'ün nüfustaki kaydının iptali ile gerçek anne ve babası adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile davalı ...'ın kaydının iptali ile babası Yahko Damar ile annesi ...kütüklerine kaydının yapılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davanamede nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmiştir. Davalı ... 'ün, nüfus kayıtlarına göre annesi görünen Hazmi ... ile kaydının düzeltilmesi sonucunda anne ve babası olan... ile ... sağ görünmektedir. Davalı ...'ın kaydının düzeltilmesi durumunda, kayda göre babası görünen ölü ...'...
Beldesi/..." olduğunun tespit edildiği, bu nedenle ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetksizlik kararı verilmiştir. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, nüfus kaydının düzeltilmesi istenen ...'ün ölmeden evvel son yerleşim yerinin ... ilçesi olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş ise de, madde metninde yetkili mahkemenin düzeltmeyi isteyen şahısların yerleşim yeri olduğunun belirtildiği ve davacının yerleşim yerinin .../... olduğu, bu nedenle ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. ... 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce ise, nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında kaydın düzeltilmesi istenen kişinin yerleşim yeri adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olup bu yetkinin kesin olduğu, ...'ün nüfus kaydının düzeltilmesi istemli davada yetkili mahkemenin ...'ün ikametgahının bulunduğu yer olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir....
nın" vefat ettiği gözetilerek mirasçılarının duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazdaki muhdesat bilgilerine ilişkin hak iddiaları bulunup bulunmadığının kendilerinden sorulması, tanıklar ve sağ iseler tutanak bilirkişilerinin de katılımı ile taşınmaz başında keşif yapılması, belirtilen hususlarda araştırma ve inceleme yapılarak tapu ve nüfus kayıtları arasında bağlantı sağlanarak, tapu kaydının muhdesat bilgilerindeki kişi ile davacının murisinin aynı kişi olup olmadığının tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanması halinde tapu kaydının muhdesat bilgileri kısmının düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, bozma gereği yerine getirilmeden eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere kadastro tespit tutanağının düzeltilmesi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir. Davalı ... Müdürlüğünün bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir....
“Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” dir (Nüfus Yönetmeliği m.143). 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesine göre, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar, nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Buna karşılık, nüfus kütüklerindeki “doğru olmayan kayıtların” düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur (TKM m.38, Nüfus Kanunu m.11). İşte bu noktalarda, nüfus kütüğünde yer alan “doğru olmayan kayıtlar”, ilgilileri veya cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan “kayıt düzeltme davası” ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada “nüfus kaydının düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmaktadır (HGK 13.04.2016 gün 2014/18-717 sayılı kararından)....
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında ise, resmî sicilin belgelendiği olgunun doğru olmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur. Soybağına ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 282. maddesi ve devamında düzenlenmiş olup aile mahkemelerinin görevi kapsamındadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinde düzenlenen nüfus kaydının düzeltilmesi davalarına ise asliye hukuk mahkemesinde bakılır. Somut olayda, ....Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen, davaname ile, davalı ...'ın, dedesi ... ... nüfusuna kaydettirildiği, gerçekte babasının davalı ... olduğu iddiasıyla, davalı ...'ın, tespit edilen baba isminin nüfus kütüğüne işlenmesi istemiyle dava açıldığı, nüfus kayıtlarına göre davalı ...'ın doğum tarihinin 01/08/1988 olduğu, gerçek baba olduğu ileri sürülen davalı ...'ın ise küçüğün doğum tarihi itibariyle evli olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ...'ın genetik babası olduğu ileri sürülen ...'...
nın pasaportunun verilerek küçüğün annesi olarak kaydının sağlandığını belirterek nüfus kaydının düzeltilmesini dava etmişlerdir. Bilindiği üzere, çocukla ana arasındaki soybağı doğumla; baba arasındaki soybağı ise ana ile evlilik, tanıma ve hakim hükmü ile kurulur. Esasen, soybağına ilişkin uyuşmazlıklarda, kişisel durum ile ilgili nüfus kaydında yer alan bilgi "doğru" olarak doğmuş ve kütüğe tescil edilmiştir. Bu doğru kayıt, daha sonra açılan bir dava, soybağının reddi veya sonradan evlenme yoluyla soybağına itiraz veya tanımaya itiraz veya tanımanın iptali yahut da Af Kanunları ile yapılan nesep düzeltmeye itiraz ile teknik olarak bir yanlışlığa dönüştürülmektedir. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında ise, resmi sicilin belgelediği olgunun doğru olmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur....
