliye mahkemesince nafakaya yönelik verilen karar miktar bakımından kesindir. Bu nedenle davacı-davalı erkeğin birleşen tedbir nafakası davasında hükmedilen nafakaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Davacı -davalı erkeğin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir....

olarak nafaka isteyebilir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından; kadının davasının kabulü, nafaka ve tazminat miktarları yönünden, davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına...

UYAP Entegrasyonu