Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile;davacı için dava tarihinden itibaren aylık 250 TL tedbir nafakasının; müşterek çocuk... için dava tarihinden itibaren aylık 150 TL iştirak nafakasının; müşterek çocuk İlker için dava tarihinden itibaren aylık 100 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; taraflar halen evli olup, davacı eş ayrı yaşamda haklılık nedeniyle kendisi ve fiilen baktığı müşterek çocuklar için nafaka talebinde bulunmuş olduğuna göre; mahiyeti itibariyle talep edilen nafakalar davacı kadın ve müşterek çocuklar yönünden tedbir nafakası niteliğindedir....
Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 30.03.2015 günlü ve 2014/16970 E. 2015/5151 K. sayılı ilamı ile; "... sair temyiz itirazlarının reddi ile, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü davalı babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK'nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak; uygun bir iştirak nafakası artışına hükmetmek olmalıdır" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan mahkemece; Davacı ... için istenen nafaka arttırım talebinin reddine, Davacı ...'nın kendi adına asaleten kızı ...'...
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; taraflar 10.10.2006 tarihli ilamla boşanmışlar, boşanma ilamı 12.12.2007 tarihinde kesinleşmiş, boşanma ilamıyla davacı lehine aylık 100 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, eldeki artırım davası 13.10.2015 tarihinde açılmıştır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında, davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı fazladır....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2014 NUMARASI : 2014/257-2014/379 Taraflar arasında görülen iştirak nafakası davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; velayeti müvekkiline verilmiş olan müşterek çocuk A.. E.. için boşanma davasında aylık 175 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak özel okula devam eden müşterek çocuğun eğitim ve diğer ihtiyaçlarını karşılamada takdir edilen nafakanın yetersiz kaldığını ileri sürerek; iştirak nafakasının 425 TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini dilemiştir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakasının 1.250 TL ye yükseltilmesine ve küçük ile davalı arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince nafaka yönünden temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın tüm, davacı tarafın ise sair temyiz itirazları yerinde değildir. Davada, 22.04.2008 tarihinde açılan dava ile 1.000 TL ye yükseltilen iştirak nafakasının, aradan geçen 5 yıllık süre ve küçüğün özel okulda öğrenim görmeye başlaması nedeniyle yetersiz kaldığı ileri sürülerek, yükseltilmesi istenilmiştir. İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumuna göre takdir edilir....
Davacı velayeti kendisine verilen müşterek çocuklar için nafaka talebinde bulunmuş olduğuna göre; mahiyeti itibariyle talep edilen nafakalar iştirak nafakası niteliğindedir. Buna göre, mahkemece; hükmedilen nafakanın tedbir nafakası olarak nitelendirilmesi doğru değil ise de; kanuna uygun olmayan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ikinci ve üçüncü bentlerinde yer alan “...tedbir nafakası takdirine, nafakanın dava kesinleşinceye kadar tedbir dava kesinleştikten sonra iştirak nafakası olarak devamına..." ifadelerinin çıkarılarak yerine "...iştirak nafakasının..." ifadelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK'nun 440/III-... maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, ....01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; taraflar Sivas 1. Aile Mahkemesinin 2012/55 Esas, 2013/248 Karar sayılı ve 31.05.2013 tarihli ilamıyla boşanmışlar, davacı lehine aylık 200,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, karar 03.02.2014 günü kesinleşmiş, eldeki artırım davası ise 14.08.2015 tarihinde açılmıştır....
Tarafların gerçekleşen sosyol-ekonomik durumlarına, müşterek çocukların yaşı ve ihtiyaç düzeyine, davacı annenin de çalışıyor oluşu ile gelirine, nafakanın niteliği ile önceki nafaka tarihinden itibaren geçen süreye göre yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarları fazla bulunmuş, bu husus hakkaniyet ilkesine aykırı görülmüş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; çocukların yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, nafaka yükümlüsü babanın ekonomik durumu, davacı annenin de çalışıyor oluşu ile geliri, önceki nafaka tarihinden itibaren geçen süre gözetilerek ve TMK'nın ....maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak daha az miktarda nafakaya hükmetmek olmalıdır....
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; dosya kapsamına göre davacının gündelik işlere gittiği, 550 TL kira ödediği, davalının ise tır şoförü olduğu, aylık 1.000 TL gelir elde ettiği, tekrar evlendiği, iki çocuğunun daha olduğu anlaşılmıştır....
Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK. nun 329/1.maddesi) Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. (TMK. nun 330/1. maddesi) TMK.'nun 331.maddesine göre; Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Tüm bu maddeler doğrultusunda, mahkemece, iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; davalı babanın asgari ücretli , davacı annenin ise, ev hanımı olduğu, geçimini babasının sağladığı, müşterek çocuğun ilkokul 2. sınıf öğrencisi olduğu, iştirak nafakasının daha önce artırılmadığı, eldeki davanın 07.02.2014 tarihinde açıldığı , ilk nafaka ilamının üzerinden yaklaşık 4 yıl geçtiği anlaşılmaktadır....


