WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir (YHGK, 11.02.1998, 2-87/77 sayılı kararı). Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davacı ... ile diğer davacıların murisi ...'in nüfus kayıtlarında anne-baba ve kardeş bağı olmadığı, dava açıldıktan sonra ... İlçe Nüfus Müdürlüğünün 05.06.2015 tarih ve 15476 sayılı yazıları ekinde gönderilen Nüfus kayıt örneğine göre; davacı ... ve kardeşi ...'in anne ...'nin çocukları olarak nüfus kayıtlarında gerekli bağın kurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda dava, davacı ... ve kardeşi ...'...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde "....." olan soyadının "....." olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 12.04.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy: 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36/1-b maddesi ve bendinin birinci cümlesinde aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği, son cümlesinde de Nüfus Müdürlüğünün soyadı değişikliğinde eş ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzelteceği öngörülmüştür....

Bu sorunun çözümü ise, kaydı düzeltilecek kişinin bilgilerinin nüfusa kaydedilmesinin olanaklı olup olmadığı sorusuna doğru cevabın verilmesiyle mümkündür. 29 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren 25 Nisan 2006 tarih ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun amacı, 1. maddesinde de vurgulandığı gibi, kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medenî durumuna, uyrukluğuna ve bunlarda meydana gelebilecek değişikliklere ait doğal ve hukukî olayların belirlenip saptanması ve bu amaçla düzenlenmiş kütüklere yazılmasıdır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun, konuyla ilgili “Ölüm ve Gaiplik” başlığı altında düzenlenen 31. maddesinin 4. bendinde “Ölenin kaydı yok ise yapılacak soruşturma sonunda Türk vatandaşlığı ve ailesi tespit edildiği takdirde doğum tutanağı düzenlenerek aile kütüğüne önce doğum, sonra ölüm olayı işlenir” hükmü öngörülmüştür....

Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur. (Ergun ... Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s.243). “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” dir (Nüfus Yönetmeliği m.143). 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesine göre, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar, nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Buna karşılık, nüfus kütüklerindeki “doğru olmayan kayıtların” düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur (TKM m.38, Nüfus Kanunu m.11)....

in resmi nikahları olmadığından murisleri ... ile annesi ... arasında anne bağı kurulması ve aile soy bağının bu şekilde düzeltilmesi ile ilgili davanın açılarak yeni nüfus kaydının dosyaya sunulması süre verildiğini iddia ederek murisi ... ile annesi ... arasında soybağının kurulmasını, nüfus kaydının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.10.2015 tarihli kararı ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.11.2017 tarihli ilamı ile bir kişinin sağ olarak doğumunun tespitine karar verilmesi açısından yeterli olduğu, davacının da ... ve ...'nin ...'ten olduğunu iddia ettiklerine göre, Mahkemece ispatlandığı takdirde ...'...

ın babasının adı olarak düzeltilmesi talep edilmiştir. Bu türden yanlış ve yanıltıcı beyan ve işlemle yasaya aykırı olarak yapılan kayıtların düzeltilmesinin nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğu ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu açıktır. (Hukuk Genel Kurulu 2013/18-354 E. 2013/1554 K. 13.11.2013 T.) Dava bu niteliğiyle bir nesep davası olmayıp hatalı yapılan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. Maddesi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesine yönelik olan ve Türk Medeni Kanununun 282 ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağı kurulmasıyla ilgisi bulunmayan davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 13/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu nedenle davacının birinci talebi, gerçeğe aykırı beyanla baştan beri yanlış olan sicilin düzeltilmesi niteliğinde olup, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun 36. maddesi kapsamına giren nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Mahkemenin bu yoldaki kabulü doğrudur. Ne var ki, davacının genetik anne ve baba hanesine kayıt istemi, anne yönünden yine nüfus kaydının düzeltilmesi talebi ise de, anne ve baba arasında evlilik ilişkisi bulunmadığından, baba yönünden soybağının düzeltilmesi talebidir. Bilindiği üzere, çocukla ana arasındaki soybağı doğumla; baba arasındaki soybağı ise ana ile evlilik, tanıma ve hakim hükmü ile kurulur. Esasen, soybağına ilişkin uyuşmazlıklarda, kişisel durum ile ilgili nüfus kaydında yer alan bilgi "doğru" olarak doğmuş ve kütüğe tescil edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki nüfus kayıt düzeltilmesi istemine ilişkin davada İzmir 2. Asliye Hukuk ile 2. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, nüfus kayıt düzeltilmesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının anne adının düzeltilmesini istediği anlaşılmaktadır. Dava, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasa’sının 35 ve 36. maddelerinden kaynaklanan nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olup, T.M.Y.’nın 282. maddesinde yazılı Soybağı Hizmetleri kurulması ile ilgili bulunmadığı anlaşılmakla Aile hukuku ile ilgili olmayan kayıt düzeltilmesine ilişkin davada uyuşmazlığın çözümünde İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince İzmir 2....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/84 esas sayılı dosyasından verilen yetki belgesine dayanarak dava konusu 230, 258 ve 259 parsel sayılı taşınmazların hissedarlarından ... kızı, ...’in kaydının ... kızı, ... olarak; ... oğlu, ...’in kaydının da ... oğlu, ... olarak düzeltilmesini istemişler; Mahkemece, dava dilekçesinde tapu kayıtlarında kimlik bilgileri düzeltilmesi istenen şahısların kayden malik olarak gözükmedikleri ve mülkiyet nakline yol açmamak gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Düzeltilmesi istenen tapu kayıtlarından 230 ve 258 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları içeriğine göre taşınmazlar, Ağustos 1941 tarih 1 nolu, Ağustos 1941 tarih 2 nolu tapu kayıtlarına istinaden 1612/16128’er hissesi ... çocuğu, ... ve ... oğlu, ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir....

Bu durumda, davacının tapu kaydının düzeltilmesi yönündeki talebinin tespit hükmünü de içerdiği gözetilerek iddianın ispatı halinde dava konusu ... ada 2 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olan Süleyman oğlu A.. H..’nun davacının murisi Süleyman oğlu Hamdi olduğu yönünde tespit hükmü verilmesi ile yetinilmesi gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece, dava konusu .... ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer aldığı şekilde Süleyman oğlu A..H.. adında bir kimsenin nüfusa kayıtlı olup olmadığının ilgili nüfus müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabı ile hasıl olacak sonuca göre davacı isteği bakımından yukarıda açıklandığı şekilde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir....

UYAP Entegrasyonu