WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Taraflar arasında---aracılığı ile yazışmaların yapıldığı davalının sözünü ettiği ayıplı malların 06/11/2019 tarihli faturaya konu edilen 3 adet mala ilişkin olmadığı, davalının TBK 223 hükümlerine dayandığı ancak 06/11/2019 tarihli faturadaki 3 mala ilişkin süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, delil bildirme süresi geçtikten sonra ayıp ihbarında bulunduğuna dair sözlü yargılama duruşmasında delil sunduğu, davacının sonradan delil sunumuna muafakat etmediği dolayısıyla TBK madde 223 e göre davalının eseri gözden geçirme ve ayıbı satıcıya bildirme --- yerine getirmediği, satılanı ayıp ile birlikte kabul etmiş olduğu anlaşılmaktadır....

Dava konusu, davalı şirket ile davacı şirket arasında kurulan fuar katılım sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirketin organize ettiği fuarın iyapılmaması iddiasına dayalı olarak alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Dava konusu miktar 39.096,42-TL'dir. Davacı ve davalı tacir olup, TTK 18/2 maddesi uyarınca her iki tarafın da ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli olma yükümlülüğü bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK m. 26'da bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Bu temel kuralın istisnası ise 20. maddede (TBK m. 27) ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu açıklanmıştır....

Somut olayda; şirkete ait hisse devri sözleşmesi ile temlik işleminin 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca muris muvazaasına konu olamayacağı açık olmakla birlikte ticaret sicillerine resmi olarak yazıldığından TBK'nun 19. maddesi uyarınca genel muvazaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku olmadığı gibi şirket hissesi ile ilgili olarak hükümde sadece tenkis isteği yönünden hak düşürücü süre nedeniyle usulden ret kararı verilmesi de isabetsizdir. Hal böyle olunca; Ulkar Holding A.Ş hisseleri yönünden yukarıda açıklanan ilke ve olguları kapsar biçimde TBK 19. madde hükmü gereğince bir araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davacının değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371/1-a maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1....

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/2890 Esas, 2020/39 Karar sayılı 23/01/2020 tarihli ilamında; "Azami tamir süresini aşan kısım için zarar hesabı yapılır" tespiti bulunmakla birlikte mahkememizce bu tespite katılınmamıştır. Zira araçlardaki arıza üretimden kaynaklı ayıp nedeniyle olup davacının herhangi bir kusuru söz konusu değildir. Garanti belgesi kapsamında zararın bir kısmı olan tamir bedelinin üstlenilmesi TBK 112 ve TBK 49. Maddeler gözetildiğinde zarar vereni sorumluluktan kurtarmayacaktır. Ücretsiz onarım hakkının garanti sözleşmesinde tanınmış olması ayıba dayalı olarak doğan diğer zarar kalemlerinin istenmesine engel olmamalıdır. Taraflar arasında garanti belgesi düzenlenmesiyle bir sorumsuzluk anlaşması yapıldığı söylenemeyecektir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Yargıtay 19....

hükümleri gereğince karza dayalı ikame etmiş olduğu dava ve dayanağı icra takibinde kanun gereği usullere uyulmadığını, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, dosyaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan görev yönünden usulden reddi ile dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine tevdini, davanın derdestlik sebebiyle usulden reddini, talep edilen faiz miktarları hukuka uygun olmadığından TBK hükümleri gereği verilmesi gereken altı haftalık süre verilmediğinden faize ilişkin itirazlarının kabulünü, TBK 88....

Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18)). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur....

Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile Maliye Bakanlığı vekili, 107 ada 257 sayılı taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescili ve beyanlar hanesindeki üçüncü kişiler ve kurumlar lehine konulan haciz ve şerhlerin kaldırılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı bakanlıklar vekili tarafından yargılama giderleri yönünden, davalı ... vekili tarafından esas yönünden temyiz edilmiştir. Dava, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali tescil, beyanlar hanesindeki şerhlerinin silinmesi niteliğindedir....

kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenemeyeceği, keza Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararı da 03/02/2017 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunduğu, bu durumda, davacının, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 2. fıkrasının (a) bendini ihlaline ilişkin eylemi nedeniyle, aynı Kanun'un 19/2(c)-3 maddesi uygulanmak suretiyle, hakkında ceza yaptırımı tesisi gerekmekte ise de, maddenin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle, davacı hakkında bu madde yönünden yaptırım uygulanmasının mümkün bulunmadığı davacının eylemi dolayısıyla Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası hükmü uyarınca cezalandırılamayacağı,19/2 (c)-3 maddesi de Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiğinden uygulanamayacağı anlaşıldığından davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kurumda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır....

madde uygulaması, 22.07.1987 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır....

UYAP Entegrasyonu