e 19.11.2014 tarihli duruşmada, nüfus ve sabıka kaydının okunduğu, sanık hakkında TCK'nin 58/1. maddesinden ek savunma hakkı tanınmamış olsa da sanığın sabıka kaydı konusunda savunması alındığından; katılan ... hakkında da temyize konu bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından tebliğnamedeki bu hususla ilgili bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; a) Yargılama sırasında suçun ''yağmaya teşebbüs'' suçunu da oluşturabileceği değerlendirilerek yerel mahkeme tarafından görevsizlik kararı verildiği ve Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görevsizlik kararının kabul edilmeyerek dosyanın tekrar Asliye Ceza Makemesine gönderilmesi üzerine yerel mahkemenin sanıklar hakkında ''yağmaya teşebbüs'' suçundan suç ihbarında bulunduğu, ......
Anayasa Mahkemesi 30.03.2012 tarih ve 34-48 sayı ile "25.04.2006 günlü, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin ‘Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir.’ biçimindeki cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline" karar vermiştir. Anayasa Mahkemesinin zikredilen iptal kararı sonrasında 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesi; "(1) Mahkeme kararı ile yapılan kayıt düzeltmelerinde aşağıdaki usûllere uyulur: a) Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır....
Tapu Sicili Tüzüğünün 75. maddesi “ (1) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine; a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber, b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler, incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir. (2) Zeminde incelemenin, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılır ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenlenir....
Tapu Sicili Tüzüğünün 75. maddesine göre, “Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine; (1) a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber, b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler, incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istemin yevmiye defterine kaydedilerek, düzeltileceği; (2) Zeminde incelemenin, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılacağı ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenleneceği, zeminde incelemede, komşu parsel malikleri, muhtar ve diğer ilgililer dinleneceği; vergi kaydı ve diğer her türlü bilgi ve belgeden yararlanılacağı, (3) Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinde de yukarıdaki fıkraların uygulanacağı...
Gökalp'in nüfusa tescil tarihi olan "11.04.2013" olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür. 2. İddia, savunma, şikayetçi beyanları, tanık anlatımları, nüfus kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın yüklenen suçu işlediği sübuta erdiğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3....
Temyiz Yoluna Başvuran Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle, kararın ...’ın dayısı ... ... isminde bir kişiye tebliğ edildiğini, ancak ...’ın nüfus kaydı incelendiğinde böyle bir dayısının olmadığının görüldüğünü, dolayısıyla tebligatın usülüne uygun yapılmadığını, kararın da hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmişlerdir. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 05.09.2022 tarihli ve 2021/4443 Esas, 2022/6710 Karar ... kararıyla, kararın 8.10.1986 tarihinde ... ile birlikte oturan dayısı ... ...'ye tebliğ edildiği, ...'ın nüfus aile kaydının incelenmesinde ... ... adında bir dayısının olmadığı ve böylelikle karar tebliğinin usülüne uygun olmadığı anlaşıldığından temyiz talebinin kabulü ile ......
Yaş düzeltilmesi ile ilgili yasal düzenlemelerden biri olan 5490 sayılı Kanun'un "Kayıt düzeltilmesi" kenar başlıklı 35 inci maddesi; "Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.." şeklindedir. 12. Yine 5490 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinde aynı Kanun'un yedinci maddesinde sayılan aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu hâlde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtların maddi hata kapsamında değerlendirileceği, bu tür maddi hataların ise Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltileceği veya tamamlanacağı düzenlenmiştir. 13....
bulunup bulunmadığı, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur....
Hukuk Dairesinin 24.04.2014 tarihli ve 2014/1940 E., 2014/8468 K. sayılı kararı ile; “…Somut olayda, mahkemece tapu kayıtlarının tüm dayanakları ile birlikte getirtildiği, tapu kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kaydının tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelendiği, zabıta marifeti ile taşınmazların bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişilerin bulunup bulunmadığının araştırıldığı, ilgili araştırmalar neticesinde, dava konusu taşınmazın davacı ... adına kayıtlı olduğu belirlenmesine ve gerekçeli kararda bu belirlemelerin yazılmasına rağmen hüküm kısmında davanın reddine şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür. Hal böyle olunca,yukarıdaki belirlemeler karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçeye aykırı olarak hüküm kurulması da doğru değildir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 9....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı, dava konusu 102 ada 110 parsel sayılı taşınmazın 1965 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu ... oğlu ...” adına tespit edildiğini ancak taşınmazın malikinin aslında mirasbırakanı “... oğlu ...” olduğunu ileri sürerek, baba adının ve soyadının nüfus kayıtlarına uygun şekilde “... oğlu ...” olarak düzeltilmesini istemiştir.Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.Kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...eldeki uyuşmazlık tapu kaydında isim düzeltilmesi olmayıp, mülkiyet nakline sebep olabilecek gerçek malikin kim olduğunun tespitine yönelik bir davadır. Bunun için de aynı ismi taşıyan kişi yahut mirasçılarının dinlenilmeleri zorunludur. Öte yandan; bilindiği üzere, çekişmesiz yargıda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmezler. Mahkemece yapılacak iş, işin esasına girilerek kayıt maliki ...'...


