Somut olayda; Küçükçekmece 1.Aile Mahkmesinin 2013/784 E.- 2013/973 sayılı kararı ile tarafların boşanmalarına, davalının küçüklerin giderlerine katılması için dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakası, bu tarihten itibaren iştirak nafakası olarak devam etmek üzere aylık 150,00'şer TL'den 300,00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş, bu dava ise, 07.05.2014 tarihinde açılmıştır. Müşterek çocuklar lehine iştirak nafakasının bağlandığı boşanma davasının kesinleştiği tarih üzerinden 1 yıl bile geçmeden davacı tarafından iştirak nafakasının artırımı davası açılmıştır. Çocukların eğitim durumları ve yaşları gibi kıstaslar da ele alındığında, iştirak nafakasının artırılması davasının açılması için davacıyı zorlayacak ekonomik ve sosyal şartlarda olağanüstü bir değişikliğin de mevcut olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır....
(TMK m.328/1) Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir.Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şeklide de dikkate alınır. Diğer taraftan nafaka miktarı belirlenirken, velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın, bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Her ne kadar, nafakanın takdirinde; davalı (baba) nın hayat koşulları ve ödeme gücünün de dikkate alınması zorunluluğu var ise de; bu durum, yani davalının gelir seviyesinin düşüklüğü nafakanın artırılması gerekliliğini büsbütün ortadan kaldırmaz. Hakim, nafaka takdirinde; nafaka alacaklısı çocuğun ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalı babanın gelir durumu arasındaki dengeyi kurarak, hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır. Somut olayda artırılması istenen iştirak nafakası 25.06.2009 tarihindeki koşullara göre verilmiştir....
İstinaf Sebepleri 1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve ispatlanan kusurlarının oldukça ağır olduğunu, hükmedilen yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve maddî manevî tazminat miktarlarının düşük olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak maddî-manevî tazminatlar nafaka miktarlarının artırılmasına karar verilmesini talep ederek; kararı kendisi ve ortak çocuk yararına hükmolunan tedbir ve yoksulluk nafakası ile iştirak nafakası ve tazminat miktarları yönünden istinaf etmiştir. 2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kadın yararına hükmedilen nafaka ve tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, ödeme gücü bulunmadığını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak nafaka miktarları ve tazminat miktarlarının düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir. C....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından tazminatlar ve iştirak, yoksulluk nafakalarının miktarları yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise velayet, kadın yararına takdir edilen tazminatlar, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-davacı vekili Av. ... velayete yönülek temyiz talebinden 02.02.2018 tarihli dilekçe ile feragat ettiğini bildirdiğinden temyiz dilekçesinin velayete yönelik olarak reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı-davalı vekili Av. ... 02.02.2018 tarihli dilekçesiyle nafaka ve tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiklerinden bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün nafakalar ve kadın yararına takdir edilen tazminatlar yönünden bozulması...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması ve yoksulluk nafakası davasınn mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, yoksulluk nafakası talebinin reddine, iştirak nafakasının artırılması talebinin kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; tarafların ......
Mahkemece; daha evvel davacı için takdir edilen 100,00 TL yoksulluk nafakası ve müşterek çocuk için takdir edilen 75,00 TL iştirak nafakasının, davalının en son nafaka takdiri sırasındaki gelir durumu ile şimdiki gelir durumu arasında belli bir artış olduğu nedeniyle nafakaların 125,00’er TL artırılarak yoksulluk nafakasının aylık 225,00 TL'ye ve iştirak nafakasının ise aylık 200,00 TL’ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazları yönünden ise; TMK'nun 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.''...
Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası.oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; davacının vefat eden babasından 900,00 TL ölüm aylığı aldığı, 550,00 TL kira ödediği, davalının ise .çalıştığı, 2.815,72 TL maaş ve değişen miktarda ikramiye aldığı, yeniden evlendiği, iki çocuğu daha bulunduğu, kendi evinde ikamet ettiği, anlaşılmaktadır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler ve .artış oranları dikkate alındığında davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı fazla olup, doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ... Aile Mahkemesi'nin 2009/507 Esas, 2011/246 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını ve bu karar ile müşterek çocuk lehine aylık 150 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak aradan geçen zaman içerisinde günün ekonomik koşullarına göre, bu nafaka miktarının yetersiz kaldığını belirterek, iştirak nafakasının aylık 750 TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Tüm bu maddeler doğrultusunda, mahkemece, iştirak nafakası artırılırken ; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; tarafların, 30/04/2012 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları , bu karar ile ortak çocuk yararına 1.200.00.- TL iştirak nafakası takdir edildiği, eldeki davanın 10/09/2015 tarihinde açıldığı , ortak çocuk Mihajlo Bora'nın 08/10/2001 tarihinde doğduğu, kolejde % 90 burslu okuduğu , burs nedeni ile yıllık okul ücretinin 3.775.80.- TL olduğu , davacı annenin öğretmen olduğu ,4.600.00.- TL maaş aldığı , kendi evinde kaldığı , İzmir 'de yaşadığı; davalı babanın öğretmen olduğu , 3.400 USD maaş aldığı , 1.500.00.- TL kira ödediği , İstanbul'da yaşadığı anlaşılmaktadır ....
Ne var ki, nafaka miktarının belirlenmesine esas alınması gereken giderlerinin makul sınırlar içinde kalmasına özen gösterilmesi ve velayet kendisine bırakılmayan tarafın ağır yükümlülüklere maruz bırakılmaması gerekmektedir. ./.. -2- Mahkemece, iştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur.( TMK. nun 330/1. maddesi )....


