WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Somut olayda; her ne kadar dayanak çekteki ilk cironun lehtara ait olmadığı açıklanarak takibin iptaline karar verilmişse de, çek aslının incelenmesinde ilk cironun lehtara ait olduğu görülmektedir. O halde mahkemece; borçlunun, alacaklının yetkili hamil olmadığına yönelik kambiyo hukukuna ilişkin şikayeti yerinde olmadığından, borçlunun sair itiraz nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; çek aslı icra müdürlüğünden getirtilmeden çek fotokopisi üzerinde yapılan inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi ve İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İİK'nın 170/a-son maddesinde (her ne suretle olursa olsun, ... borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise) takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfını taşımadığı nedeni ile takibin iptal edilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, bonoların taraflar arasında düzenlenen 22.12.2004 tarihli sözleşme uyarınca verildiği ihtilafsız olup, bu sözleşmede yer alan muacceliyet şartı nedeniyle borçlunun vadeye yönelik şikayeti de yerinde değildir. O halde, mahkemece borçlunun borcu kısmen kabulü dikkate alınarak, İİK'nın 170/a-son maddesi uyarınca şikayetin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de; borçlu, borcun 2.300,00 Euro'luk kısmını kabul ettiği halde talebi aşar şekilde takibin tamamının iptali doğru görülmemiştir....

İcra Dairesi’nin 2014/622 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptaline karar verildiği, borçlunun bu karara dayanarak hacizlerin kaldırılması isteminin icra müdürlüğünce reddedildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, borçlu hakkındaki takibin iptaline karar verildiğine göre, icra müdürlüğü işleminin iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren ... gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.....2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; İİK’nun Onaltıncı Bab'ında düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikayet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği icra takibinin kesinleşmesi gerektiği, icra takibi kesinleşmeden yapılacak şikayetin, henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı ve icra takibinin sonradan kesinleşmesinin de bu şikayeti süresinde ve usulüne uygun yapılmış bir şikayet konumuna getirmeyeceği cihetle; Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından 22/04/2014 tarihinde borca ve yetkiye itiraz edildiği, takibin durduğu, alacaklı tarafından itirazın iptali davası açıldığı, itirazın iptaline ilişkin Büyükçekmece 2....

Takibin kesinleşmesinden sonraki safhada borçlu İİK'nun 71. maddesine göre itfa imhal veya zamanaşımı itirazında bulunabilir. Somut olayda bononun vadesi gelmeden takibe konulduğu şikayeti süresinde yapılmadığından takip asıl alacak ve ferileri ile birlikte kesinleşmiştir. Borçlu takibin kesinleşmesi sonrası dönemde ise icra mahkemesine başvurarak ödeme nedeniyle borcunun kalmadığını da ileri sürdüğüne göre mahkemece icra dosyasına yapılan ödeme dikkate alınarak borçlunun isteminin İİK'nun 71. maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, süresinde yapılan bir şikayet bulunmadığı halde takip tarihinde borcun vadesinin gelmediği dolayısiyle muaccel olmadığı gerekçesiyle takibin iptali yönünde hüküm tesis isabetsizdir....

Bu takip ile mükerrer olduğu iddia edilen Ağrı İcra Müdürlüğünün 2012/621 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde ise; Alacaklı ... vekili tarafından borçlular ..., .... aleyhine 1377 Sayılı Sayıştay İlamından kaynaklı borç ve faiz alacağına ilişkin toplam 64.834,00 TL alacağın tahsiline ilişkin icra emrinin olduğu anlaşılmıştır. O halde takibin sadece şikayet eden ... bakımından iptali gerekirken, tümden iptali ile şikayet etmeyen diğer borçlular hakkında da iptalinin sağlanmış olması isabetsiz olup, mahkemece şikayet eden davacı ... bakımından takibin iptali şeklinde hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

İcra Hukuk Mahkeme'sinin 2021/437 Esas sayılı dosyasında borçlu tarafından usulsüz tebligat şikayeti ve kıymet takdirinin iptali talebiyle şikayette bulunulduğunu, derdestlik itirazında bulunduklarını öte yandan iddiaların asılsız olduğunu beyan ederek talebin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 4. maddesine göre takip hangi icra dairesinde başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler takibin yapıldığı İcra Müdürlüğünün bağlı bulunduğu İcra Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/22561 Esas sayılı dosyasında başlatılan takiple ilgili şikayet, İİK'nın 4. maddesi uyarınca yetkisiz yerde ileri sürüldüğünden mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin ... Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, dosyanın yetkili mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... Kumaşçılık Ltd. Şti. arasında akdedilen 07.04.2007 tarihli "faktoring ve faks sözleşmesi" ile çeşitli tarihlerde mal satımından doğmuş ve faturaya bağlanmış olan alacağın müvekkili firmaya temlik etme suretiyle faktoring işlemi yapıldığını, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için davalılar aleyhine girişilen icra takibinin davalıların itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemesince takibin mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca itirazın iptali davasında alacağın esasına yönelik bir inceleme yapılmadığı, itirazın iptali isteminin mükerrer takip gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmakla, kötü niyet tazminatı talep koşulları oluşmadığından davalıların kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, somut olayda dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğine göre, davalılar lehine nispi vekâlet hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekâlet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine ve koşulları oluşmadığından davalıların kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir....

Mahkemece alacaklı tarafça borçlu idareye anılan yasa hükmü gereğince bir başvuru yapılmadan icra takibi yapıldığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmesi üzerine; karar alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi gereğince karar tarihinden sonra Kuruma banka hesap numarası yazılarak yapılan başvurunun idareye 04.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak yasal süre içinde para hesaba yatmayınca ve yasal süre geçtikten sonra 09.07.2015 tarihinde takibin başladığını ileri sürmüş ve buna ilişkin bir kısım belgeler eklemiş olup, mahkemece alacaklı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği başvuru belgeleri incelenerek ve borçlunun şikayet dilekçesindeki ilamda asıl alacakla ilgili bir eda hükmü bulunmadığı yönündeki şikayeti de değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

UYAP Entegrasyonu