Bu nedenle davacının birinci talebi, gerçeğe aykırı beyanla baştan beri yanlış olan sicilin düzeltilmesi niteliğinde olup, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun 36. maddesi kapsamına giren nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Bu dava yönünden herhangi bir süre sınırlaması da bulunmamaktadır. Davacının genetik babasının ... olduğunun tespiti ile onun hanesine kayıt istemi ise, anne ile baba olduğu iddia edilen ... arasında evlilik ilişkisi bulunmadığından, baba yönünden soybağının düzeltilmesi, babalığın tespiti talebidir. Bilindiği üzere, çocukla ana arasındaki soybağı doğumla; baba arasındaki soybağı ise ana ile evlilik, tanıma ve hakim hükmü ile kurulur. Esasen, soybağına ilişkin uyuşmazlıklarda, kişisel durum ile ilgili nüfus kaydında yer alan bilgi "doğru" olarak doğmuş ve kütüğe tescil edilmiştir....
Karşı Oy: 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36/1-b maddesi ve bendinin birinci cümlesinde aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği, son cümlesinde de Nüfus Müdürlüğünün soyadı değişikliğinde eş ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzelteceği öngörülmüştür. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının babası ...'in ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.12.1991 gün ve 1991/621 E, 1991/704 K. sayılı 07.02.1992 tarihinde kesinleşen kararı ile soyadının ... olarak düzeltilmesine karar verilmiş olup davacının soyadı da henüz belirtilen tarihte reşit olmadığı için yukarıda açıklanan madde hükmü gereği Nüfus Müdürlüğünce ... olarak düzeltilmiştir. Davacının babası tarafından açılmış dava sonunda soyadının ... tarafından yukarıda sözü edilen madde hükmü gereğince değiştirilmiş olması halinde davacı tarafından açılmış bir davadan sözedilemez....
Bu türden yanlış ve yanıltıcı beyan ve işlemle kanuna aykırı olarak yapılan kayıtların düzeltilmesinin, nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğu ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu açıktır (Hukuk Genel Kurulu 2013/18-354 E. - 2013/1554 K. 13.11.2013 T.). Bu durumda, dava niteliği itibarıyla bir nesep davası olmayıp, hatalı yapılan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesine yönelik olan ve Türk Medenî Kanununun 282 ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağı kurulmasıyla ilgisi bulunmayan davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 23.06.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Şöyle ki; Davacı, 2, 3, 4, 5, ve 6 parsellerde büyükannesinin " ..." olan kaydının ... kızı " ..." olarak, annesinin " ..." olan kaydının "... kızı ... " olarak, büyükbabasının "... " olan kaydının da "... ... oğlu ..." olarak yazılmasını istemiştir. Dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanakları incelendiğinde; edinme sebebinde taşınmazların bir hissesinin ... kızları ... ve ...'a ait olduğu belirterek bu şahıslar adına tespit yapılmıştır. Tesbit malikleri, ... ve ... kardeştir. Davacı ise ...'nun büyükannesi, ...'ın da annesi olduğunu belirterek düzeltme istemiş, nitekim gelen nüfus kayıtlarında ...'ın davacının babaannesi olduğu ve ... ile gelin kayınvalide oldukları, ... kızı ... 'ın babası ...'in de ...'ın kardeşi olduğu, bu durumda edinme sebebi ile nüfus kayıtları uyuşmadığı ve şüpheye neden olduğu anlaşılmaktadır....


