Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre takdir edilen nafaka miktarının gelecek yıllarda artırılması konusunda oran olarak ÜFE oranı, artış tarihi olarak da kararın kesinleştiği tarih benimsenmektedir. Mahkemece, takdir edilen nafaka miktarının dava tarihinden itibaren her yıl TÜİK'in açıkladığı ÜFE oranında artırılmasına denilerek, hükümde çelişki ve karmaşa oluşturulmuştur. Bu sebeple, mahkemenin bu konudaki uygulaması isabetli bulunmamıştır....
Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasının yanı sıra, nafaka talep edilen eşin de nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında, yoksulluk nafakasının sosyal ve ahlâki düşüncelere dayanması özelliği, sadece nafaka talep eden tarafa nafaka verilmesinde değil, aynı zamanda nafaka talep edilen tarafın nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması koşulunda da kendisini göstermektedir. Dolayısıyla boşanmadan sonra yoksulluğa düşecek olan tarafı koruma amacını taşıyan yoksulluk nafakası, hiçbir surette nafaka yükümlüsüne yükletilen bir ceza veya tazminat niteliğinde olmamalıdır. 5....
Davalı-davacı kadın tarafından açılan ve birleştirilen bağımsız nafaka davasında talep edilen yıllık nafaka miktarı 9.600 TL olup, bölge adliye mahkemesince nafakaya yönelik verilen karar miktar bakımından kesindir....
Dava; iştirak nafakası artırım istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2.maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun karar verilmelidir....
Yardım nafakası davalarında TMK'nın 316.maddesine göre mirastaki tertip sırasının dikkate alınması gerekir. Bu nedenle, mirastaki tertip gözetilerek, nafaka ile yükümlü bulunanların sosyal ve ekonomik durumlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu davalılara tahmil edilebilecek nafaka miktarı öncelikle tespit edilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, yapılması gereken iş; davacının boşanmasına ilişkin dosyaların celp edilip, öncelikle davacı hakkında yoksulluk nafakasına hükmedilip hükmedilmediği, hükmedilmemiş ise, davacının bu yönde talebi ve talep hakkı olup olmadığı tespit edilerek, talep hakkı olmasına karşın yoksulluk nafakası istenmemiş olması halinde lehine ne kadar yoksulluk nafakası takdir edilebileceğinin değerlendirilmesi ve bu şekilde toplanan deliller dikkate alınarak; davacının yardım nafakasına ihtiyacı olup olmadığı tespit edilmek sureti ile, oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi olmalıdır....
Davalı, gelir durumunun talep edilen nafakayı ödemeye müsait olmadığını, nafaka talep edilen müşterek çocuktan başka 3 cocuğunun daha bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile, aylık 5000 TL nafakanın davalıdan dava tarihi itibariyle tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin; 01.03.2012 gün ve 2012/1539-5425 sayılı ilamı ile, mahkeme kararı onanmıştır....
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. d-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen tedbir nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. e-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre birleşen nafaka davasında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen tedbir nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma- Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur,yoksulluk nafakası ve davalı yararına takdir edilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Boşanmaya neden olan olaylarda güven sarsıcı davranışlarda bulunan davalı kadın ağır kusurludur. Davalı- davacı kadının yoksulluk nafakası ve manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.27.11.2006 ( Pzt.)...
olduğunu, kadının evi terk ettikten sonra eşyalarını toplamak için geri geldiğini, ziynet eşyalarını yanında götürme imkanı olduğunu, buna rağmen müvekkilinin ziynetlerin kendisinde olmadığını ispat edemediğini beyanla, kusur belirlemesi, reddedilen tedbir nafakası talebi, hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen yoksulluk nafakası talebi, tazminatlar, ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmı, çeyiz alacağı davası hakkında verilen tefrik kararı ile davacı kadının maddi kaybına yönelik tazminat talebi hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararı yönlerinden temyiz isteğinde bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nafaka-Boşanma Taraflar arasındaki kadın tarafından açılan "nafaka" davası ile davalı tarafından bağımsız olarak açılan "boşanma" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı tarafından; diğer tarafın boşanma davası, kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat ve nafaka miktarı ile faiz talebi yönünden, davalı-davacı (Hamdi) tarafından ise; kusur belirlemesi, diğer taraf lehine hükmedilen maddi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Toplanan delillerden, davacı-davalının çalıştığı, düzenli ve yeterli...


