İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirket sicil dosyasında, hisse devrinin reddedildiğine dair herhangi bir genel kurul evrağına rastlanmadığını, ilgili genel kurul tutanağında %50-%50 oranıyla karar verildiğini ve pay devrinin onaylanmasının sürüncemede bırakılarak ne kabul ne de reddedildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından yapılan işlemde bir usulsüzlük bulunmadığını, davada zorunlu hasım olmaları nedeniyle aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C....
Davalı vekili, davacıların iddialarına göre hisse senedi devir işleminin 1997 yılından önce gerçekleşmiş olması nedeniyle, gerek 5 yıllık gerekse 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, muvazaa iddiasının yerinde olmadığını, hisse devrinin yasaya uygun olarak müvekkilinin alacağına karşılık yazılı sözleşmeyle yapıldığını ancak aradan geçen zaman nedeniyle yazılı sözleşmenin bulunamadığını, davacıların murisinin elinde kalan %0,11 payın yönetim kurulunda yer almak maksadıyla bırakıldığını ve kendisine sonradan yapılan ödemelerin iyiniyet ödemesi kapsamında olup kar payı ödemesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
Bardakçı'nın, davalı ortakların şirket yönetiminde yasa dışı bir takım usulsüz işlere girişmeleri nedeniyle şirketteki hissesini diğer davacı ...'a geri almak ve menfaatinden faydalanmak üzere devrettiğini, hisse devrinin sahte imzalarla ortaklar kurulu tarafından tescil ettirildiğini, hisse devri sırasında müvekkili ...'nin iradesinin sakatlandığını, hisse devir işleminin yok hükmünde olduğunu, sahte imzalarla kararlar alınarak ve reçeteler düzenlenerek müvekkili ... Bardakçı'nın kişilik haklarının zedelendiği, maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek limited şirket hisse devrinin iptali ile davacı ...'nin davalı şirket ortağı olduğunun tespitine, şimdilik her bir davacı için 1000,00'er TL olmak üzere toplam 2000,00 TL maddi tazminatın ve davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile, hisse devrinin hükümsüzlüğünün tespitini, davalı şirketin 2008 yılı kar payından müvekkili ...'...
Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini öte yandan muris muvazaası iddiasının ise yersiz olduğunu, hisse devrinin TTK'deki düzenlemelere uygun olarak yapıldığını, satışın şekil şartlarına ve usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının şirket hisse devri sırasında şirket ortağı olduğu ve hisse devrinden haberdar bulunduğu, her ne kadar hisse temlikinin satış olduğu söylenmekte ise de; bağış olarak yapıldığının kabulü gerektiği, bağış olarak yapılan tasarrufun muvazaa sebebiyle iptalinin alacağın temliki hükümlerine göre yapılmış olması sebebiyle hükümsüz bulunmadığı, ancak mirasbırakanın ölümünden sonra tenkise tabi tutulabileceği, davanın mirasbırakanın ölümünden sonra bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçeleri ile reddine karar verilmiştir....
Şti'nin 12.09.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisse devrine, 14.09.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de sermaye artırımına karar verildiği ancak, gerek hisse devrinin gerekse de sermaye artırımın pay defterine işlenmemesi nedeniyle devir ve sermaye artırımı işlemlerinin geçersiz olduğu iddiasıyla anılan işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır. Mahkemece yargılama sırasında davacıdan talebini açıklaması istenilmiş, davacı da işbu davadaki talebinin; ''tarafına yapılan hisse devrinin yasa ve ana sözleşmede yazılı ortaklar kurulunda kabul edilip, pay defterine kaydının yapılıp yapılmadığının tespiti ile hisse devrinin geçerli olmadığına karar verilmesi'' istemi olduğunu beyan etmiş olup, mahkemece ise, davacının sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptalini talep ettiği belirtilerek ve bu hususta gerekçe yazılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Kollektif Şirketi’ndeki paylarını ... 5.Noterliği’nin 02/08/2012 tarih ve 17577 yevmiye nolu kollektif şirket hisse devir sözleşmesi ile davalı oğluna devir ve temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek hisse devir sözleşmesinin iptali ile miras payları oranında davacılar adına Ticaret Sicili’ne kayıt ve tescile, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.Davalı, davacı ...’nın mirasbırakanın şirket payını devri konusunda rızası olduğunu, aynı sözleşme ile kendi payını dava dışı, davalının oğlu ...’a devrettiğini, işlemin muvazaa içermediğini, murisin sağlığında davacılara daire ve hisse devrinde bulunarak mirasını taksim ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, kollektif şirketlerde pay devrine ilişkin sözleşmelerin özel bir şekle tabi olmamaları nedeniyle muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği, terditli olarak açılan tenkis davasının ise ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçeleri ile asıl davanın...
