Tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında, davacı taraf tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesini talep etmekte olup bu tür davalarda hasım gösterilen Tapu Sicil Müdürlüğü (Hazine) ile aralarında bir uyuşmazlık yoktur. Tapu Sicil Müdürlüğü (Hazine) davada sadece yasal hasım olarak yer almaktadır. Gerçekte davada taraf değil, sadece ilgilidir. İlgililerin uzlaşması halinde çekişmenin ortadan kalktığından söz edilemez veya bu davalarda ilgili tarafın davayı kabulü sonuç doğurmaz. Taraflar arasında bu anlamda gerçek bir çekişmenin varlığı söz konusu değildir. Bu değerlendirmelere göre, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. maddesi uyarınca bu tarihten sonra açılan tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davaları da çekişmesiz yargı işlerinden sayılmalıdır....
Bu açık hükümler karşısında; ölen kişinin nüfusta kayıtlı bulunmaması durumunda, önce doğum, sonrada ölüm olayının nüfus aile kütüğüne işlenebileceği kuşkusuzdur. Sonuç itibariyle; tapuda isim düzeltilmesi davalarında, nüfusta kaydı bulunmayan kişinin doğum ve ölüm bilgilerinin ancak nüfusa kaydedilmesinin sağlanmasından sonra, tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanması mümkün olabileceğinden; bu koşul gerçekleştikten sonra, yukarıda sıralanan diğer şartların da varlığı halinde davanın kabulü yoluna gidilebilecektir…” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.07.2009 tarihli ve 2009/14-279 Esas, 2009/354 sayılı kararı) Dosya içerisindeki Nüfus Müdürlüğü yazısından, isminin düzeltilmesi istenen malikler “... ...” ve “... ...’nın” nüfusta kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bir kimsenin tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilebilmesi için nüfusta kayıtlı olması gereklidir....
e ait resmi kayıtların ise, 2004 yılında değiştirilen nüfus cüzdanı, Bağ-Kur Sicil Numarası ( 01.10.2000 ila 01.11.2010 arası), SSK Sicil Numarası ( 01.11.2010 ila 30.12.2014 arası) 10.11.2009 tarihinde tescil edilen ... plakalı araç ruhsatı olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, çelişki açısından ilk dikkati çeken olayların askerlik görevini 03.11.1982 ila 04.07.1984 tarihleri arası yapmış olan 12.03.1962 doğumlu ...'in kayıtlara göre askerlik görevinden önce 10.10.1977 tarihinde ölmesi ile davayı açan 05.03.1963 doğumlu davacı ...'in diğer ...'in (12.03.1962 doğumlu) ölüm bildirimini yapmış olmasıdır. Dolayısı ile nüfus kayıtlarındaki tescil, doğum tarihi, ölüm tarihi gibi olayların tamamının veya bir kısmının gerçeği yansıtmadığı aşikardır. Buna göre mahkemece; her iki ...'...
Tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında, davacı taraf tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesini talep etmekte olup bu tür davalarda hasım gösterilen Tapu Sicil Müdürlüğü ile davacı arasında bir uyuşmazlık yoktur. Tapu Sicil Müdürlüğü davada sadece yasal hasım olarak yer almaktadır. Gerçekte davada taraf değil, sadece ilgilidir. İlgililerin uzlaşması halinde çekişmenin ortadan kalktığından söz edilemez veya bu davalarda ilgili tarafın davayı kabulü sonuç doğurmaz. Taraflar arasında bu anlamda gerçek bir çekişmenin varlığı söz konusu değildir. Davacının yukarıda belirtildiği gibi davada tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun biçimde düzeltilmesi dışında ileri sürebilecekleri herhangi bir hakları da bulunmamaktadır....
a (Midilli) ait olduğu, bu itibarla 24.08.1973 tarihli ilk işe giriş bildirgesinde hatalı yazılan “...” baba adı ile “1963” doğum tarihinin nüfus kaydına uygun şekilde baba adının “...”, doğum tarihinin de “01.01.1965” olarak düzeltilmesi gerektiği kanaati ile Davanın Kabulüne, Davacının ... sigorta sicil numarasının kendisine ait olduğu, buna göre işveren ...Koll.Ortaklığına ait 6877.35 sicil sayılı işyerine girişine ilişkin olarak 24.08.1973 tarihli ilk işe giriş bildirgesinde hatalı yazılan “...” baba adı ile “1963” doğum tarihinin nüfus kaydına uygun şekilde baba adının “...”, doğum tarihinin “01.01.1965” olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir. D) Bölge Adliye Mahkemesinin Gerekçesi ve Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2018 tarihli kararında, yerel mahkeme kararına yönelik Sosyal Güvenlik Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan Reddine karar verilmiştir....
