nin doğum tarihinin 26.11.1994 olmasına karşın her nasılsa nüfus kütüğüne 26.04.1996 olarak kaydedildiğini belirtip bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece yaşının düzeltilmesi istenen ...'nin 08.12.1993 doğumlu bir kardeşi daha olduğunu, iki kardeş arasında 180 günden az süre olamayacağını gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, yaşının düzeltilmesi istenen ... 'ın, 19 Mayıs İlçesi ...'de nüfusa kayıtlı olduğu 26.04.1996 günü aynı yerde doğup 21.08.1998 günü tescil edildiği, aynı hanede nüfusa kayıtlı bulunan kardeşi ...'ın 08.12.1993 tarihinde doğup 21.08.1998 günü tescil edildiği, davacıların dava dilekçelerinde müşterek çocukları ...'nin 26.11.1994 tarihinde doğduğunu ileri sürerek talep gibi karar verilmesini istedikleri ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davada Asliye Hukuk Mahkemesi ve İzmir 8. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, davacının davalıların ortak çocuğu olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın nesebin düzeltilmesi istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Aile Mahkemesi ise, talebin soybağına ilişkin olmadığı, nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Somut olayda davacı, aynı zamanda ..ii pasaportuna sahip olması ve T.C. kayıtları ile Lübnan pasaportundaki bilgilerin çelişkili olduğu gerekçesiyle T.C....
in aynı kişi olduğunun ve ... ile ...'un kardeşleri olduğunun tespiti ile mevcut kaydının terkini, kardeşlerinin bulunduğu Tekirdağ Merkez ... Köyü Cilt:63 Hane:87'ye tescili istenilmiştir. Mahkemece ... ile ....'in aynı şahıs olduklarının tespitine, tescil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Bayezit Yorgun'un babası ...'un (... ve ...'tan olma 1303 doğumlu) eş ve çocuklarını gösteren vukuatlı nüfus kaydının ilgili Nüfus Müdürlüğünden istenilerek dosya içerisine konulmasından sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Yargılamaya devamla davanın nüfus davası olduğu gerekçesiyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna aile mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiştir. İhbar olunan Hazine ise davaya katılma talebinde bulunmuş ancak talebi reddedilmiştir. Dava anneliğin tespiti istemine ilişkin olup, TMK m. 282 uyarınca çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulacağından, çocuğu doğuran kadının anne olduğunun tespiti istemi nüfus davasının konusunu oluşturacaktır. Her ne kadar karar başlığında davalı olarak gösterilmiş ise de, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasında Hazine'nin taraf sıfatı bulunmamaktadır. Yukarıdaki açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mahkemece taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği ve Hazine'nin bu davada taraf sıfatı olmadığı gözetilerek istinaf incelemesi yapılması gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, galleye ve tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın davacı yönünden açılmamış sayılmasına, müdahil davacının davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Müdahil davacı ...'nin gidebildiği kadar üst soylarını gösterir açıklamalı nüfus kayıtlarının ilgili nüfus müdürlüğünden, 2-Dosya içindeki belgelerden ...'nin evlenerek Şanlıurfa merkez ilçesi ... Mahallesi 9.cilt 181 hane 13.sıraya gittiği anlaşılmaktadır. Buna göre ...'nin ölü veya sağ olup olmadığını gösterir açıklamalı nüfus kaydının ilgili nüfus müdürlüğünden, Getirtilip dosya içerisine konulduktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, davalı "Bolgan"ın davacının babası olduğunun tespiti ile kapalı olan nüfus kaydına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Dairenin bir önceki geri çevirme kararının tam olarak yerine getirilmediği görülmüştür. Bu nedenle; Davacı ...’ın doğum tutanağı ile nüfus kaydına dayanak belgelerin ve davacının annesi ...’nin evliliklerini de gösterir şekilde aile nüfus kayıt tablosunun ve davalı ...’ın varsa tanıma evraklarının ilgili nüfus müdürlüğünden sorularak alınacak cevap yazılarının dosyaya konulmasından ve istenilen hususların yerine getirildiğinin bizzat hakimlikçe denetlenmesinden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine yeniden GERİ ÇEVRİLMESİNE, 30.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının nüfus kütüğünde annesi olarak kayıtlı bulunan 1904 doğumlu ...'in aslında annesi olmadığını bildirerek annesinin 1918 doğumlu ... olduğunun tespiti ile annesinin nüfus kütüğüne kaydının yapılmasını istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyanın incelenmesinde; 1-Davaya katılanlardan ...’ın yargılama sırasında mirasçıları da davaya katıldığına göre adı geçenin mirasçılık belgesi ile nüfus aile kayıt tablosu, 2-1918 doğumlu ...’ın mirasçılık belgesi ile nüfus aile kayıt tablosu, Dosyada bulunmamaktadır. Mahkemece yukarıda belirtilen belgelerin ilgili yerlerden getirtilip dosyaya konulduktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 20.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Tapulama tespiti 12.10.1952 tarihinde yapılmış, 05.06.1953 tarihinde kesinleşmiştir. Tespit yapıldığı sırada ...'nin taşınmazın başına gelip tespiti doğruladığı yazılıdır. Ancak bu tarih itibariyle davacının murisi ... evli ve ölüdür. Tapu maliki ile aynı kişi olması durumunda tutanağa ölü olduğunun yazılması gerektiği ve baba isimlerinin farklı olduğu hususları üzerinde de durulmamıştır. Bu durumda mahkemece kadastro tutanağında dava konusu taşınmazın iskanen ... ... ve ailesine verildiği yazılı olduğuna göre iskan kayıtları getirtilmeli, ayrıca ... ...'in payı 25.05.1998 tarihli 499 yevmiye numaralı işlemle tapudan devredildiğine göre bu işleme ait akit tablosu istenmeli ve akit tablosundaki satıcı ... ...'in tablodaki kimlik bilgilerinden "... oğlu ... ...'in" nüfus kayıtları veraset ilamına esas teşkil edecek şekilde ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilmelidir. ... kızı ... ...'...
'in tapu kayıtlarında ve nüfus kayıtlarında soyadının bulunmadığını belirterek davacılar ile ... ... mirasçılarının aynı kişiler olduğunun tespiti ile tapu kaydının ... Mirasçıları ..., ..., ... ve ... olarak düzeltilmesini talep etmişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece, “Ne varki, mahkemece yukarda belirtilen ilkeler doğrultusunda hükme elverişli bir inceleme ve araştırma yapılmadan sonuca gidilmiştir. Şöyle ki; davacıların murisi hakkında yapılan nüfus araştırmasının yeterli olmadığı gibi, dosyaya ibraz edilen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.01.2004 tarih 2004/80 Esas, 2004/63 Karar sayılı veraset ilamına göre Muris ...'in 1943 doğumlu olduğu, tapu kayıt maliki ve adına kadastro tespiti yapılan ...’in ise 1935 yılında öldüğü anlaşılmıştır....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak talep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı...


