WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

Bey’in nüfus kayıtlarında gözükmediğini, onlar yönünden veraset ilamı alamadığını ileri sürerek anneannesi ...’un babasının ... Bey ve dedesinin ... Bey olduğunun tespiti ile nüfusa tesciline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 14. maddesine göre; nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik, Türk Vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlat edinilme, soybağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir. Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır. Somut olayda; davacı daha önceden ölen anneannesi ...’un babası olan ... Bey ile dedesi olan ... Bey’in nüfus kayıtlarında gözükmediğini, onlar yönünden veraset ilamı alamadığını ileri sürerek anneannesi ...’un babasının ... Bey ve dedesinin ......

Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak talep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. ./.. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin...

Ancak, yargı yolu belirlenmesi ile Yargıtay 17.Hukuk Dairesi tarafından tüm davada aile mahkemesinin görevli kabul edildiği dikkate alınarak, nüfus kaydının düzeltilmesi ve babalık davası yargılamalarında davacının gerçek babasının .... olduğunun tespiti ile kaydının düzeltimine ilişkin talep yönünden davanın tefrik edilerek görevli aile mahkemesinde ayrı esasa kaydedilmek suretiyle; mevcut hanedeki soybağının sonlandırılması ve annesinin tespit edilmesine ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davasının bekletici mesele kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Nüfus kayıtlarında görünen, davacının gerçek anne ve babasının ...... olmayıp, annesinin ..., babasının ise ... olduğu iddiası yönünden; mahkemelerin nüfus kayıt düzeltme davalarında, hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda hakim maddi olguları re'sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder....

Şöyle ki; Tapulu bir taşınmazın mülkiyet hanesinin değiştirilmesine yönelik iptal ve tescil davaları kural olarak tapu sicilinde malik görünen kişilere, malik görünen gerçek kişinin ölmüş olması durumunda ise mirasçılarına yöneltilir. Dairenin az yukarıda açıklanan bozma ilamında, kayıt maliklerinin mirasçılarının tespiti ve taraf teşkili açısından, kayıt maliklerinin veraset ilamlarının temini zorunluluğuna değinilmiş ve bu çerçevede bozma sonrasında yapılan yargılama sırasında, kayıt maliklerine ait olduğu belirtilen veraset ilamları dosyaya sunulmuş ise de, dosyanın incelenmesinden; dosya arasında bulunan 17.7.1967 tarih ve 2185 sayılı vekaletnamede, ... ... 1324 doğumlu görünmekte iken, nüfus kayıtlarında 1323 doğumlu göründüğü, aynı vekaletnamede ..., ... kızı olarak görünmekte iken veraset ilamında ... kızı olarak göründüğü, kayıt maliklerinden ..., 2185 numaralı vekalette 1321 doğumlu görünmekte iken, 2188 numaralı vekalette 1320 doğumlu olarak göründüğü, ...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı dava dilekçesinde nüfus kütüğünde sağ olarak kayıtlı bulunan kardeşleri ... ve ...'nın ölü olduğunun tespitini ve nüfus kaydına ölüm şerhlerinin verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Ölüm tarihinin tespiti istenenlerden ...'nın dosyada mevcut nüfus kayıt örneğine göre 15.01.1966 tarihinde doğup 08.10.1973 günü nüfusa tescil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu kişinin 1965 yılı içerisinde öldüğünün tespitine karar verilmiştir....

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç tapudaki kayıtların, nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir. Somut olayda; dava konusu taşınmazların tapulama tutanaklarının tespit tarihinin 12-13.5.1977 tarihleri olduğu, davacıların murisinin ise 04.09.1975 tarihinde vefat ettiği ancak tapulama tutanaklarında tespit malikinin “ölüolduğunun belirtilmediği görülmektedir. Mahkemece, dosyadaki veraset ilamına göre ......

nin babasının nüfus kaydında ... olarak geçtiği ve Türk vatandaşı olduğunu belirterek murisleri ... ile soybağlarının tespiti ile murisin kızları olarak görünen ve haklarında ölüm araştırması şerhi bulunan ...'nin ölüm araştırılmasının kaldırılması, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi, ölü iseler ölüm tarihlerinin nüfusa işlenmesi talebinde bulunulmuş, davanın ilk açıldığı mahkemece tefrik kararı verilerek nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin dava mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmiş, soybağının tespitine ilişkin dava yönünden görevsizlik kararı verilmiştir. Dava muris ... ile davacının soybağının tespiti istemine ilişkin olup soybağı davası niteliğindedir. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın aile mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 12.12.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı...

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Somut olayda; davacı, kardeşi ...'ın 1971 yılında vefat ettiğini kardeşinin "ölü" kaydının kendi nüfus kaydına yazıldığını, Kayseri Asliye Hukuk mahkemesinin 1980/645 E 1980/437 K sayılı kararı ile kendisinin sağ olduğunun tespiti ve nüfus kaydındaki "ölü" ibaresinin iptaline karar verildiğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki “... oğlu ...” şeklindeki kimlik bilgilerinin “ ... oğlu ...” olarak düzeltilmesini istemiştir. Dava konusu taşınmazın edinilmesine ilişkin 10.02.1975 tarihli resmi senet incelendiğinde taşınmazın ...'...

in aslında ... oğlu ... olduğunun tespit edildiği, ...'in nüfus kayıtlarına ulaşıldığı ve mirasçılarının bulunduğu tespit edilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmayla komisyon kararında adı geçenin nüfus kaydındaki kişi olup-olmadığı duraksamaya yer vermeksizin belirlenememiştir. Şöyle ki, kayyım atanılması istenen ... oğlu ...'in adı, kadastro komisyon tutanağında ve tapu kayıtlarında ... iken nüfus kayıtarında ...'tir. Bu durumda, komisyon tutanağındaki kişi ile nüfus kaydındaki kişinin aynı kişi olup olmadığı hususunda duraksama oluşmuş olup ...'e kayyım atanması talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....

UYAP Entegrasyonu