"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlenmenin İptali-Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz eden davacı-davalı erkek vekili Av. ... 15.02.2017 tarihli, davalı-davacı kadın vekili Av. ... ise 15.02.2017 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiklerini bildirdiklerinden, feragat sebebiyle temyiz dilikçelerinin reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Taraflara ait temyiz dilekçelerinin yukarıda gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 23.02.2017 (Prş.)...
Mahkemece; davacının iptali istenen toplantıya katılarak olumlu oy kullandığı, dolayısıyla dava açma hakkının dahi bulunmadığı, bir an için toplantıya katılmadığı düşünülse bile bu kez kanunun aradığı 6 aylık dava açma süresinin de geçtiği bundan ayrı olarak iptali istenen kararın yok veya mutlak butlanla hükümsüz olmasının da sözkonusu olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
GEREKÇE: Dava; davalı şirketin 25/10/2021 tarihinde gerçekleştirilen 2020 mali yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 3,4,5 ve 6 nolu gündem maddelerinin mutlak butlan ile batıl olduklarının tespitine , aksi halde terditli olarak iptaline ilişkindir. Davacı vekili 05/04/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmişlerdir. HMK MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Hükümleri uyarınca davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir....
CEVAP 1.Davalı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; iddiaların doğru olmadığını, kadının ailesinin ayrı eve çıkılmasını istemediğini, kadının günlük işleri dahi yapma becerisinin olmadığını, doktora zorla götürmediğini ancak gittiklerinde kadının mental reterdasyonu olduğunun tespit edildiğini iddia ederek mutlak butlan nedeniyle evliliğin iptali, aksi takdirde tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkek yararına 30.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davalı erkeğin mutlak butlan nedeniyle evliliğin iptali talebi tefrik edilerek İlk Derece Mahkemesi'nin 2021/259 Esas sayılı dosyasına kaydedilmiş; yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile evliliğin mutlak butlan nedeniyle iptaline karar verilmiş; iş bu karar 01.06.2022 tarihinde kesinleşmiştir. III....
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, evliliğin mutlak butlan sebebiyle iptali isteğine ilişkin olup, iki sebebe dayanılarak açılmıştır. Bunlardan birincisi, evlenme aktinin yapıldığı tarihte, evlenenlerden davalı ...'ın on yedi yaşını doldurmuş olmakla birlikte yasal temsilcilerinin geçerli bir izinlerinin bulunmadığı; ikinci sebep ise, evlenenlerden davalı kocanın, evlenme aktinin yapıldığı tarihte, evlenmeye engel olacak derecede akıl hastası olduğu iddiasıdır. Dava, evlenenlerden davalı (koca)'nın, ilk eşinden olan çocukları tarafından açılmıştır. Küçüğün yasal temsilcisinin hiç ya da geçerli bir izni olmaksızın evlenmiş olması halinde evliliğin iptalini isteme hakkı, izni alınmayan yasal temsilciye aittir. (TMK.m.153/1) Evlenenlerden koca'nın önceki eşinden olma çocuklarının bu sebeple evliliğin iptalini dava etme hakları mevcut değildir. Davanın reddi, bu sebep yönünden sonucu bakımından doğru bulunmuştur....
Bozma sonrasında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23/02/2017 tarihli davanamesi ile davalı erkeğin tarafların evlendiği tarihte başka biri ile evli olduğu gerekçesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca evliliğin iptali talebiyle kamu davası açılmış, mahkemece boşanma ve mutlak butlan davalarının birleştirilerek yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince 15/10/2019 tarihli karar ile evliliğin mutlak butlanına, kadının boşanma davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, kadın yararına 30.000 TL maddi ve 35.000 TL manevi tazminata, kendini vekil ile temsil eden davacı kadın yararına 2.725 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/09/2020 NUMARASI: 2019/400 Esas, 2020/324 Karar DAVA: GENEL KURUL KARARININ İPTALİ (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) KARAR TARİHİ: 14/03/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi....
ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair Düzce Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.06.2007 gün ve 2005/371 Esas, 2007/171 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: İddianamedeki anlatım ve dosya içeriğine göre, suç tarihinin sanıkla mağdurenin evlendikleri 18.04.2005 tarihinden bir hafta kadar öncesi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanıkla mağdurenin dosyadaki onaylı nüfus kayıt örneğine göre 18.04.2005 tarihinde evlendikleri, mağdurenin Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesine 22.06.2005 tarihinde açtığı dava sonucunda, anılan Mahkemenin 22.03.2006 tarih ve 2005/114 Esas, 2006/61 Karar sayılı kararı ile evliliklerinin mutlak butlan sebebiyle iptaline karar verildiği, bu kararın sanık (davalı) vekilince temyiz edilmesi nedeniyle kesinleşip kesinleşmediği anlaşılmadığından, söz konusu...
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili hakkında Çankırı İcra Müdürlüğü’nün 2002/320 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafça yapılan takibe konu bononun tanzim tarihinde davacının akıl hastası olduğunu belirterek bu bononun mutlak butlan sebebiyle geçersizliğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise, davacının şizofren olduğunu, takibe konu bononun 10.04.2001 tarihinde düzenlendiğini, davacının ise 2004 yılında kısıtlandığını, dolayısıyla davacının 2004 yılına kadar temyiz kudretine haiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının bononun tanzim tarihinde şizofren hastası olduğunun, Adli Tıp Kurumu’nun raporuyla anlaşıldığı, akıl hastalığı nedeniyle yapılan işlemin kesin geçersiz bulunduğu, davalı vekilinin bono karşılığı bir ödeme yapıldığına dair delil sunamadığı ve yemin teklif etme hakkını kullanmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Dernek Genel Kurul Toplantısının Mutlak Butlan Nedeni ile İptali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 19.04.2017 gün ve 2017/1040 Esas, 2017/5799 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti....


