WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Çocuklar için dava süresince geçerli olmak üzere ara kararı ile Türk Medeni Kanununun 169. maddesi çerçevesinde tedbir nafakası da takdir ve tayin edilmiştir. İştirak nafakası boşanmaya karar verilmesi halinde, çocuk kendisine bırakılmayan tarafın eğitim ve bakım giderlerine katılma yükümlülüğünün karşılığıdır (TMK.md.182/2). Boşanma davası reddedildiğine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra çocuklar için iştirak nafakasına hükmedilemez. Bu yön gözetilmeden, nihai hükümde çocuklar için iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. Ne var ki kanuna uymayan bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK.md.438/7)....

Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunan tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Mahkemece, nafaka takdir edilirken, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir. Kolluk tarafından davalı ... hakkında yapılan sosyal ekonomik durumu araştırmasına göre 17.000,00 TL üzeri geliri olduğu anlaşılmaktadır....

Diğer taraftan iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Ne var ki, nafaka miktarının belirlenmesine esas alınması gereken giderlerinin makul sınırlar içinde kalmasına özen gösterilmesi ve velayet kendisine bırakılmayan tarafın ağır yükümlülüklere maruz bırakılmaması gerekmektedir. Mahkemece, iştirak nafakası takdir edilirken; müşterek çocukların yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir.( TMK. nun 330/1. maddesi )....

Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun giderleri de gözönünde bulundurulur. (TMK. nun 330/1. maddesi) TMK.'nın 331.maddesine göre; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Tüm bu maddeler doğrultusunda mahkemece iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; müşterek çocuk Mustafa'nın 2008 doğumlu olup, ilkokul 1.sınıfta eğitim gördüğü, davacının bir fabrikada işçi olarak çalışıp, aylık asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği, aylık 320 TL kira ödemesi olduğu, menkul ya da gayrımenkulü bulunmadığı; davalının ise bir şirkette işçi olarak çalıştığı, asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği, babasına ait evde oturup kira ödemediği, üzerine kayıtlı bir motosikleti bulunduğu anlaşılmaktadır....

AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2014 NUMARASI : 2013/165-2014/955 Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davada, yoksulluk ve iştirak nafakası talep edilmiştir. Mahkemece; yoksulluk nafakası talebinin reddine, iştirak nafakası talebinin kabulü ile 850 TL iştirak nafakasına karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir. Tarafların Almanya Augsburg Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.12.2009 tarih 40F 777/09 sayılı kararı ile boşandıkları, müşterek çocuk 18.01.2000 doğumlu Buket'in velayetinin davacı anneye verildiği, kararın Kocaeli 2....

Davada, yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması, olmadığında indirilmesi talep edilmiştir. TMK'nun 176/4.maddesinde; "Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir" hükmü ve TMK'nun 330/1.maddesinde; "Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir" hükmü gereğince mahkeme kararı ile yoksulluk ve iştirak nafakası artırılabilir veya azaltılabilir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması sonucunda davalı kadının ev hanımı olduğu, müşterek çocukların ise 2001, 2007 ve 2009 doğumlu oldukları, henüz reşit olmadıkları, davacının ise kuaför dükkanını kapatıp, radyo programcısı olduğu, 1.200 TL geliri bulunduğu açıklanmıştır....

Kural olarak; iştirak nafakası velayetin eylemli olarak kullanılmasına bağlı bir alacak olup, velayet hakkını eylemli olarak kullanmayan ana veya baba diğerinden çocuk için iştirak nafakası isteyemez. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı koca, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra davalı kadın ile aynı evde yaşadıklarını bu nedenle nafaka borcunun bulunmadığını iddia etmiş, davalı kadın ise birlikte kısa bir süre aynı evde kaldıklarını ancak çocukların ihtiyaçlarını karşılamadığı gibi günlük harçlıklarını dahi vermediğini savunmuştur....

Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir. Davacı, küçük İlayda için iştirak nafakası isteği, mahkemece 100 TL nafakaya hükmedilmiş ise de; tarafların mahkemece araştırılan sosyal ve ekonomik durumları ile nafakanın niteliği ve günün ekonomik koşulları, babanın gelir durumu da dikkate alındığında 05.09.2003 doğumlu İlayda'ya takdir edilen iştirak nafakasının bir miktar daha artırılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir....

Davalı, mahkemece iştirak nafakasının her yıl Ekim ayı başında TÜFE oranında arttırılmasına karar verildiğini, kendisinin 9.7.2010 tarihinde 240 TL olan nafakayı 282 TL'ye yükselttiğini TÜFE oranı 15 TL iken kendisinin 42 TL artış yaptığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tarafların müşterek çocuğu Deniz Nur'un İlköğretim 8.sınıf öğrencisi olduğu, Temmuz 2010 tarihi itibariyle iştirak nafakasını davalının aylık 282 TL'ye yükselttiği, davacının aldığı ücretin davalıdan daha yüksek olduğu, çocukların iaşe ve ibatesinden baba kadar annenin de sorumlu olduğu, küçüğe bağlanan ve davalı tarafından ödenmekte olan iştirak nafakası miktarının küçüğün yaşı ve ihtiyaçları ile uyumlu olduğu, talep edilen iştirak nafakası miktarının davalının ekonomik gücünün üzerinde olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....

Ancak; Dava; müşterek çocuklar Fatih Furkan ve Ruze Feyza lehine daha evvel hükmedilen iştirak nafakalarının artırılması ile diğer davacı Enes lehine yardım nafakası istemine ilişkindir. TMK'nun 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. İştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir....

UYAP Entegrasyonu