Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, dava tarihi olan 15/06/2015 tarihinden itibaren küçük ... için aylık 150 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Dava, yardım nafakası talebine ilişkindir. TMK.nun 364-366 maddelerine göre; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Nafaka davası mirasçılıktaki sıra göz önüne tutularak açılır. TMK'nun 365/3. maddesinde nafaka davasının, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmi veya kamuya yararlı kurum tarafından da açılabileceği; TMK'nun 366. maddesinde ise korunmaya muhtaç kişilerin bakımının yükümlü kurum tarafından sağlanacağı ve bu kurumların yaptıkları masraflarını nafaka yükümlüsü kişiden isteyebilecekleri hüküm altına alınmıştır....
Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından,;tarafların 22/11/2012 tarihinde boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 350 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği,bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık iki yıllık süre geçtiği, davacının ev hanımı olduğu ve geliri bulunmadığı, 250 TL kira ödediği ,davalının ise DSİ memur olup, aylık 2.300,00 TL maaş aldığı ,550 TL kira ödediği anlaşılmaktadır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir....
İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir. Ereğli Aile Mahkemesinin 2009/33 Esas ve 2010/434 Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk Aybüke için aylık 75,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Somut olayda; velayet hakkı annede olan müşterek çocuk Aybüke‘nin 2002 doğumlu olduğu, davacının memur olduğu, aylık 2.100,00 TL geliri olduğu, kendisine ait evde 3 çocuğu ile oturduğu, çocukların öğrenci olduğu, davalının emekli olduğu, 1.118,00 TL maaşı olduğu, kira ödemediği, yeniden evlendiği, eşinin çalıştığı, aracı olduğu anlaşılmıştır. İştirak nafakası artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir....
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuklar Devrim ve Deniz'in velayetlerinin davacı anneye verilmesine ve çocuklardan her biri için ayrı ayrı aylık 150'şer TL iştirak nafakası ödenmesine karar verilmiş, hüküm iştirak nafakası yönünden davacı vekilince temyiz edilmiş, velayete ilişkin hüküm fıkrasının ise onanması talep edilmiştir. Dava, iştirak nafakası istemine ilişkindir. Dosyada mevcut boşanma davası dosyasından; tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları ve müşterek çocukların velayetinin davalı babaya verildiği, tarafların iradeleri ve kabul beyanları doğrultusunda çocuklar lehine iştirak nafakası takdir edilmediği, davacı için ise aylık 1000 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. TMK' nun 330. maddesinde; "nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur" hükmü getirilmiştir....
Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayacak, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası...’in yayınladığı ... oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; taraflar... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2008/578 Esas ve 2012/129 Karar sayılı ve 04.04.2012 tarihli ilamla boşanmışlar, boşanma ilamı 08.06.2012 günü kesinleşmiş, boşanma ilamıyla davacı lehine aylık 100,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, eldeki artırım davası 28.06.2013 tarihinde açılmıştır....
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. O halde, mahkemece yapılacak işin; davacının sosyal ve ekonomik durumu ile davalının ihtiyaçları karşılaştırılarak, önceki nafaka takdirinde kurulan dengeyi koruyucu, davalının ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davacının geliri ile de orantılı olacak şekilde, artırılan yoksulluk nafakası miktarı TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırım yapılması gerekmekte olup, bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Mahkemece; davalının 585 TL nafaka ile 26 TL tahsil harcı ile toplamda 611 TL nafaka ödediği,tarafların gelirlerindeki artışın nafakanın artış oranı ile paralel olduğu,davalının ekonomik durumunda daha önceki artırım dışında ayrıca artırım yapılmasını gerektirir nitelikte önemli bir değişiklik olduğunun saptanamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava;iştirak nafakası artırım istemine ilişkindir. TMK.nun 182. maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. TMK.nun 330.maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir, şeklindedir. TMK'nun 331.maddesi uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir....
Sözü edilen tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşmesi ile sona erer. Takip dayanağı ilamda yer alan davacı ve müşterek çocuklar için aylık toplam 650,00 TL'de bu madde hükmüne göre verilmiş tedbir nafakası niteliğinde olup, boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam eder. Kesinleşme tarihinden sonra ise iştirak nafakası işlemeye başlar. Boşanma veya ayrılık vukuunda, çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf, gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür.(TMK. Md. 182) Bu madde uyarınca, ilamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı, müşterek çocuk olmayıp, velayet hakkı kendisine verilen eştir. Velayet hakkı küçüğün reşit olması ile sona ereceğinden, bu tarihte iştirak nafakasının da sona ereceği tabidir. Ancak çocuğun reşit olduğu tarihe kadar ödenmeyerek biriken nafaka alacağı bulunduğu takdirde, velayet hakkı kendisine verilmiş olan eş tarafından çocuğun reşit olduğu tarihten sonra da bu alacak takibe konu edilerek ödenmesi istenebilir....
tedbir ve iştirak nafakası talep ettiği halde, istek aşılarak dava tarihinden itibaren 300 TL. tedbir nafkasına ve kararın kesinleşmesinden sonra da iştirak nafakası olarak devamına karar verilmesi (HMK.md.26) doğru olmamış ise de; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.md.438/7)....
Temyiz Sebepleri Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik ve hatalı olduğunu, nafaka miktarlarının hakkaniyete uygun olmadığını, maddî durumunun bunları ödemek için yetersiz kaldığını, hükmolunan nafakalar karşı tarafı zenginleştirmeye yönelik olmaması gerektiğini, mahkemece karşı tarafın çalışmalarına ilişkin SGK dökümlerinin getirtilmediği eksik araştırma ile karar verildiğini, kadının çalıştığı ve nafaka alamayacağını belirterek; kararı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası ve ortak çocuk yararına hükmolunan iştirak nafakası miktarı yönünden temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma davasında kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası ve ortak çocuk yararına hükmolunan iştirak nafakası miktarının dosya kapsamı ve hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2....


