Somut olayda, borçlunun Mahkeme'ye sunduğu ödeme belgeleri ile Mahkemece celp edilen banka hesap ekstrelerinin incelenmesinde; bu ödemelerin bir kısmının aynı zamanda yoksulluk nafakası alacağı da bulunan alacaklı anne hesabına 3. kişi konumunda olan Soner Polat tarafından herhangi bir açıklama yapılmaksızın yatırıldığı, ilam alacaklısı annenin, bu ödemelerin nafaka borcuna mahsuben yapıldığına dair kabulü olmadığı gibi ödeme belgelerinin kanunun aradığı nitelikte belgeler olmadığı görülmektedir. Bu durumda, Mahkemece, 3. kişi konumunda olan ... tarafından yapılan ödemeler yönünden istemin reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle tüm ödemeler dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmediği gibi bu yönde bir delil de sunulmamıştır. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ... yoksulluk nafakası takdiri doğru görülmemiştir....
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından nafaka ara kararına dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, takibin kesinleşmesinden sonra, alacaklının.....Aile Mahkemesi'nin 2010/328 Esas-2011/1050 Karar sayılı boşanma ilamını sunarak, ilam ile nafaka miktarının artırılması nedeniyle borçluya icra emri tebliğini talep etmesi üzerine, icra müdürlüğünce düzenlenen 20.08.2013 tarihli örnek 4-5 icra emrinin 28.08.2013 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edildiği, borçlunun ise icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ara karar ile verilen tedbir nafakasının mahkeme kararının kesinleşmesi ile son bulacağı, boşanma kararında yoksulluk ya da iştirak nafakası ile ilgili hüküm kurulmamasına rağmen 20.08.2013 tarihli icra emrinde bu tarihe kadarki nafaka ile bundan sonra işleyecek nafaka miktarının istendiğini ileri sürerek, 20.08.2013 tarihli icra emrinin iptaline...
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik sözkonusu değildir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yoksulluk nafakasının yazılı şekilde yüksek oranda artırılması doğru görülmemiştir....
a yönelik açılan nafaka davasının reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda; 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında hakkında korunma kararı bulunan ...için bu dava ile talep edilenin yardım nafakası olduğu göz önünde bulundurularak, hükmün 1.fıkrasında takdir edilen nafakanın niteliğinin yardım nafakası olarak belirtilmesi gerekirken, zuhulen yazılmamış olduğu anlaşılmış ise de; bu husus sonuca etkili görülmemiştir.Hâl böyle olunca; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekili ve davalı ...'un tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07/12/2016 günü oybirliğiyle karar verildi....
Davacı- davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dilekçelerinde nafakanın artırılması, kişisel ilişkinin yeniden düzenlemesini, hakim müdahalesini talep ettiklerini ancak bunlardan kişisel ilişki yönünden bir değerlendirme yapılmada karar verildiğini, tefrik kararı verilmesine karşın gerçekleştirilmediğini, çocuğun ihtiyaçlarına göre nafaka miktarının az olduğunu, icra takiplerinin sonuçsuz kaldığını, tanıkların kişisel ilişki yönünden dinlenilmediğini ileri sürerek kararın davasının reddi kararının kaldırılmasını, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir. 2....
Davalı vekilinin yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazları yönünden ise; TMK'nun 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.'' TMK'nun 176/4. maddesine göre ise; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır....
Anılan hüküm Dairemiz'in 2014/10252 Esas, 2014/17053 Karar sayılı ilamı ile; "...davalı kocanın tesbit edilen geliri ile orantılı olacak şekilde ödemede zorlamayacak, onu zarurete düşürmeyecek şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine az miktarda nafaka takdiri usul ve yasaya aykırıdır" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile davacı için dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 350 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline (bozma öncesi verilen 250 TL nafakanın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış, tedbir nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 197.maddesine göre, ayrı yaşamakta haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir....
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değşiklik olduğu ileri sürülmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2004 tarih ve 2004/203-337 sayılı karar ile kaldırıldığı, takibe konu edilen aylara ilişkin ödemesi gereken nafaka borcu bulunmadığı iddiası ile takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, dayanak ilamda hükmedilen yoksulluk nafakası alacağının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2004 tarih ve 2004/203-337 sayılı kararı ile kaldırıldığı, takibe konu edilen aylara ilişkin talep edilebilecek nafaka alacağının bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayın incelenmesinde, bahse konu yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin kararın kesinl...diği, ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/546 muh. sayılı 23.12.2015 tarihli yazısından anlaşılmaktadır. Yoksulluk nafakası, boşanmadan sonraki dönem için hüküm altına alınan nafaka türü olduğundan, boşanma kararı kesinl...den icraya konulamayacağı gibi, anılan nafakanın kaldırılmasına dair mahkeme kararı da aynı şekilde kesinl...den infaz edilemez....


