Mahkemece; açılan davanın kabulüyle,.....sayılı taşınmazın (fen bilirkişisi ......tarafından düzenlenen 23.05.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda) (A) harfi ile gösterilen 851,34 m2'lik kısmın tapu kaydının iptali ile iptal edilen kısmın orman vasfı ile Hazine adına tesciline, taşınmazda kalan kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına, fen bilirkişisi raporunun ve ek raporunun iş bu kararın eki sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekilince çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava; kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescili ile yıkım (kal) istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ....... hudutları dâhilinde 6831 sayılı Orman Kanununa göre 03/07/1995 - 24/06/1996 tarihleri arasında yapılan ve 19/02/1997 tarihinde askı suretiyle ilan edilen orman kadastrosu çalışması mevcuttur........ mülki sınırları içinde kalan ....ormanlarında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır....
(yeni 19.) maddeye dayalı olarak bir dava açabileceği gibi aynı işlem için İİK. 277 vd maddelerine göre bir tasarrufun iptali davası açması da mümkündür. Davacının bu seçimlik haklarından birini kullanmış olması durumunda talebi doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılması gerekir. Somut olayda davacının davası BK 18. (19.) maddesindeki muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal istemine ilişkin olduğundan anılan madde çerçevesinde değerlendirme yapılıp, taraf delilleri buna göre toplanıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde davacının İİK 277 vd kapsamında bir dava açtığı kabul edilerek hüküm tesisi isabetli değildir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 04/03/2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi....
Fuarının gerçekleştirilmesi için 29.05.2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, Covid 19 salgını nedeniyle fuarın gerçekleştirilmesinin zorlaştığını, bu durumun mücbir sebep olduğunu, bu nedenle 6098 sayılı TBK m. 136 ve 138'e göre sözleşmeden dönülmesi, bu taleplerinin kabul edilmemesi durumunda ise sözleşmeye müdahale edilerek fuar etkinliğinin ... tarihleri arasına ertelenmesine karar verilerek uyarlanmasını talep etmiştir. DAVALININ TALEBİ: Davalı ...Ş. davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ: Dava 6098 sayılı TBK m. 136'ya göre ifa imkânsızlığı ve 138'e göre aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin feshi olmadığı takdirde sözleşmenin günün koşullarına göre uyarlanarak çekişmenin giderilmesi talepli olarak açılmış 6100 sayılı HMK m. 111 kapsamında terditli davadır....
SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün taahhüt nedeniyle tahliye davasına yönelik olarak BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
BORÇLAR KANUNU [ Madde 18 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 12 ] "İçtihat Metni" Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile trafik kaydının iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 477, 478, 479 ve 170 parsel sayılı taşınmazların davalılara temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, denkleştirmenin söz konusu bulunmadığı belirlenmek suretiyle anılan taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Yine, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda, 01.04.1974 tarih, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da ifade edildiği üzere dava hakkı murisin ölümü ile doğar. Somut olayda, kadastro tespiti miras bırakanın ölümünden önce yapılmıştır. Diğer bir anlatımla davacıların dava hakkı tespitten sonra doğmuştur....
Hukuk Mahkemesinin 26.06.2006 gün 2005/358 - 2006/297 sayılı kesinleşmiş dava dosyası içinde bulunan orman ve ... bilirkişi tarafından müşterek düzenlenen krokili raporda B ile işaretlenen 14.451,02 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 21.06.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 24.12.1962 tarihinde makiye ayırmanın iptali , 1962 yılında genel arazi kadastrosu, 16.05.1989 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/04/2013 NUMARASI : 2012/583 - 2013/286 Taraflar arasındaki 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesinde kalan yer iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 09/04/2015 gün ve 2014/9707 - 2015/2809 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı Hazine temsilcisi tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dairemiz kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usûl ve kanuna da uygundur. Ayrıca, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, çekişmeli taşınmaz orman sayılmayan yerlerden olduğu gibi yörede ilân edilerek kesinleşmiş bir orman tahdidi bulunmamaktadır....
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davanın temelinin TBK 19 uyarınca irade-beyan uyumsuzluğuna dayalı işlemden kaynaklandığını, yapılmak istenen işlem şahsi teminat (kefalet) işlemi olmakla beraber; görünürde işlem taşınmaz satış vaadi olarak yapıldığını, tarafların böyle bir iradesi olmadığından sebebe bağlı olan taşınmazın tescili (satış vaadi sözleşmesi) işlemi geçersiz olacağını, diğer taraftan TBK tarafından sıkı şekil şartları öngörülen kefalet sözleşmesinin de şekli şartları yerine getirilmediğinden o da şekil yönünden geçersiz olduğunu, bu sebeple yargılama konu yönüyle TBK genel hükümlerine göre yapılarak incelenmesi gerektiğini, böylece görevli mahkeme genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER: Tüm dosya kapsamı....
Mahallesi 121 ada 28 parsel (121 ada 19 parselden ifraz ile) sayılı taşınmazın kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istenilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, dava konusu 121 ada 28 parsel sayılı taşınmaz hakkında kamulaştırma yapıldığı, ... 1....
Bu durumda borçlu ödediği parayı İİK'nın 72/7. maddesine değil, BK'nın 62 (TBK m. 78) maddesine göre geri isteyebilir. İcra takibi İcra Mahkemesi'nin kararı ile iptal edildiğinden bu kararın verildiği 22.04.2011 tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı takip yapabileceği gibi alacak davası da açılabilir. Davacı ... 15.12.2011 tarihinde takibe geçerek zamanaşımını kesmiş ve yeni 1 yıllık zamanaşımı süresi başlatmıştır. Bu takiple ilgili itirazın iptali davası 22.12.2011 tarihinde açıldığına göre dava, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi içerisinde açılmıştır. Mahkemece bu yönler gözetilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile davanın usulden reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....


