nın anne yönünden nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, nüfus kayıtlarında davacının babaannesi olarak adı yazılı olan ....'nin... ile aynı kişi olduğunun yani davacının babasının .... oğlu olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Dava, nüfus kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkin olup, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 18.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
in atanmış mirasçısı olduğunu, murisin maliki olduğu 485 ada 5 ve 11 sayılı parsellerin tapu kayıtlarındaki malik baba adının '' ... '' şeklinde eksik yazıldığını, bu nedenle intikal işlemlerinin tamamlanamadığını, nüfus kayıtları uyarınca murisin baba adının '' ... '' olduğunu ileri sürerek adı geçen taşınmazların tapu kayıtlarındaki malik baba adının '' ... '' olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 485 ada 5 ve 11 sayılı parsellerin tapu kayıtlarındaki malik baba adının '' ... '' şeklinde düzeltilerek tapuya kaydına karar verilmiş, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....
Bu açık hükümler karşısında; ölen kişinin nüfusta kayıtlı bulunmaması durumunda, önce doğum, sonrada ölüm olayının nüfus aile kütüğüne işlenebileceği kuşkusuzdur. Sonuç itibariyle; tapuda isim düzeltilmesi davalarında, nüfusta kaydı bulunmayan kişinin doğum ve ölüm bilgilerinin ancak nüfusa kaydedilmesinin sağlanmasından sonra, tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanması mümkün olabileceğinden; bu koşul gerçekleştikten sonra, yukarıda sıralanan diğer şartların da varlığı halinde davanın kabulü yoluna gidilebilecektir…” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.07.2009 tarihli ve 2009/14-279 Esas, 2009/354 sayılı kararı) Dosya içerisindeki Nüfus Müdürlüğü yazısından, isminin düzeltilmesi istenen malikin nüfusta kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bir kimsenin tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilebilmesi için nüfusta kayıtlı olması gereklidir....
'ın nüfus kayıtlarında "20.01.1991" olan ölüm tarihinin "26.07.1980" olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Davacı tarafa ait temyiz dilekçesi dahili davalılardan ...’ye Tebligat Yasası 21. maddesi ve Tüzüğün 28. maddesi hükümlerine uygun tebliğ edilmemiştir. Mahkemece davacı tarafa ait temyiz dilekçesinin dahili davalılardan ...’ye usulünce tebliğ edilerek temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden, 2-Ölüm tarihinin değiştirilmesi istenen ... ...’a ait mirasçılık belgesinin taraflardan temin edilmesinden, 3-... ...’a (TC No:...) ait tüm hareketlerini gösterir açıklamalı nüfus kayıt tablosunun nüfus müdürlüğünden getirtilmesinden, Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iade edilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dosya arasına alınan Manisa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/212-586 sayılı mirasçılık belgesi verilmesi istemli davasından, “... kızı ...”nin nüfus yazımından önce ölü olduğu, nüfus kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, kaydı düzeltilmesi istenen “... kızı ...”nin doğum ve ölüm kaydının nüfus kütüğüne işlenmesi için davacıya süre verilerek, tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, nüfus kaydı bulunmayan tapu kayıt malikine baba adı eklenmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca, tapu sicilindeki yanlışlıklardan kaynaklanan davalarda yasal hasım, kayıtları tutmakla görevli ve sorumlu tapu sicil müdürlükleridir. Bu nedenle dava doğrudan tapu sicil müdürlüğüne yöneltilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.3.1999 tarihli ve 1999/14-165-149 sayılı kararı da bu yöndedir. Somut olayda, Hazine de hasım gösterilerek dava açılmıştır....
ın 1977 yılında araba kazası sonucu öldükleri halde nüfus kayıtlarında sağ olarak kayıtlı olduklarını ileri sürerek nüfus kayıtlarının ölü olarak düzeltilmesi istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi; "...nüfus kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davalarının çekişmesiz yargı işlerinden olduğu, HMK'nın 382 ve 383. maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait bulunduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise; "...davanın, nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğu, Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi uyarınca davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait bulunduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.5.2009 tarih ve 2009/290 Esas, 2009/305 Karar sayılı veraset belgesine göre, miras bırakan ... oğlu ...’nin 1.7.1881 doğumlu olduğu, karısı ...’nin 1.3.1950 tarihinde öldüğü, ... oğlu ...’nin ölüm tarihinin ise veraset belgesine ait dosya ile saptanamadığı gibi dosya arasındaki nüfus kayıtlarından da anlaşılamamıştır....
Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne geçirilmesinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu gözetilerek dava dilekçesinin HUMY'nun 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davaya bakılıp yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada; Davacı; nüfus kaydında doğum tarihi 02.10.1965 olduğu halde 4 parça taşınmazın tapu kaydında 1958 yazıldığını ileri sürüp anılan taşınmazların tapu kayıtlarındaki doğum tarihinin nüfus kaydına göre düzeltilmesini istemiştir. Davalı ; talebin reddini savunmuştur. Mahkemece, 247 ada 25, 26, 249 ada 6 ve 352 ada 12 parsel sayılı taşınmazların tapu maliki ... oğlu ...'un ...oğlu ... olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir....


