Tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkin davalar tapu sicilinin düzenli tutulması amaçlandığından kamu düzenine ilişkindir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurulması için yeterli değildir.Dava konusu 49 ve 58 parsel sayılı taşınmazların tapulama tutanağındaki tasarruf sebebi incelendiğinde ... oğlu ...'in ölümü ile karısı ... ve evlatları İsmihan ile ... ...'a terkettiği,... karısı ...'nın da ölümü ile evlatları İsmihan ve ... ...'u terkettiği,İsmihan'ın ölümü ile kocası ... ile oğlu ...'u terk ettiği ve bu şekilde mülkiyetin oluştuğu anlaşılmaktadır.Davacı ...'un tapulama tutanağına göre anne isminin İsmihan, baba isminin ... olduğu ve diğer tapu maliki ... oğlu ... ...'un ise davacının dayısı olduğu anlaşılmaktadır.Davacıya ait nüfus kaydının incelenmesinde ise annesinin isminin Teslime olduğu görülmektedir....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, ... ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının murisinin baba adının dosya içerisindeki nüfus müdürlüğünce düzenlenen 12.05.2011 tarihli nüfus kaydında ...", elektronik ortamda mernis sisteminden alınan 05.12.2011 tarihli nüfus kaydında ise ..." olarak farklı şekillerde yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu çelişki giderilmeden davanın sonuçlandırılması doğru değildir. Bu nedenle, her iki kayıt nüfus müdürlüğüne yazılacak yazı ekinde gönderilerek hangi kaydın doğru olduğu tespit edildikten sonra bu kayda göre düzeltme yapılmalıdır. Ayrıca; davacı, murisi olan ... malikinin sadece ... kaydındaki baba adı ve adının düzeltilmesini istemiş ve mahkemece de bu şekilde düzeltme yapıldığı görülmüştür. ......
keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir....
Bu şahsın nüfus kaydı araştırılmalı, Akçakale Nüfus Müdürlüğünden sorulmalı ve aile nüfus tablosuna ulaşılmalıdır. Bunun için diğer tüm tapu maliklerinin nüfus kayıtları gerek Şanlıurfa gerekse Akçakale Nüfus Müdürlüğünden araştırılmalıdır. Sonuç olarak Şanlıurfa’daki taşınmazlarında dayanak tapu kayıtları getirtilerek tüm taşınmazların edinme sebebi ile tapu malikleri arasındaki ilişki ve davacılar ile olan irtibatı sağlanmalı ve malik değiştirmeden ve doğum tarihlerindeki farklılığın nedeni de açıklanarak, bir yazım hatası var ise düzeltme yoluna gidilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 4.12..2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir....
ın açık kimlik bilgileri yazılarak bunların aynı kişi olduğuna dair tespit hükmü kurulmasına da, yasal bir engel bulunmamaktadır. Yukarıda yer alan yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında mahkemece yapılacak iş; davacının murisinin "Y...." olan adının "Y.... K...." olarak düzeltilmesi değil, "Y...." ile "Y.... K...."ın açık kimlik bilgileri yazılarak aynı kişi olduğuna dair tespit hükmü kurmaktan ibaret olmalıdır. Verilecek böyle bir tespit hükmünün tüm resmi işlemlerde bağlayıcılığının bulunacağı da, belirgindir. Yerel mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup; direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle bozulması gerekir....
Bu yanlışlık nüfus memurlarının hatalarından ileri gelmiş olabileceği gibi, nüfus memuruna yapılan beyanların veya sunulan belgelerin doğru olmamasından da ileri gelmiş olabilir. 15. Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur (Özsunay, Ergun: Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s. 243). “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” şeklindedir [Nüfus Hizmetlerine Ait Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğin (Nüf. Yön.) m. 143]. 16. Türk Medeni Kanunu'nun 39. maddesi ve Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesine göre; kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez, kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı zabıta aracılığı ile araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....
Diğer yandan, tapulamaya esas teşkil eden eski tapu kaydının Mart 1328 tarihli olduğu ve bu tarih itibariyle henüz Soyadı Yasasının yürürlüğe girmediği çekişmesizdir. Mahkemece dinlenen tanıkların beyanları da davacının iddialarını teyit eder mahiyettedir. Mahkemece yapılması gereken iş; dava konusu edilen taşınmazın tapu kaydının oluşumuna esas teşkil eden İnebolu Kadastro Mahkemesinin 2008/33 Esas, 2008/15 Karar sayılı dava dosyasını incelemek, yukarıda özetlenen tüm delilleri karar gerekçesinde tartışmak, hala kayıt maliki ile kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olduğu yönünde tereddüt duyulması halinde tanıklar ve tespit bilirkişileri de refakate alınarak taşınmaz başında keşif yapılarak kullanım durumunu saptamak ve sonucuna göre karar vermek olmalıdır. Eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....


