nin, noterden düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşat sözleşmeleri ile İstanbul ili ... İlçesi ... Beldesi 120 Ada 7 Parselde bulunan inşaatın yapım işini üstlendiğini, sözleşmenin 11. maddesi uyarınca tapudaki devirlerin GMO Ltd. Şti. lehine yapılması gerekirken, ...'ın müvekkilinin bilgisi olmadan devirleri kendi kurduğu ve ortağı bulunduğu GMO A.Ş.'ye yaptığını, bu şekilde müvekkilini zarara uğrattığını ve yapılan devrin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, anılan taşınmazın davalı adına kayıtlı bağımsız bölümlerinin tapu kaydının ehliyetsizlik ve muvazaa nedeniyle iptali ile eski haline getirilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, GMO Ltd. Şti. ile dava dışı arsa sahipleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığı, sözleşme gereği yüklenicinin edimlerini yerine getirememesi nedeniyle GMO Ltd. Şti. tarafından işin davalı ...Ş.'...
, davalılar arasındaki vagon satış ve devir sözleşmesinin ise Yönergenin 13/2.maddesine göre yapılmış olup, hukuken geçerli olduğu, dolayısıyla davaya konu 15 adet vagonun mülkiyetinin davalı ....Ltd.Şti.'...
Ancak davacı, tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. 3.Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK’nın 2 nci maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir. 3....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,3.716,22TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline,tapu iptal ve tescil talebi ile bakiye taleplerin reddine karar verilmiş;hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle Yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...’ın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2010/8299-16513 2-Davacılar, davalı ... ile yaptıkları 1.7.1980 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca satış bedeli olan 88.000TL’yi ödedikleri halde davalının tapu devrini vermediğini gibi ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile diğer davalı ...’ya muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek ödedikleri bedelin dava tarihine kadar ulaşacağı değerin davalılardan tahsilini istemişlerdir.Davaya konu satış vaadi sözleşmesinin davacılar ile davalı ... arasında düzenlendiği sabittir.Davacılar satış bedelini de davalı ...’e ödediklerini bildirmişlerdir.Bu...
(Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun olup satış suretiyle temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu, mahkemenin davanın kabulüne dair kararında bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, diğer taraftan davada davacılar tarafından temlik işleminin muvazaa nedeniyle geçersizliğine dayanılarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu, tenkis istemlerinin olmadığı dikkate alındığında, mirasbırakanın davaya konu temlikler ile davacıların saklı paylarını ihlal edip etmediğinin araştırılması gerekmediğinden davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebinin de yerinde olmadığı ne var ki mahkemece hükümde mirasbırakanın mirasının kaç pay itibar edildiği gösterilmediği gibi veraset ilamına da atıf yapılmadan, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının kısmen iptali ile, 1/4 hissesinin davacı ... adına, 1/4 hissesinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalı...
(Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun olup satış suretiyle temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu, mahkemenin davanın kabulüne dair kararında bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, diğer taraftan davada davacılar tarafından temlik işleminin muvazaa nedeniyle geçersizliğine dayanılarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu, tenkis istemlerinin olmadığı dikkate alındığında, mirasbırakanın davaya konu temlikler ile davacıların saklı paylarını ihlal edip etmediğinin araştırılması gerekmediğinden davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebinin de yerinde olmadığı ne var ki mahkemece hükümde mirasbırakanın mirasının kaç pay itibar edildiği gösterilmediği gibi veraset ilamına da atıf yapılmadan, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının kısmen iptali ile, 1/4 hissesinin davacı ... adına, 1/4 hissesinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalı...
(Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun olup satış suretiyle temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu, mahkemenin davanın kabulüne dair kararında bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, diğer taraftan davada davacılar tarafından temlik işleminin muvazaa nedeniyle geçersizliğine dayanılarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu, tenkis istemlerinin olmadığı dikkate alındığında, mirasbırakanın davaya konu temlikler ile davacıların saklı paylarını ihlal edip etmediğinin araştırılması gerekmediğinden davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebinin de yerinde olmadığı ne var ki mahkemece hükümde mirasbırakanın mirasının kaç pay itibar edildiği gösterilmediği gibi veraset ilamına da atıf yapılmadan, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının kısmen iptali ile, 1/4 hissesinin davacı ... adına, 1/4 hissesinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalı...
Muris muvazaasında, miras bırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, miras bırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda "tam muvazaa" özelliği de taşınmaktadır. 26. Muris muvazaasını öteki nispi muvazaalardan ayıran unsur ise mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla yapılmasıdır....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2016/147 E., 2016/444 K. sayılı kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılamada önceki karar gerekçesi ile davalı ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle kayıt maliki davalılar Hasan, Güllünaz, Erdem ve ... yönünden tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, davalı ... yönünden ise tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı: 21. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 22. Yargıtay 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 111 ada 83 parsel sayılı taşınmazını dava dışı oğlu...’ın hileli işlemleri neticesinde 04/06/2007 tarihinde oğluna devrettiğini,oğlu ... tarafından Tapu Müdürlüğüne başka bir işlem yapmak üzere götürüldüğünü, gerek ileri yaşının vermiş olduğu yetilerini kontrol edebilme yetersizliği, gerekse resmi işlemler hakkındaki bilgisizliği ve oğluna duyduğu güven nedeniyle rızası fesada uğratılarak söz konusu devir işlemini gerçekleştirdiğini,daha sonra dava konusu taşınmazın ... tarafından 20/10/2009 tarihinde davalıya temlik edildiğini, davalının ...’ın baldızı olduğunu ve aralarında yapılan satış sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, söz konusu devir işleminden kendisinin 2013 yılı yaz aylarında haberdar olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir....


