WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

Maddesinde "Alıcı, Pay Bedeli'nin ilk taksidi olan 350.000 TL'yi Pay Devir Sözleşmesi'nden önce Satıcı'ya ödemiştir ve ... bu bedeli tahsil ettiğini beyan etmektedir." hükmüne istinaden yapılan ödemenin pay devrinin davacıya yapılmaması nedeniyle iadesi gerektiğine ilişkin olup, dava dışı ... şirketinin kayıtlarının tetkikinde 11.02.2021 tarihinde alınan karar ile şirket hisselerinin yarısının dava dışı ... 'e devredildiği ve taraflar arasındaki pay devri sözleşmesi uyarınca davacıya hisse devrinin yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı yan hak düşürücü süresi içinde irade fesadına uğratıldığı savunmasında bulunarak; davacının kızı ... ...'...

Nitekim davamızın konusu uyuşmazlıkla benzer bir uyuşmazlıkta (evlilik birliği içindeki muvazaalı şirket hisse devrinin iptali konulu) verilen İstanbul BAM 8.HD 2019/2986 E 2019/3520 K sayılı içtihadında asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu vurgulanmış, aynı dosyaya ilişkin asliye hukuk mahkemesinin yaptığı yargılama sonucu verilen kararla ilgili esas değerlendirmesi ise yine 8 HD'nin 2021/1049 E 2021/1215 K sayılı içtihadı ile yapılmıştır. Bilindiği gibi muvazaalı hukuki işlemlerin iptaliyle ilgili olarak en çok karşılaşılan uyuşmazlık durumu muris muvazaası olup, bu davalar da muvazaa hukuki sebebine dayandığından, yapılan işlem şirket hisse devri olsa bile mutlak ticari dava olmayacağı, genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemelerinin yargılamada görevli olduğuna dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/17-2389 E 2016/129 K. sayılı, Yargıtay 17. HD'nin 2016/16364 E 2017/178 K. sayılı, Yargıtay 11....

DAVA Davacı dava dilekçesinde, mirasbırakan kardeşi ...’un ... adlı şirketin ½ pay sahibi olduğunu, bu payını davalı ...’a muvazaalı olarak kendisine mal kalmasın diye devrettiğini, bedelin çok düşük olduğunu, devir tarihinde murisin fiil ehliyetini haiz olmadığını, ...’un şirket hissesi alacak ekonomik gücü olmadığını, ...’un murisin ileri yaşından faydalandığını, murisin satışa ihtiyacı olmadığını, devrin bağış olduğunu, murisin ölmeden önce ... ile aynı binada farklı dairelerde ikamet ettiğini, murisin oturduğu taşınmazı da muvazaalı olarak ...’e temlik ettiği, murisin ehliyetli çıkması halinde gabin ve muvazaa nedeniyle davanın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek şirket hissesi devrinin iptali ile adına tesciline, mümkün olmazsa tenkisine karar verilmesini istemiştir. II....

e ait 484 metrekarelik arsa hissesinin trampalı satışının muvazaa nedeniyle satışının iptali, bu işlemin normal devir sayılmasını, şufa haklarının varlığının kabul edilerek davalının hissesinin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Dava, davacı şirket ile davalı gerçek kişi arasındaki şuf'a hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Malvarlığı haklarına yönelik davanın, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 31/10/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....

İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Asıl dava, "muvazaa nedeniyle hisse devrinin iptali ve ortaklar kuru kararının geçersizliğinin tespiti veya alacak" davası, birleşen dava ise "şirket yöneticisine karşı açılan sorumluluk (tazminat)" davasıdır. Somut olayda ; davacı ... tarafından davalılar ... ile ... Ltd. Şti. aleyhine açılan asıl ... E. sayılı dava yönünden yapılan değerlendirmede ; ... vekili 10/10/2019 tarihli dilekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasını istemiş, 18/12/2019 tarihli duruşmada da bu yöndeki beyan ve taleplerini tekrar etmiş, davalı tarafın da asıl davayı takip etmeyeceklerini beyan etmeleri karşısında, ... E. sayılı asıl dava 18/12/2019 tarihinden itibaren 3 ay süre ile işlemden kaldırılmış, 3 ay içerisinde taraflarca yenileme talebinde bulunulmadığından asıl davanın 18/03/2020 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Birleşen ......

