YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; davacının davalı şirketteki 1000/2000 hisse payının şirket hissedarı ...'a noter pay devri sözleşmesi ile devredilmiş olması kapsamında hisse devrinin pay defterine ve ticaret siciline işlenmemiş olması nedeniyle davacının davalı şirkette hissesinin olmadığının tespiti ve hisse devrinin pay defterine tescili ve ticaret siciline ilanına ilişkindir. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numaralı davalı ...nin sicil dosya örneği mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .... yevmiye numaralı "Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi" mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Türk Ticaret Kanunun 595.maddesinde;" Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır....
Noterliği’nin 28.11.2017 tarih ve .... yevmiye no.lu işlemi ile tasdik edilen ortaklar kurulu kararı ile devredildiği fakat müvekkiline anlaşma gereği sözü edilen 17 no.lu dükkanın devrinin Bursa 6. Noterliği’nden çekilen 28.12.2018 tarih ve .... yevmiye no.lu ihtarnamesine rağmen gerçekleşmediği nedeniyle şirket ortakları arasında yapılan sözlü anlaşma uyarınca anılan taşınmazın müvekkili adına tapuda devrinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
ün dava konusu hissesini 3.bir kişiye devretmiş olması nedeniyle davacı tarafa HMK 125.md kapsamında tercih hakkı tanınmış, davacı taraf dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçesinde devredilen hisselerin bedelinin tazminat olarak davalı .........'ten tahsiline karar verilmesini HMK 125/1-b maddesi kapsamında talep etmiştir. Her ne kadar davalı taraf ön lisans aşamasında mevzuat gereğince hisse devri yapılamayacağı ve bu nedenlerle hisse devri sözleşmesinin geçersiz olduğu iddia edilmiş ise de; davalı şirketin ön lisansı 01/06/2017 tarihinde aldığı, davacıya hisse devrinin ise bu tarihten önce 14/07/2016 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla mevzuat açısından hisse devrine engel bir durum bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Dava konusu yapılan hisse devrinin dava tarihi itibariyle rayiç değerinin belirlenmesi için dosya bilirkişi heyeti Doç Dr. ....... ve Doç. Dr. ........'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı ... aleyhine 7.5.2002 tarihinde açtığı dava sonucunda 222 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 5375,31 m² lik kısmının iptal ve adına tesciline dair verilen kararın 15.1.2004 tarihinde kesinleşmesi üzerine, infazı için tapu idaresine gittiğinde, anılan taşınmazın 18.2.2002 tarihinde davalı ... tarafından diğer davalı ...'e satış suretiyle temlik edildiğini öğrendiğini, ancak yapılan bu işlemin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürüp, tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğinde bulunmuştur....
Karar sayılı Yönetim Kurulu kararının tek yönetim kurulu üyesi tarafından alınmasının esas sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği ve söz konusu kararın esas sözleşmede belirlenen şekilde en üç kişiden oluşan yönetim kurulu tarafından alınmaması nedeniyle yok hükmünde olduğu sabit olduğundan davalı şirketin 16/07/2019 tarih ve 2019/3 sayılı yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitine karar verilmiş, davalı şirket tarafından pay devrinin tescili talebinin TTK 493. maddesi gereğince davalı şirkete tanınan yasal hak kapsamında reddedildiği yönünde savunmada bulunulmuş ise de dava konusu 16/07/2019 tarih ve 2019/3 sayılı yönetim kurulu kararının yok hükmünde olması nedeniyle davacı tarafın pay devrinin şirket pay defterine kaydı talebi hakkında TTK 494/3 maddesi uyarınca davalı şirket tarafından en geç üç ay içerisinde reddedilmemiş olduğundan yasa gereği onay verilmiş sayılacağından ayrıca düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile de davalı şirketin...
Şirketinin 16/07/2018 tarihli müdür atama işleminin iptali, davalı gerçek kişilere 27/06/2018 tarihinde yapılan hisse devrinin iptali ile pay defterinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Dosyada bulunan tanık ifadeleri ve diğer deliller birlikte incelendiğinde; davalılardan ...'a ve ...'ya yapılan hisse devirlerinin hile ve baskı ile muvazalı olarak yapıldığı ve bedel alınmadığı kanıtlanamamıştır. Şöyle ki; devir işlemlerini yapan davacı ...'un oğlu ...'dur. Dinlenen davacı tanıkları da ...'un borçları ve yapmış olduğu iş nedeniyle bu hisselerin devredildiğini söylemişlerdir. Ancak mahkememizce hisselerin muvazaalı bir şekilde devredildiği ve bedelin ödenmediğine vicdanen kanaat getirilmemiştir. Davacı tarafın bu yöndeki iddiaları soyut bir iddia olarak kalmıştır. Dinlenen tanıklar da doğrudan hisselerin muvazaalı bir şekilde yada baskı altında bedelsiz olarak devredildiğini gördüklerini söylememişlerdir. Dolayısıyla, davacı tarafın davasını kanıtlayamamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ-TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, tarafların ortak mirasbırakan babaları ... 'ın, ortağı ve yetkilisi olduğu ... Kollektif Şirketi’ndeki paylarını ... 5.Noterliği’nin 02/08/2012 tarih ve 17577 yevmiye nolu kollektif şirket hisse devir sözleşmesi ile davalı oğluna devir ve temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek hisse devir sözleşmesinin iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.Davalı, davacı ...’nın mirasbırakanın şirket payını devri konusunda rızası olduğunu, aynı sözleşme ile kendi payını davalının oğlu ... ’a devrettiğini, işlemin muvazaa içermediğini, mirasçılar arasında paylaşım yapıldığını belirtip davanın reddini savunmuştur....
A.Ş. vekili; müvekkil şirkette belirtilen tarihte genel kurul toplantısı değil yönetim kurulu toplantısı yapıldığını, yönetim kurulunun hisse devir sözleşmesinin kendilerine sunulması üzerine hisse devrinin kabulü kararı verdiklerini beyanla davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davalı ..., usulüne uygun tebliğ yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; hisse devir sözleşmesindeki imzanın davacının el ürünü olması, gerçekleşen hisse devrinin mevzuat hükümlerine uygun olması, davacının sözleşmenin kendi iradesini yansıtmadığı iddiasının yerinde görülmemesi gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
Davalı vekili, yapılan hisse devrinin muvazaalı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı ...'ın davalı kooperatifteki ortaklık payını 13.01.2005 tarihinde devralmış olması ve kanunda belirlenen ortaklık nitelik ve şartlarını taşıyor olması nedeniyle, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 14/2 ve kooperatif anasözleşmesinin 17/2. maddelerine göre davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespiti gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı kooperatif savunmasında kooperatif hissesini devreden... hakkında kooperatifi zarara uğratmaktan dolayı sorumluluk davası açtıklarını, hisse devrinin muvazaalı olup sorumluluk davasını sonuçsuz bırakmaya yönelik olduğunu bildirmiştir. ... 7....
a yaptığı hisse devrinin muvazaa nedeniyle iptaline" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde asıl davada davalı ... yönünden verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nun 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: HMK'nın 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur....


