O halde, yukarıda açıklanan şekilde dava, bir kısım talepler yönünden nüfus kayıtlarında düzeltme yapılması ve bir kısım talepler yönünden de soybağını ilgilendirir mahiyette ise nihai talebi bir bütün oluşturan ve biri hakkında verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendiren uyuşmazlığın, bütün olarak özel yetkili aile mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Somut olaya gelince; davacı vekili müvekkili ...'nın ....'nın kızı ve nüfus kaydında ... olarak görünen kişinin torunu olduğunu, ... ile ...'nin aynı kişiler olduğunu, ...'in 403 sayılı Kanunun 1. maddesine göre vatandaşlığa kabul edildiğini, müvekkilinin babasının Türkiye'de doğduğu fakat nüfusa kaydedilmeden babası ile birlikte Suriye'ye gittiğini ve orada nüfusa yazıldığını belirterek müvekkilinin murisi olan ...'le olan soybağlarının tespitine, müvekkilinin murisi olan ...'in ölüm araştırmasının var ise ölüm araştırmasının kaldırılmasına, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine, ölü ise ölüm tarihinin nüfusa işlenmesine, oğlu ...'...
nın sağ olup olmadığı, ölü ise mirasçılarının bulunup bulunmadığı bilinmediğinden bu kişilerin hisselerini idare etmek üzere ... Defterdarının kayyım atanması istenmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Dosya içerisinde bulunan bilgi belgelere göre; ... kızı ...ile ... oğlu ...'a kayyım tayinine ilişkin dava yönünden yapılan araştırmada, ... Merkezde yapılan inceleme neticesinde ... isminde dört kişinin bulunduğu, bunlardan hangisinin tapu maliki olduğunun belirlenemediği, ... oğlu ... isminde bir kişiye ise rastlanmadığı, ... olan dört kişinin nüfus kayıtlarında kardeş bilgileri incelendiğinde, bu kişilerin ... oğlu ... isimli bir kardeşinin bulunmadığı, bu nedenle ... oğlu ... ve ...'...
nin hanesinde eşi olarak görünen... Önre'nin adının ... olarak değiştirilmesine, ...ve ... çocukları olarak görünen ..., ....'ın... olan anne adlarının "..." olarak düzeltilip, ... ile aralarında soybağı kurulmasına karar verilmiş, nüfus kaydında... ve ... kızı olarak görünen ...'in anne adı ile ilgili ise herhangi bir açıklama yapılmamış hüküm de kurulmamıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, ....'in 02.02.1940 doğumlu ... ve 26.09.1941 doğumlu ... adlı kızları olup, ....'nın halen bekar ve sağ olduğu, ...'in ise 30.12.1958 tarihli evlenme ihbariyesi ile .... ile evlendiği, 9 tane çocuklarının olduğu ve halen sağ olduğu, yine aynı ...'in 03.04.1960 tarihli evlenme ihbariyesi ile ... ile evlendiği, 10 tane çocuklarının olduğu, evlenerek....hanesine gittiği açıklaması ile nüfus kaydının kapalı olduğu (evlenme tarihi olarak 30.12.1958 gösterilmek suretiyle) anlaşılmaktadır. Dava, ... ile ...'in evliliğinin iptali, ... ile ...'...
Ş.. " olarak kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığını ileri sürerek, malikin kimlik bilgilerinin nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesini istemişlerdir. Davalı , davanın reddini savunmuştur. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince " Dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen Ramazan oğlu Ö.. Ş.. adlı kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki Ramazan oğlu Ö.. Ş.. ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin mevcut olup olmadığı da sorulmamıştır. Mahkemece nüfus müdürlüğü ve ilgili zabıta birimine yazılan müzekkereler mülkiyet naklini engelleme amacı yönünden yeterli değildir" gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı...
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı,kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır...
Dosya içerisinde bulunan belgeler incelendiğinde, nüfus müdürlüğünden ve zabıta marifetiyle yapılan araştırmada davacının murisi “...” dışında “...” isminde başka kimsenin olup olmadığı sorulmuştur. Oysa ki mahkemece yapılması gereken iş; nüfus müdürlüğünden ve zabıtadan tapuda malik görünen “...” isminde başka kimsenin bulunup bulunmadığını araştırmak olmalıdır. Ayrıca taşınmazın tapulama tutanağı incelendiğinde malik hanesindeki “... oğlu ...” isminin daha sonra “... oğlu ...” olarak değiştirildiği anlaşıldığından mahkemece “... oğlu ...” isminde bir kimsenin olup olmadığı da araştırılarak verilecek cevaba göre; sağ ise kendisini ölü ise mirasçıları dinlenerek mülkiyet iddiaları olup olmadığı sorulmalıdır. Değinilen husus gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1- Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2- Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3- Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup...
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;Mahkemece, taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalı ayrıca Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler ölü iseler mirasçıları duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmeli ve sonucuna göre mülkiyet aktarımına yol açmayacak şekilde karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik araştırma ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar bu nedenle bozulmalıdır....


