nin resmi ortakları % 99 hisse ile ... ve % 1 hisse ile ... olmasına rağmen, gerçekte şirket ortakları ve sahipleri % 80 hisse ile Guido Declercq ve % 20 hisse ile Xavier Papillo olarak tarafların anlaştıklarını, kurulan şirketin ticari sicil kayıtlarında görünen hisse sahipleri müvekkillerine temsilen hareket eden kişiler olup asla gerçek hissedarlar olmadıklarını, taraflar arasında inançlı işlem yapıldığını ileri sürerek, ...'e ait 39 hissenin ve müteveffa ... mirasçılarına ait 1 hissenin inançlı işlem çerçevesinde iptali ile bu 40 hissenin protokolde belirtilen şekliyle gerçek şirket hissedarları olan Guido Declercq adına 32 hisse ve Xavier Papillon adına 8 hisse olarak tespitine ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., sözleşmede ... ve Guido Declercq 'nun tarafı olmadığını bu yüzden davada sıfatlarının bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunu, Kelebek Oto Kiralama Ltd....
iptali ve tescil talepli olarak Konya ....
işlemle ilgili olarak muvazaa iddialarının ileri sürülemeyeceğini savunarak davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davacı yönünden esastan reddine karar verilmesini istemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/19 Esas KARAR NO :2022/910 DAVA:Hisse Devrinin İptali (İnançlı İşlem Nedeniyle) DAVA TARİHİ:07/01/2022 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... E K DAVA:Hisse Devrinin İptali (İnançlı İşlem Nedeniyle) DAVA TARİHİ:28/02/2022 KARAR TARİHİ:15/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Hisse Devrinin İptali (İnançlı İşlem Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkil ile davalı taraf anne - baba bir kardeş olduklarını, davacı müvekkilin dava konusu şirket hisselerini 2017 yılında davalı kardeşine devrettiği esnada dava dışı bir çok 3.kişinin borçlusu olduğunu, davacı müvekkil çeşitli ticari ve hukuki ilişkilerden kaynaklanan borçlarından kaynaklanan mali sorunlar yaşamakta olduğundan dolayı hissedarı olduğu şirketlere gerek bankaların kredi verme amaçlı iş ve işlemlerinde sıkıntı yaratması ve gerekse şahsi bu borçlarından dolayı bu şirketlere murazaa yöneltilmemesi için ......
ya yapılan satışın kısmen iptali ile davacıların miras payları oranında bu şirkette hisse sahibi olmasına ve sicilde bu şekilde tesciline, bunun mümkün olmaması halinde şu hisse bedellerine karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan olarak alınarak ayrı ayrı eşit olarak davacılara verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusunun ....... Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'...
Davalı ..., mirasbırakan eşi tarafından %10 şirket hisse devrinin şirket ana sözleşmesine uygun şekilde bedel karşılığında yapıldığını, mal kaçırma kastı bulunmadığını, mirasbırakanın oldukça fazla sayılabilecek mal varlığının kaldığını belirtip davanın reddini savunmuştur; davalı ... ise lise yıllarından itibaren mirasbırakan babası ile birlikte çalışıp, maddi-manevi tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, taşınmazın emek ve hizmetlerine karşılık temlik edildiğini, 7 numaralı bağımsız bölümü ise 3. kişiden bedelini bizzat ödeyerek satın aldığını, taşınır mal niteliğinde olan şirket hissesinin devrinin muvazaalı olduğu iddiasının ileri sürülüp dinlemeyeceğini belirtip davanın reddini savunmuştur....
Hukukumuzda Hisse Devir Sözleşmesinde gösterilen bedelin gerçek değeri göstermesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Üçüncü kişinin muvazaa nedeniyle hisse devir sözleşmesinin iptali davası açabilmesi için bu davayı açmakta bir menfaatinin bulunması gerekir. Davacı tarafın hukukun genel ilkeleri babında yaptığı itirazların muhtemel genel kurul toplantılarında önlenebileceği veyahut genel kurul kararlarının iptaline gidilebileceğinden davacı tarafın işbu hisse devir sözleşmesinin iptalini istemekte hukuki yararı bulunmadığından birleşen ------- sayılı davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur....
a, ... tarafından da 5/6 hisse olarak 10.12.1996 tarihinde davalı...'ne, ... tarafından da 14.05.1996 tarihinde takip konusu borcun tarafı olamayan davalı ...'den alınan 1/6 hisse ile birlikte 6/6 hisse olarak 19.09.2003 tarihinde davalı ...'a satılmıştır.Bu durumda 126 ada 33 parsel yönünden borçlular ... ve ...'ın tasarrufu olan 1/6'şar hisse olmak üzere toplam 2/6 hisse yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken takip konusu borcun tarafı olmayan davalılar ..., ..., ... ve ...'in tasarruflarını da kapsayacak şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/324 Esas KARAR NO : 2022/412 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/05/2015 KARAR TARİHİ : 16/05/2022 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 15/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili tarafından sunulan 24/05/2015 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE;davalı-borçlu hakkında 29/12/2014 tarihinde taraflar arasında yapılan hisse devir sözleşmesine istinaden hisse devir bedeli olan 59.883,69 TL tahsili için icra takibi yapıldığını, takibin hisse devrinden kaynaklanan devir bedelinin tahsiline ilişkin icra takibi olduğunu, dayanak belge hisse devir sözleşmesi olduğu halde yapılan itirazda hisse devir sözleşmesine ve hisse devir sözleşmesinin altındaki imzaya ve hisselerin devir bedeline, işlemiş faizlere itiraz edilmediğini, borçlunun bu itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, amacı...
Ancak, böyle hallerde genel muvazaa hükümlerinin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 19 maddesi ile genel muvazaa düzenlenmiştir. Mirasçı sözleşmenin tarafı olmadığından sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanabilir. Özellikle, resmi sicillere bağlı tutulan malların muvazaalı devrinde TBK'nın 19.maddesinin uygulanabileceği ve muvazaa iddiasının araştırılabileceği, yasal ve yargısal uygulama gereğidir. Şirket hisselerinin devri yönünden TBK'nın 19.maddesi kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Davacı şirket payının devrinin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ve muris muvazaası nedeni ile iptal talebinde bulunduğunu beyan etmiş, TBK'nın 19.maddesindeki muvazaa kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini beyanla talepte bulunmuştur....


