WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen pay ... parsel No’lu taşınmazın paydaşı ... tarafından davalıya 6.5.2008 tarihinde 20.000 TL bedelle satılmıştır.Davacı ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür....

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237....

Şirketler hukuku Türk Ticaret Kanununda (TTK) düzenlenmekle birlikte, somut olayda "anonim şirket nama yazılı hisse senetlerinin devirlerinin TTK'da ve ikincil ilgili mevzuatta düzenlenen usul ve esaslara uygun şekilde yapılmadığı veya hisse senetleri üzerinde hak sahipliğinin TTK'da düzenlenen usule uygun kazanılıp kazanılmadığı" hususlarının denetlenmesini gerektiren bir uyuşmazlık ve talep bulunmadığı, sadece "pay devrine ilişkin sözleşme ve işlemlerin muvazaa hukuksal nedeniyle iptaline karar verilmesinin" talep edilmekte olduğu, bu kapsamda uyuşmazlığın çözümlenmesinde mahkemece incelenip değerlendirilecek olan hukuki sebeplerin TTK şirketler hukuku hükümleri değil, Türk Borçlar Kanunu (TBK) md 19 ve devamında düzenlenen muvazaa hükümleri ile, hukuki işlemlerde fiil ehliyeti, iradeyi sakatlayan sebeplere ilişkin Türk Medeni Kanunu (TMK) ve TBK hükümleri olduğu, bu nedenle TBK md 19'a dayalı uyuşmazlıklarda genel hükümler uygulanacağından, davanın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı...

Mahkemece, İİK anlamında tasarrufun iptali anlamında tasarrufun iptali davası açabilmek için borçlu hakkında aciz vesikası alınması dava şartı olduğunu ve davacı tarafından dosyaya böyle bir belge sunmadığı ve icra dosyasında da rastlanmadığından davanın bu sebepten reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın muvazaa iddiasını ispatlayamadığını aksine davalı tarafın bankadan yaptığı ödemelere ilişkin dekontlar ile satış bedelini yatırdığını ispatladığını,davalı tanıkları da davalının kardeşi ...'ın zor durumda olduğundan, borçları bulunduğundan satış yaptığını ve kardeşi olan davalının da bunu kabul ederek taşınmazı satın aldığını doğruladığından açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava TBK’nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptaline ilişkindir. HMK'nin 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır....

Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, paydaş oldukları 18 parsel sayılı taşınmazın dava dışı önceki paydaşlarının paylarını 11.11.2009 ve 08.12.2010 tarihlerinde davalıya satış yoluyla devrettiklerini, satış değerinin önalım hakkına engel olmak için muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini ileri sürerek, devredilen payın tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bedelde muvazaa bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, keşfe katılan bilirkişilerce belirlenen değer depo ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, murisleri tarafından adına kayıtlı dava konusu 1408 ada 19 parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölümü 13.01.2012 tarihinde tapuda satış gösterilmek suretiyle davalıya temlik edildiğini, murisin amacının mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu, yapılan işlemlerde muvazaa bulunduğunu ileri sürerek, tapu iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir....

Davalılar, satışın gerçek olduğunu, miras bırakan ve eşinin sağlık sorunları dahil her türlü ihtiyaçlarının taraflarından karşılandığını, satış bedelinin rayicin altında olduğu düşünülse bile bu farkın minnet borcu çerçevesinde miras bırakanın iradesine yansıdığını, 34 Z 2506 plakalı aracın dava tarihinden önce devredilmesi nedeniyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, 999 ada 27 parseldeki 6 nolu bağımsız bölüm ile 563 parsel sayılı taşınmaz yönünden muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, araç üzerindeki zilyetlikten ibaret olan hakkın devri hususuna ilişkin gizli bağış sözleşmesinin hiçbir şekil şartına bağlı olmadığından geçerli olduğu gerekçesiyle araç kaydının iptali talebinin reddine, tenkis talebinin ise saklı payın ihlal edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir....

e devrettiğini, yapılan bu satış işleminin muvazaalı olup davalı ...'in cinayetten bilgisinin olduğunu, davalının taşınmazların bulunduğu köyde ikamet etmediğini, taşınmazlardaki fındıkları toplamadığını belirterek, söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile alacağın tahsili amacıyla haciz ve satış isteyebilme yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, dava konusu taşınmazları almaya maddi gücünün olduğunu, taşınmazların geçmişte ailesine ait olup taşınmazı satın aldığı kişilerle hiçbir akrabalığının olmadığını, taşınmazları aldıktan sonra imarını yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, muvazaa iddiası kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava 818 sayılı BK’nın 18. (6098 sayılı TBK’nın 19) maddesi uyarınca muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....

nun ödediği bedeli tasfiyede talep etmesinin mümkün bulunduğu, BK'nun 18. maddesi uyarınca görünüşteki satış sözleşmesinin tarafların gerçek iradesini yansıtmaması-muvazaa nedeniyle gizlenen bağış sözleşmesinin ise şekil şartına uyulmamasından dolayı batıl olduğu, dava değeri 10.000,00 TL olarak belirtilmesine rağmen satış sözleşmesinde satış bedeli rakamla 165.000,00 TL olarak ifade edilmiş olup sözleşme değerinin bu çelişki nedeniyle anlaşılamadığı, muvazaalı sözleşmede zikredilen rakama itibar edilmesinin de doğru olmayacağı, dava değerine davalı vekilinin itiraz etmemesi sebebiyle dilekçedeki rakamın dava değeri olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne,....plakalı aracın ...'ya ait 1/2 hissesinin iptaline, hissenin tasfiye halinde .....adına tesciline karar verilmiştir. Kararı, davalı ... temyiz etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TASARRUFUN İPTALİ (İİK 277 VE DEVAMI) Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı ticari plaka satış sözleşmesinin ve araca ait trafik sicil kaydının iptali veya tenkis isteğine ilişkin olup, Yerel Mahkeme kararı Dairece, anılan temlikin 01.04.1974 tarihli ½ sayılı İBK kapsamında olmadığı ve TBK’nın 19. maddesi gereğince genel muvazaa ilkelerine göre incelenmesi gereğine işaret edilerek bozulmuş, yerel mahkemece Daire’nin bozma ilamına uyulmuş ve bu kapsamda değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuştur. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 02.07.2021 tarih ve 211 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 09.07.2021 günü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca bu davanın temyiz incelemesi Yargıtay 4. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır....

UYAP Entegrasyonu