WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Davalılardan ----vekili davacıların ortak sıfatı ile TTK 408/2-f maddesine dayalı olarak dava açamayacağını, bu davayı açma hakkının---------- ait olduğunu belirterek davacılar yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığını ileri sürmüştür. Davacılar TTK 408/2-f maddesine dayalı olarak yapılan işlemlerin butlanla malul olduğunun tespitine yahut TBK 19.maddesine dayalı olarak işlemlerin muvazaalı olarak kabulü ile davalıla------ kayıtlı tapuların iptali ve ---adına tescilini talep etmektedirler, davacıların davalı --- olup doğrudan veya dolayısıyla çıkar ve yararları bulunduğu taktirde muvazaa nedenine dayalı olarak dava açabilecekleri mahkememizce kabul edilmiştir. Davalılar ----.vekilleri davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş iselerde davacı iddialarını geçersizlik ve muvazaa hukuki sebeplerine dayalı olarak açtığından zamanışımının söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır....

Zira mahkemece pandeminin sonuçları sözleşmenin iki tarafı için de eşit olarak muhakeme edilmemiş sadece davacı açısından doğabilecek bir takım olumsuzluklar üzerinde durularak TBK 136'da düzenlenen sonraki İfa İmkansızlığı kurumu uygulanmıştır. Ancak detaylıca açıklayacağımız üzere somut uyuşmazlığı çözecek olan hukuki kurum TBK M. 138'de düzenlenen Aşırı İfa Güçlüğüne dayalı sözleşmenin uyarlanması ilkesidir. Mahkemece ilgili fuarın düzenlenip düzenlenmeyeceği hususunun belirsiz olduğu düşünülmüşse de aksine idari kararlar dikkate alınarak yeni fuar tarihi belirlenmiş ve bu tarih katılımcılara bildirilmiştir. Dolayısıyla katılımcıların süreci öngörmeyip planlamamaları mümkün değildir. Bir diğer husus olan erteleme tarihindeki fuara yurt içi ve yurt dışından katılacak kişi sayısının azalacağı hususuna gelirsek; elbette ki pandemi birçok sektörü büyük ölçüde etkilemiş hizmet sektöründe hizmet alan insan unsurunu azaltmıştır....

Bu durumda mahkemece, davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK'nın 19. (818 sayılı BK'nın 18 ) maddesinde düzenlenmiş muvazaa iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olduğunun kabulü ile ispat yükü yönünden genel ilkelere uygun olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, davanın tavsifinde yanılgıya düşülerek ve ispat yükü davalıya yüklenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı...temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, anılan davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

KARAR Davacılar vekili, TMK'nin 713/2. fıkrasında yer alan, maliki 20 yıl önce ölmüş hukuki sebebine dayalı olarak 115 ada 19 parsel numaralı taşınmazda davalı Ali adına kayıtlı payın iptal edilerek davacıların murisi ... mirasçılarının mirasçılık paylarına göre adlarına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasını TMK'nin 713/2. maddesine dayandırdığı ancak bu madde koşullarının oluşmadığı, malikin tapu kaydından anlaşıldığı ve bu malik hakkında herhangi bir gaiplik kararının olmadığı anlaşılmış, davacı davasını başkaca bir tapu iptal sebebine de dayandırmadığından taleple bağlılık ilkesi gereği başkaca tapu iptal sebebi araştırmaya da gerek görülmemiş ve koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Mahkemece davanın kabulüne, ... ada 19 ve 120 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ... niteliğiyle ... adına tesciline, karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen ... kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk ... tahdidinin 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında yapılarak aynı yıl kesinleştiği, 1980 yılında 1744 sayılı Kanuna göre 2. madde uygulaması, 1985 yılında 2896 sayılı Kanuna göre 2/B uygulaması ile 1987 yılında 3302 sayılı Kanuna göre çalışmalar yapıldığı ayrıca 1956 yılında ise genel arazi kadastro çalışması yapılmıştır....

Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davanın terditli olup asıl talebin muvazaa iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğu, asıl talep hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, muvazaa yönünden dosyanın incelenmesi gerektiği, muvazaa iddiası ile açıldığından davanın herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabii olmadığı beyan edilerek kararın düzeltilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, göre uyuşmazlık, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu Maddesine dayalı açılmış, muvaazalı devrin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440 ncı maddesi. 2. 6098 sayılı Borçlar Kanunun 19 uncu maddesi 3. Değerlendirme Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK'nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır....

İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının gerek maddi vakıalara gerekse hukuki esasa aykırı olduğunu, her şeyden önce davalı tarafın ileri sürdüğü zamanaşımı def’inin hukuken geçersiz olduğunu, müvekkili tarafından 05.01.2017 ve 19.04.2021 tarihlerinde SGK’ya yapılan ödemelerin davalıya isabet eden payı da kapsayan fazla ifa niteliğinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TBK m.73’ün “öğrenme” kriteri esas alınacak olsa dahi, alacağın miktarı ve davalının sorumluluk payının ancak ödemeler ve buna bağlı hesaplamalar sonucunda netleştiğini, müvekkilinin de yasal süre içerisinde icra takibini başlattığını, TBK m.62/2 uyarınca, kendi payına düşenden fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun bu fazla kısmı diğer borçlulardan talep etme hakkına sahip olduğunu, bu iç rücu alacaklarının doğrudan ödeme anında muaccel hale geleceğini ve zamanaşımının TBK m.146’daki on yıllık süreye tabi olduğunu, dolayısıyla TBK m.73 yalnızca klasik anlamda haksız fiil...

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 03.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin yüklenicisi olan taraf, sözleşmede yasaklanmamış ise teslim borcunu (TBK m. 479) yerine getirdiğinde arsa sahibine karşı kazanacağı kişisel hakkını (bağımsız bölüm tapusunun devrini) arsa sahibi ile mevcut sözleşmesine dayanarak doğrudan ondan isteyebileceği gibi TBK nın 183. maddesi hükmünden yararlanarak arsa sahibinin rızası da gerekmeden üçüncü kişilere yazılı olmak koşuluyla (TBK madde 184) devredebilir. Temlik alanın ifa talebine muhatap olan borçlu (arsa sahibi) bu talebe hemen uymak zorunda değildir. Devralan yeni alacaklı (üçüncü kişi) temlik işlemini ve yeni alacaklı sıfatını ispat etmiş olsa bile, borçlunun (arsa sahibi) ona karşı bir takım itiraz ve def'ilerde bulunmak imkânı vardır. Gerçekten TBK m.188’e göre “Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir”....

şirketine devir edildiği,1 numaralı işyerinin borçlu şirket adına tahsisli olması ve borçlu şirket tarafından da yapılan tahsis hakkı devri olması sebebiyle ; işyeri tahsisinin devri işlemi açısından İİK Mad 277 vd, hükümlerinin tatbik edilmesinin mümkün olduğu, ancak davacının zamanaşımı süresini gözeterek tasarrufun iptali davasının ıslah etti, davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği, TBK Mad. 19 ve TBK mad.202 konulu istemlerin de ; davacının TBK Mad.19 gereğince muvazaa iddiasına dayalı olarak bir istemde bulunduğunu ifade etmesine rağmen, dava dilekçesinde ve sonraki beyanlarında aslında isletmenin devir işlemi yapan borçlu şirket tarafından sevk- idare edildiğine yönelik mutlak muvazaa beyanında bulunmadığı, buna dair herhangi bir belge ibraz etmediği veya delil sunmadığı, mahkemece muvazaa iddiasının alacaklı davacılar tarafından ispat edildiği kanaatinde olursa ; bu durumda tahsil yönünde bir karar değil borçlu ....Ltd. Şti. tarafından ... ve ......

UYAP Entegrasyonu