ya yapılmış görünen ve akabinde bu kişiler tarafından diğer davalılara yapılmış olan hisse devir işlemlerinin yoklukla malul olduklarının/geçersizliğinin tespiti ile davalıların dava konusu şirket hisselerinden elde ettikleri menfaatlerin yani kâr paylarının ve anapara faizlerinin, yasal miras payları oranında dava tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsili taleplerine ilişkindir. Tam ıslah öncesi; dava iki ana nedene dayalı olup, birincisi 1989 yılındaki hisse devri sözleşmesinin kurucu unsuru taşımaması, diğeri de muvazaa olup; TÜM davalılar hakkındaki MUVAZAA iddiası açısından davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilerek 2021/784 esasa söz konusu muvazaa davası kayıt edilmiş ve "Muris muvazaası nedeniyle şirket hisse devrinin iptalinde görevli mahkemenin ticaret mi asliye hukuk mu olduğu konusunda Yargıtay 11....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2018/504 Esas KARAR NO : 2022/595 DAVA : Şirket Hisse Devri İptali DAVA TARİHİ : 27/07/2018 KARAR TARİHİ: 05/10/2022 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen şirket hisse devri iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...Sicil No ile 60 Hisse ...'e, 60 Hisse ...'e, 40 Hisse ... ve 40 Hisse de ...'e ait olmak üzere toplam 200 hisse/pay ile kurulduğunu, davalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin bir aile şirketi olduğunu, davalı ...'in, hile ve desise ile önce aile mallarını şirket üzerine, sonra babası ..., eski eşi ...ve diğer hisseleri adına devir yaptırdığını, Davalı ..., tüm şirket hissesini aldıktan sonra aile içi kavga çıkardığını ve aile mallarını hile ile şirket üzerinden eline geçirdiğini, hatta bu konuda aile kavgasının Antalya 6....

Davalı ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalı şirket adına tescilli taşınmazda müvekkilince kat karşılığı inşaat yapıldığını, müvekkiline düşecek konutlardan 15 tanesinin davalı şirketçe satılması nedeniyle 15 konut ve 225 bin bedel karşılığı işbu davaya konu taşınmaz ile 7561 ada 10 parseldeki taşınmazın 1/2'sinin müvekkillerine devredildiğini, 15 konut değeri de nazara alındığında rayiç bedelin ödendiğini, yine müvekkilleri ile davalı şirketin yetkilisi arasında bir akrabalık ilişkisinin de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar vekili, muvazaa şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, davalılardan ... İnşaat Kollektif Şirketi'nin davaya konu taşınmazın önceki maliki olup, muvazaa iddiasıyla tapunun iptali ve şirket adına tescili istendiğinden böyle bir davada şirkete ve işlemi yapan ... ...'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ......

e karşı inançlı işleminin kabul edilmemesi karşısında 2013 tarihli davalı ... ile davalı ... arasındaki hisse devrinin muvazaalı olduğunun kabulü de mümkün değildir. İsmail ve ...'ın eşlerine yapılan pay devirlerinde kendi hisselerine düşen pay devirlerinden mahsubu şeklinde kurulan mahkeme hükmüne itiraz etmeyerek bu hisse devir işlemlerinden haberdar olan ve onay veren davacıların taraf olduğu işleme karşı muvazaa iddiası da dinlemeyeceğinden Mahkemece, davalı ...'ın davalı ...'ya hisse devrinde yapılan inançlı işlemin tanıkla da ispatlanamaması nedeniyle davalı ... ...'in davalı ...'a 2013 tarihindeki hisse devri ile ...'nın eşi davalı ... ile davacı ...'ın eşi ...'...

nun vefatından yaklaşık 1.5 ay önce gerçekleştirildiğini,87 yaşındaki bir kişinin, bu denli önemli bir işlemi yapabilmesi için hukuki ehliyetinin varlığından söz etmek mümkün olmadığını, ehliyetsizlik ve muvazaa nedeniyle geçersiz olan hisse devrinin iptali ve yasal miras payı oranında müvekkili adına tescilinin gerektiğini, terditli olarak talep ettikleri tazminat ve tenkis taleplerinin belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, müvekkilinin herhangi bir hak kaybına uğramaması açısından; Üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla dava konusu ... Mah. ... Sk. ..., ... Sitesi No: 7b ... / İstanbul adresine kayıtlı ......

UYAP Entegrasyonu