Eş söyleyişle; mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece, re’sen üzerinde durulması da gerekir. 6762 sayılı TTK’nun 381. maddesi anlamında iptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerinin koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Yokluk ve butlan hallerinin re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin ve her zaman bu geçersizliği ileri sürebileceği, Yargıtay HGK 12.3.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir."...
Hukuk Dairesinin kararı bozduğunu ve dosyanın halen derdest olduğunu, ne var ki kesinleşme şerhinin yeraldığı kararla sicil kaydında iştirakin çözüldüğünü, anılan işlemin yolsuz olduğunu, infaza dayanak kararın kesinleşmediğini ileri sürerek sicil kayıtlarının mutlak butlan sebebi ile iptali ile önceki haline getirilerek düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, kesinleşmiş mahkeme kararının ibraz edilmesi üzerine işlem yapıldığını, husumetin diğer paydaşlara yöneltilmesi gerektiğini, idarelerinin taraf sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının taraf sıfatının bulunmadığı, tüm kayıt maliklerinin davalı gösterilerek tapu iptali ve tescil istekli dava açılması gerektiği gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü....
mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, bu yönde alınan kararların iptali istenilmiş, mahkemece; anataşınmazda yönetimin sürekliliği esas olup yönetici ve denetici seçimine ilişkin kararlar iptal edilinceye kadar geçerli olduğundan yok hükmünde sayılamazlar....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı sözleşmenin mutlak butlan ile batıl olduğunun tespiti ve sözleşmenin feshi ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... ve...yönünden tefrik edilen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen kooperatif genel kurul kararının iptali davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 13.01.2015 gün ve 2014/6409 Esas, 2015/133 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, fakat 2001 ile 2009 yılları arasındaki genel kurullara çağrılmadığı gibi hazirûn listesinde de adının yazılmadığını, çağrının usule uygun yapılmadığını ileri sürerek, 2001 ile 2009 yılları arasındaki genel kurullarının mutlak butlan nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; genel kurulda alınan kararların mutlak butlan veya yok hükmünde olmadığı, kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına da aykırı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin ....03.2013 gün 2012/6463 Esas 2013/1683 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bu kez, davalı kooperatif vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. ... ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nın 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kooperatif vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına ve takdiren 218,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, ........2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
in kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince tarafına verilecek iki daire için ortaklığa kabul edildiğini, davalı kooperatif yönetim kurulunca 30.03.1995 tarih ve 32 nolu karar ile muris ...' in üyelik hakkının ...' e devrine karar verildiği, devrin dayanağı bulunmayıp, geçerli şekil şartlarını taşımadığı, bu sebeple mutlak butlan ile malul olduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin 30.03.1995 tarih 32 nolu yönetim kurulu kararının iptali ile davacıların üyelik haklarının iadesi ve tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacılara ait hissenin rayiç bedeli olan 100.000,00 TL nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri ayrı ayrı, iptali istenen yönetim kurulunun karar tarihi itibariyle davacıların talep hakkının zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur....
(kesin hükümsüzlük) yaptırımına kaynaklık edeceğini, butlan yaptırımınca hukuki işlem görünüşte var olmakla, kurulmuş olmakla birlikte yokluk yaptırımında olduğu gibi hüküm ve sonuçlarını başlangıçtan itibaren meydana getirmeyeceğini, butlan hukuku niteliği itibariyle bir itiraz olması nedeniyle hâkim butlana kendiliğinden göz önüne alacağını, hukuki işlemin tarafları yanında üçüncü kişilerin de hukuki işlemin batıl olduğunu herkese karşı ileri sürebileceğini, butlanın, mutlak ve kısmi olmak üzere ikiye ayrıldığını, mutlak butlanda, hukuki işlemin tamamının batıl olmasına karşılık, kısmi butlanda ise hukuki işlemin bazı kısımlarının batıl olduğunu, ancak TBK 27 uyarınca kısmen batıl olan bir sözleşmenin taraflarının farazi iradeleri sözleşmenin batıl olan kısmı olmaksızın sözleşmeyi yapmamaları yönünde ise sözleşmenin mutlak butlanla batıl olduğunu, genel kurul kararlarının butlan yaptırımına tabi tutulması herkese genel kurul kararının batıl olduğunu ileri sürebilme imkânı verdiğinden...
Esasen iradeyi sakatlayan hata hile ve ikrah gibi nedenler mutlak butlan nedenleri olup, bu hallerin varlığı halinde kişilik haklarına saldırıda oluşacaktır. Somut olayda davacı çocuğunun tedavi edileceği konusunda tv programına çıkartılmış, daha sonra çocuğunun tedavisi ile ilgilenilmemiştir. Davacının iradesi sakatlanmış olup, kişilik hakları ihlal edilmiştir. Bu nedenle usul ve yasaya uygun bulunan kararın onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 22/03/2018...
Mahkemece, 03.06.2007 tarihli genel kurulda karar altına alınan 8. maddenin, açık olmaması sebebiyle alınan kararın iyiniyet kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmişsede, malzemeleri imalatta kullanılan, o anki nakit sıkıntısı nedeniyle faturaları alınamayan sonradan ticari işlemlerini durduran firmalara yapılan avans ödemelerinin maliyetlere intikali konusunda alınan bu kararın açıklık ilkesine aykırılık teşkil etmediği gibi yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmamasına, aynı genel kurulda 10. madde ile alınan kararda, kararın mutlak butlan ile sakat sayılmasını gerektirir bir neden bulunmamasına ve davacının, muhalefet şerhini tutanağa geçirtmemiş olmasına göre dava hakkı bulunmamaktadır. Davanın, bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....


