"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Yoksulluk Nafakası-Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından; nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava evliliğin boşanma ile sona ermesinden sonra açılmış bulunan maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) ile yoksulluk nafakası (TMK m.175) taleplerine ilişkindir. Boşanma davası içerisinde harca tabi olmadan istenebilecek tazminat ve yoksulluk nafaka talepleri, boşanma davasından bağımsız olarak talep edilmesi halinde dava değeri üzerinden nispi harca tabidir. Davacı kadının bu davasından başvurma harcı ve maktu peşin harcı alınmıştır....
Buna göre tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) tespit edilen gelir durumu, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçları nazara alındığında, takdir edilen nafaka artış miktarının az olduğu açıktır. O halde, tarafların tespit edilen sosyal ekonomik durumları, nafakanın niteliği, nafakanın hükmedildiği tarih ile eldeki dava arasında geçen süre, müşterek çocuğun yaşı, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim dikkate alındığında, mahkemece TMK'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun miktarda nafaka artışına hükmedilmesi gerekirken; Üfe artış oranı gözetilmek suretiyle, müşterek çocuk lehine az miktarda işirak nafakası artışına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. 3-Mahkemece davanın kısmen kabul edilmesine rağmen, davanın kabulüne şeklinde karar verilmesi de doğru görülmemiş, ancak; bozma nedenine göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır....
Davacı-davalı kadın 20.04.2018 tarihli dava dilekçesinde ve 07.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde yoksulluk nafakası ve tazminat talep etmemiş, erkeğin birleşen davasına verdiği 13.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde nafaka ve tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı-davacı erkek ise birleşen davasından 07.10.2019 tarihinde feragat etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Velayetin Değiştirilmesi-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, iştirak nafakası hakkında karar verilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı 11.05.2015 tarihli dava dilekçesiyle; velayetin değiştirilmesi ve iştirak nafakası talep etmiştir. Mahkemece, davacının velayetin değiştirilmesi talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; davacının iştirak nafakası talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.12.2015 (Çrş.)...
Mahkemece, davanın KABULÜ ile davacı ... için 150,00 TL, davacı ... için 100,00 TL nafakanın karar tarihinden hükmün kesinleşme tarihine kadar tedbir, kesinleşmeden itibaren tedbir nafakası olarak davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ...)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...)Dava tedbir nafakası istemine ilişkin olup, TMK.nun 197.maddesinde düzenlenen tedbir nafakası, birlikte yaşamaya ara verilmesi halinde ayrı yaşamakta haklı olan eş ve reşit olmayan çocuklar yararına hükmedilen nafakadır. Somut olayda, lehine nafaka hükmedilen çocuk ..... 01.01.1998 doğumlu olup, lehine nafaka talep edilen küçüğün yargılama sırasında reşit olduğu anlaşılmaktadır. TMK’nun 328.maddesinde: “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder....
O halde, davalı-karşı davacı kadının tedbir nafakası davasının da kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. Bu sebeple davalı-karşı davacı kadının karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne, Dairemizin 28/11/2017 tarih, 2016/3294 esas, 2017/13515 karar sayılı onama kararının münhasıran tedbir nafaka davasının reddi yönünden onama kararımızın kaldırılmasına, mahkeme kararının gösterilen sebeple tedbir nafaka davasında tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise;tarafların 16.12.2015 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma kararının 11.01.2016 tarihinde kesinleştiği,boşanma neticesinde müşterek çocuk 2013 doğumlu ... için iştirak nafakasına hükmedilmediği,eldeki bu dava ile davacı annenin müşterek çocuğun barınma,beslenme gibi giderleri bulunduğunu belirterek müşterek çocuk için aylık 300 TL iştirak nafakası talebinde bulunduğu tartışmasızdır. Boşanma davasında iştirak nafakası istenmemesi sonradan istenmesine engel değildir. Çünkü, bu nafaka velayet hakkı verilen davacı anne tarafından çocuk adına istenmekte ve nafaka borcu bu nedenle her an yenilenen borçlardan olduğundan yeniden doğmaktadır. Nitekim,iştirak nafakasında nafaka doğmadan bu nafakadan feragat mümkün değildir....
O halde velayeti temyiz eden davacı-davalı anneye tevdi edilen 21.10.1995 doğumlu Sümeyye için iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. 3-Davacı-davalı kadının nafaka istemi, hiçbir yerden geliri olmadığı, davalı-davacı kocanın kendisine ve çocuklarına destek olmadığı gerekçesine dayanmakta olup, 25.02.2008 günlü oturumdaki beyanında ise nafakaların (ÜFE) oranında artırılmasını istemiştir. Bu beyanlar yoksulluk nafakası isteği niteliğindedir. Davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir… …) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece yoksulluk nafakası yönünden önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Davacı-birleşen dosya davalısı (b.davalı) G......
Yoksulluk nafakası, bir bakıma evlilik birliği devam ettiği sürece söz konusu olan karşılıklı bakım ve geçindirme ödevinin devam ettirilmesi anlamını taşımaktadır (Akıntürk, Turgut/Ateş, Derya, Aile Hukuku, C. 2, ... 2019, s. 302). 8. Yoksulluk nafakasının amacı hiçbir zaman nafaka alacaklısını zenginleştirmek değildir. Yoksulluk nafakasıyla, boşanma sonucunda yoksulluk içine düşen eşin asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanması düşünülmüştür. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasının yanı sıra, nafaka talep edilen eşin de nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması, diğer bir ifadeyle kendi kusurundan kaynaklanmamak koşuluyla yoksul olmaması gerekmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Mal Rejiminin Tasfiyesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların reddi, nafaka ve mal rejiminin tasfiyesi davası yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde mal rejiminin tasfiyesine yönelik talepte bulunmuş, mahkemece kadının...


