Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, muvazaa nedeniyle davalılar arasında yapılan marka devir sözleşmesinin iptali ile davalı ... adına tesciline ilişkindir. Mahkeme, 556 sayılı KHK'dan kaynaklanan davalara bakmakla görevli olup somut uyuşmazlık bu kapsamda bir uyuşmazlık olmadığından uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olduğundan ve temyiz aşaması dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiğinden taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre davaya bakma görevinin genel mahkemeye ait olduğu düşünülmeksizin yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 22.05.2012 tarihli ve 2010/565 E., 2013/221 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.05.2012 tarihli ve 2013/6625 E., 2013/8684 K. sayılı kararı ile: "...Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil, olmadığı takdirden tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, muvazaa olgusu sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir....
Davalı ..., davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında iptali istenen taşınmazın adına tescilli olmadığını, ... soyisimli kişilere ait olduğunu, taşınmazın tapu kaydının bulunmadığını, halen kadastrosunun devam edip davanın derdest olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ... davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın henüz tapuya kayıtlı değilken tapusuz şekilde zilyetliğin devrine yönelik olan işlemlerde muris muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, murisin saklı pay ihlaline yönelik TMK ‘nın 565. maddesi kapsamında herhangi bir tasarrufunun tespit edilememesi nedeniyle de tenkis talebinin reddine karar verilmiştir....
Bunun sonucu olarak, alıcı ancak satış senedinde belirtilen hukuki neden gereğince aracın mülkiyetini kazanabilecektir. O nedenle satış ise satış, bağış ise bağış gereğince gerçekleşebilecektir. Eğer bu konuda yanlar arasında bir danışıklık varsa, gerçekten bağış satış gibi gösterilmişse, gerçek iradeleri resmi senette birleşmemiş olması nedeniyle mülkiyette geçmeyecektir. Yanların gerçek iradeleri ile senede yansıyan iradeleri birleşmediğinden, geçerli hukuki bir sonuç ortaya çıkmış sayılmayacak delillerin imkân vermesi koşulu ile danışıklı bir işlemin varlığının kabul edilmesi gündeme gelecektir. Bu sonuçta işlemin iptaline neden olacağı her türlü duraksamadan uzaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.05.1999 gün ve E:1999/4-286 K:1999/293 sayılı kararında da aynı görüş benimsenmiştir. Somut olaya gelince; Asıl dosyada davacılar ... ve ...; mirasbırakan ...'...
e muvazalı olarak sattığı ileri sürülmüş olup bozma kararı uyarınca muvazaa iddiası yönünden; dinlenen tanıkların mirasbırakanın gelir durumunun iyi olmadığını, borçlarının olduğunu, taşınmazın bir bölümünü satarak borçlarını ödediğini ifade ettikleri, mirasbırakanın mal kaçırma kastı iddiasının ispatlanamadığı, muvazaa şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın ... ve ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... yönünden esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve katılma yoluyla bir kısım davalılar vekili Av. ... temyiz başvurusunda bulunmuştur. B....
e devredildiğini, ekte mahkemenize sunmuş olduğumuz 02/02/2010 tarihli protokol ile yapılan hisse devir sözleşmesinin muvazaalı olduğu taraflarca açıkça kabul edildiğini, babası muris... o dönemki birtakım borçlarından kurtulmak amacıyla... bu muvazaalı işlemin tarafı olduğunu, yapılan hisse devir sözleşmesi mutlak muvazaa nedeniyle hükümsüz olduğunu, davacının miras payından yoksun kaldığını, davalı gerek Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde vermiş olduğu tanık beyanında gerekse 02.20.2010 tarihli protokolde... tarafından kendisine yapılan %3 oranındaki hisse devrinin muvazaalı olduğunu kabul ettiğini, davalı ile yapılan hisse devir sözleşmesinin mutlak muvazaa nedeniyle hükümsüz olduğunu, sözleşmenin hükümsüz olması, hisse devrinden sonra yapılan sermaye arttırımlarının şirketin geçmiş yıl karı ve geçmiş yıl yedek akçelerinden karşılanan miktarla kötü niyetli olarak yapılması nedeniyle davalının ...-... ... Kalıpçılık İnş. San ve Tic Ltd....
Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanununun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanununun (TBK) 237., (Borçlar Kanununun (BK) 213.) ve Tapu Kanununun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini isteyebilirler. Kuşkusuz, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muvazaalı olarak yapıldığı her zaman ileri sürülebilir....
Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanununun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanununun (TBK) 237., (Borçlar Kanununun (BK) 213.) ve Tapu Kanununun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini isteyebilirler. Kuşkusuz, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muvazaalı olarak yapıldığı her zaman ileri sürülebilir....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2014 NUMARASI : 2013/114-2014/49 Taraflar arasında görülen ticari plaka satış sözleşmesinin ve araca ait trafik sicil kaydının iptali veya tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı ticari plaka satış sözleşmesinin ve araca ait trafik sicil kaydının iptali veya tenkis isteğine ilişkindir....
na taşınmazın 1/2 hissesini devrettiğini, dava konusu olan taşınmazlarla kendisinin hiçbir ilgisinin olmadığını, muvazaa iddiasının gerçek bulunmadığını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Diğer davalılar vekili, muvazaa iddiası gerçek olmadığını, davanın tasarrufun iptali davası niteliğinde olduğunu, tasarrufa konu işlemin yapıldığı 1.12.1997 tarihinden itibaren de İİK 284.maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı ...'nın ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak olan 30 dairenin tamamının bedelini 208.535,00TL olarak nakden ve peşinen ...'e ödediğini, ancak bu arada ...'in çok borçlanması nedeniyle taşınmazı diğer davalı ...'na devrettiğini ve kat irtifakına konu işlemlerin ... üzerinden yürütüldüğünü, ...'na devredilen dairelerin borçlu ...'in talimatı ile kat irtifakı kurulur kurulmaz davalı ...'...