Her ne kadar davacı, dava dilekçesinde hisse devir sözleşmesi, hisse devrinin onayına dair genel kurul kararının sahteliği iddiasında bulunmuş ise de, duruşmadaki beyanında, hisse devrine ilişkin noter sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş olup, yokluğunda yapıldığı için sahtelik iddiasında bulunduğu hisse devrinin onaylanmasına dair iptali istenen genel kurul kararının, TTK nun 595. ve müteakip maddelerine uygun olduğu, keza limited şirket hisse devri sözleşmenin yapılması ile değil, hisse devrinin genel kurul tarafından kabulü ile geçerli hale geldiğinden, henüz genel kurul toplantısı yapılıp hisse devri onaylanmayan hisseyi devralan paydaşın genel kurula katılma hakkı bulunmadığından, yokluğunda hisseyi devreden şirket ortağının katılımı ile alınan genel kurul kararının iş bu nedenle usul ve yasaya uygun olduğu, yoklukla malul olmadığı kanaatine varılmıştır....
nin %30 oranında ortağı olduğunu, diğer ortağının ise %70 oranında davalı ... olduğu, ... ile 08/04/2011 tarihli protokol yapıldığı, bu protokol gereğince Atilla Altan'a hisse devrinin gerçekleştirildiğini, ancak şirket tarafından müvekkili aleyhine Bursa kapatılan 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/213 esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığını, müvekkilinin de bu davaya karşılık olarak kâr payı alacağı davası açtığını, bu davada müvekkilinin hissesinin iadesini isteyebileceğinin belirlendiğini ileri sürerek, 08/04/2011 tarihli protokol gereği devredilen 1500 adet hissenin devrinin iptali ile iadesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı ile müvekkili ...'ın S.E.A. Petrol Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olduklarını, yapılan üstünkörü inceleme neticesinde davacının şirket paralarını zimmetine geçirdiğinin öğrenildiğini, bu hukuka aykırı eylemler nedeniyle şirketteki hissesini ...'...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.12.2013 tarihli ve 2011/480 E., 2013/392 K. sayılı kararı ile; vade tarihinin bulunmaması ve düzenlenme tarihinde oynama bulunması nedeniyle icra takibine dayanak belgenin bono niteliğinde olmadığı, davanın hisse senedi alım satımı nedeniyle oluşan alacak nedeniyle açılan dava olduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca senedin zorla imzalatıldığı iddiası ile başlatılan soruşturmada yeterli delil bulunmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiği, zorla belge alımına dair hususun kanıtlanamadığı, ancak hisse devir sözleşmesinde hisse devrine ilişkin bedelin peşin olarak ödendiğinin belirtildiği, tarafların noter önünde düzenlenen satışa dair belgenin gerçeği yansıtmadığı hususunda muvazaalı işlemlerine dayalı olarak hak iddia edemeyecekleri, davacının bononun hisse bedeli karşılığında verildiğini kanıtlayamadığı, dayanak senedin delil başlangıcı niteliğinde olup tek başına alacağın varlığını ispatlayabilir niteliğinin bulunmadığı, alacağın varlığının başkaca...
Davalılar, mirasbırakanın amacının saklı payı ihlal etmek olmadığını, dava konusu edilen ödemeleri gerçekleştirecek mali güçlerinin bulunduğunu, ayrıca tenkis davası için 1 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, şirket hisse devri şlemlerinin iptaline yönelik talep açısından ise muvazaaya dayalı bu taleplerin sadece tapulu taşınmazlar için geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davacının ... Un Gıda Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin resmi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespiti ile sözleşmeye dayanılarak oluşturulan sicil kaydının iptali ve mirasçılar adına miras payları oranında tescili talebinin reddine, davacının tarafların ortak mirasbırakanları tarafından davalılara 2001 yılında yapılan hisse devri işlemlerinin muvazaa nedeniyle iptali ve mirasçıların miras payları oranında tescili talebinin reddine, davacının tenkis talebinin kabulü ile 1.816,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir....


