"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :.........Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle iptal davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı ......'nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına tescilli 2003 01632 sayılı ........ 17.5.2007 tarihinde davalı .........'ne devrettiğini, bu devir dışında borçlunun makinaları ile ondokuz işçisini de davalı ....... devrettiğini belirterek marka devrinin muvazaalı olduğunun BK'nun 18.maddesi gereğince tespiti ile kıyasen İİK'nun 283 maddenin uygulanarak haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı borçlu şirket savunma yapmamıştır....
Noterliği’nin 04.04.2018 tarih ve 02785 yevmiye numaralı ihtarı ile şirket müdürü ve hissedarı ...’e hisse devri ve kayıt ve defterlerine işlenerek ilanı ve genel kurul bildirimi yapıldığı, 04.06.2018 tarihinde hisse devri gündemi ile olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı, yapılan genel kurulda %50 hissedar ve şirket müdürü ... hisse devrine onay vermediği, müvekkilinin onayı ve itirazı kaydı ile genel kurul kapatıldığı, şirket sözleşmesinde hisse devri yasaklanmadığı halde müvekkilinin hisse devri ve devir hakları bekletilerek pay defterine işlenmediği, Genel kurul tarafından hisse devri red edilmediği , TTK m. 595 gereği devirden itibaren de 3 ay geçmesine rağmen hisse devri şirket kayıtlarına işlenmediği ve ilan edilmediği, şirket kayıt ve defterleri incelendiğinde müvekkili hisse devrinin şirket kayıt ve pay defterlerine işlenmesi gerektiğinin tespit ile şirket defter ve kayıtlarına tesciline karar verilerek devrin ticaret sicilde ilanına karar verilmesini, müvekkilinin hisse...
a yapılan devir ise şirket genel kurulunca kabul edilmiştir. Genel kurulda alınan genel kurulun iptali için İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2020/302 Esas sayılı dosyasında dava açılmış olup, ilk derece mahkemesince genel kurul kararının iptali ve hisse devrinin tescili davasının reddine karar verilmiş ve davacının istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2021/43 Esasında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Pay devrinin şirketçe kabul edilmemesi ve ortaklık yapısının devir olmaksızın belirlenmesi nedeniyle bu davanın bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Davacı çağrı usulsüzlüğüne dayanmış olup, toplantı ve karar nisabı dikkate alındığında alınan kararın yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu da kanıtlanmamıştır. Davaya konu genel kurulda ise 22.07.2020 tarihli genel kurulda onaylanan Üsküdar ......
Asliye Hukuk Mahkemesi'nce hisse devrinin önlenmesi ile ilgili verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığı, bu nedenle 06.05.2008 tarihinde davalı ...'na yapılan hisse devri ile ....06.2010 tarihinde Bülent Savaş'a yapılan hisse devirlerinin geçersiz sayılması yönündeki bilirkişi görüşünün doğru olmadığı, iptali istenen ....06.2010 tarihli genel kurulda hazirun cetveline göre toplantıya katılan ... ve ...'ın hisse toplamı 190 olup bu kişilere ait oylar geçersizlik nedeniyle dışta tutulsa dahi kanunun aradığı yeter sayı sağlanmış olacağından genel kurulun iptali için yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
Noterliği'nin 27/01/2016 tarih, ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi, Davalı şirketin 20/03/2017 tarih, 2017-01 sayılı ortaklar kurulu kararı, ...'nün 28/03/2019 tarihli yazısı, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 25/05/2021 tarih ve 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı şirket ortağı ve yöneticisi tarafından davalılar aleyhine açılan limited şirket ortaklığının devir sebebiyle sona erdiğinin tespiti ve tescili talebine ilişkindir. Davacı taraf davalı şirketteki hisselerini davalı şahsa devretmesi nedeniyle şirketteki ortaklığının sona erdiğini ancak hisse devrinin ticaret siciline tescil edilmemesi nedeniyle hala kayıtlarda şirket ortağı olarak gözüktüğünü, bu nedenle adının şirket ortaklığından silinmesini, davalının yetkili ortak olduğunun tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir....
olması nedeniyle hükümsüz olduğunu, bu hususun 2004 sayılı Kanun'un 278 inci maddesinde de düzenlendiğini, davacı şirket hisselerinin devrinin yanında başka gayrimenkul ve şirketlerin hisse devrinin de yapıldığını, bu devirlerde gösterilen toplam 15.000.000,00 TL bedelin gerçek değeri yansıtmadığından, bu devirlerin ivazsız yapıldığını gösterdiğini, davacının kötü niyetli olarak veya ihmalen Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmayan devir bilgisini süresinde açılmamış olan bu davada delil olarak kullanmaya çalıştığını, davalılara yapılan devrin ise ivazlı devir olduğunu, davacı şirketin hisselerinin ivazsız devredilmiş olması nedeniyle müteveffa ......
iptali ile kendisinin pay defterine hissedar olarak tescilini talep etmiş, asıl davalıdan ayrıca hisse devrinin mümkün olmaması halinde hisse bedelinin ve zararının tahsilini istemiştir.Ticaret sicil kayıtlarına göre; asıl ve birleşen davada davacının birleşen davalı şirkette 3.200.000 adet paya, asıl davalı ...'...
Davalı vermiş olduğu cevap dilekçesinde davacı taraf ile yaptıkları şirket ortaklığı sözleşmesindeki imza ve kaşenin şirketlerine ait olduğunu, çekleri borçlu oldukları şahıslara vermeleri nedeniyle geri alıp davacıya iade edemediklerini, iadesi konusunda gereken çalışmayı yaptıklarını beyan ettiği görülmektedir. Taraflar arasında adi yazılı limited şirket hisse devrine ilişkin sözleşmenin yapıldığı, dava konusu edilen çeklerin de davacı tarafça davalı şirkete peşinat olarak verildiği, hisse devrinin gerçekleşmediği hususları ihtilafsızdır. Uyuşmazlık; söz konusu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir. Yine davaya konu edilen çek bedellerinin ödenmediği hususunda da bir ihtilaf yoktur. Davalı tarafın cevap dilekçesindeki beyanları HMK 188. Maddesindeki ikrar olarak mahkememizce değerlendirilmiştir. HMK madde 188'e göre; "Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/112 Esas KARAR NO : 2023/331 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 02/02/2022 KARAR TARİHİ : 11/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, 1995 yılında dava dışı ........
Ben taraflar arasında şirket hisse devriyle alakalı bir anlaşma olup olmadığına vakıf değilim. Zira şirket merkezindeki gelişen olaylardan bizim şantiyede haberdar olmamız mümkün değildir. Dava açılana kadar da ben bu durumdan haberdar değildim. Olay hakkındaki görgüm ve bilgim budur" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ... tarafından satışı vaadedilen payla ilgili olarak ....Ltd. Şti tarafından alınan ortaklar kurulu kararı ile pay devrinin onaylanmadığı görülmüştür. Davacı tarafından bir çok yere gönderilen mailde söz konusu hisselerin ... Yetkilisi ... adına alındığını açıkça ifade ettiği, bu maillerin HMK 202. Maddesi kapsamında yazılı delil başlangıcı teşkil ettiği, dinlenen taraf tanıklarının beyanlarından da söz konusu hisse devirinin gerçekte ... adına yapıldığı, ... yetkilisi ...'ın yurtdışında olması nedeniyle şirket adına imza yetkisi verilen ve aynı zamanda ...'...