ın nüfusa kaydı yapılmayarak 15.02.1991 tarihinde doğan ve aynı tarihte vefat eden aynı ismi taşıyan ablasının nüfus kaydını kullandığı, esasen kızlarının doğum tarihinin 15.04.1992 olduğu, bu nedenle küçüğün yaşının düzeltilmesine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulü ile doğum tarihinin günü ve ayı baki kalmak kaydıyla 15.02.1992 olarak düzeltilmesine ve nüfusa tesciline karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece, adı geçen küçüğün nüfusa kaydedilmeyip kendisinden önce doğup öldüğü halde, sağ görünen kardeşinin nüfus kaydını kullanıp kullanmadığına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 15, 31 ve 33. maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari bir görevdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen davada; Davacı; nüfus kütüğünde ... olarak kayıtlı olduğu halde ............. parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında ......... ve 9661 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında ....yazıldığını belirterek, anılan parsellere ait tapu kayıtlarının nüfus kaydına göre düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı kurum; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ...'nun evlenmeden önceki soyadının ... olduğu anlaşıldığından ..... ,........ parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarındaki ...soyadının ... olarak düzeltilmesi isteğinin reddine, diğer isteklerin kabulüyle, taşınmazların tapu kayıtlarının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...'nin raporu okundu, düşüncesi alındı....
'in nüfus kayıtlarında " ... " olarak yazılı anne adlarının " ... " olarak düzeltilmesi, birleştirilen davadaki davanamede ise ... 'in 9.8.1933 olarak kayıtlı doğum tarihinin 1.7.1932, 6.6.1942 olarak yazılı ölüm tarihinin 1937 olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Davalı ... 'a ve davalı ... 'nın mirasçısı ... 'ya gerekçeli kararın tebliği Tebligat Yasasının 21. maddesi ve Tüzüğün 28. maddesi hükümlerine uygun değildir. Mahkemece gerekçeli kararın adı geçen davalılara yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesinden, 2-Davalı ... 'a gerekçeli kararın tebliği Tebligat Yasasının 24. maddesi ve Tüzüğün 35. maddesi hükümlerine uygun değildir....
nin Kayseri'de ikamet ettiği gerekçesiyle Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir. 2.Mahkemenin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, nüfus idaresi tarafından tanzim ve muhafaza edilen nüfus kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğu, aksinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiği, 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince ispat külfetinin nüfus kayıtlarındaki olgunun aksini ileri süren davacıya ait olduğu, Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığı, Kocasinan İlçe Nüfus Müdürlüğü ve Hacılar İlçe Nüfus Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarında davacı tarafından babaannesi olduğu bildirilen ... ( ...)'a ait herhangi bir baba ve koca hanesinden kayıt bulanamadığı, duruşmada dinlenen davacı tanıklarının bildirdiği kardeşleri ve akrabalarına ilişkin nüfus kayıtlarında da ... isimli herhangi bir kişiye rastlanmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Bu açık hükümler karşısında; ölen kişinin nüfusta kayıtlı bulunmaması durumunda, önce doğum, sonrada ölüm olayının nüfus aile kütüğüne işlenebileceği kuşkusuzdur. Sonuç itibariyle; tapuda isim düzeltilmesi davalarında, nüfusta kaydı bulunmayan kişinin doğum ve ölüm bilgilerinin ancak nüfusa kaydedilmesinin sağlanmasından sonra, tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanması mümkün olabileceğinden; bu koşul gerçekleştikten sonra, yukarıda sıralanan diğer şartların da varlığı halinde davanın kabulü yoluna gidilebilecektir…” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.07.2009 tarihli ve 2009/14-279 Esas, 2009/354 sayılı kararı) Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, kayıt düzeltilmesi istenen “... ... Hayırlı’nın” doğum ve ölüm kaydının nüfus kütüğüne işlenmesi hususunda davacılara önel verilerek, tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandıktan sonra hasıl olacak sunuca göre karar verilmesi gerekir. Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır....


