Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun: Davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı, yönetim kurulu kararları hakkında iptali davası ve butlan davası açılıp açılamayacağı, yönetim kurulu kararının kanuna, ana sözleşmeye uygun olup olmadığı, butlan ve yoklukla malul olup olmadığı noktalarındadır. 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanunun 8/2.madde hükmüne göre, "...Bu Kanun, 24.4.1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ayrılmaz bir parçası olup, tarım satış kooperatif ve birlikleri hakkında sırasıyla, bu Kanun, bu Kanunda açıkça örnek anasözleşmelerde düzenleneceği belirtilen hususlarda örnek anasözleşmeler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı (01/07/2012 tarihinden itibaren 6102 sayılı) Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerle ilgili hükümleri uygulanır..."...
Davalı vekili, geçmişte müvekkili kooperatifin genel kurullarında bileşik faiz uygulanmasının kararlaştırıldığını, ancak kararın yasal dayanağı bulunmadığı anlaşılınca 2004 yılından itibaren bu uygulamadan vazgeçildiğini, genel kurullarda alınan bu kararların, mutlak butlan ya da yokluk ile malul olmalarını gerektirecek türden kararlar olmadığını, bu nedenle davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bunun yanında bir kısım genel kurullarda davacının birleşik faiz uygulanmasına ilişkin maddelere kabul oy verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
Davalılar vekili, 25.12.2013 tarihindeki sermaye artırımına ilişkin karardan davalı ...’un da haberi bulunmadığını, imzanın müvekkiline ait olmadığını, ancak bu kararın daha öncesi olan 01.07.2013 tarihli 2013/01 tarihli kararda bu işlemin evveliyatı olan sermaye artırımı kararı verildiğini, bu karar müvekkili ve muris abisi tarafından beraberce imzalandığından mutlak butlan hükümlerinin uygulanamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, işbu dava kanunen şirket ortağına yöneltilemeyeceğinden davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, genel kurul kararının iptali davasının şirket ortaklarına değil, şirkete yöneltilmesi gerektiğinden, davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlenmenin İptali Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılardan Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, davalılar arasında evlenmeye engel olacak derecede yakın hısımlık bulunması sebebiyle evliliğin iptali isteğine ilişkin olup, Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen açılmıştır. Kararın, Cumhuriyet savcılığına tebliğ edildiğine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Kararın, ..... Cumhuriyet Savcılığına Tebligat Kanununun 43. maddesinde gösterilen usule göre tebliği ve o yer Cumhuriyet savcılığı yönünden de temyiz müddetinin beklenmesinden sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi.21.04.2015 (Salı)...
Şekli nitelikteki emredici ... kurallarına aykırılık halinde kurucu unsurlarını, örneğin irade beyanının, icap kabulün bulunmaması halinde hukuki işlem şeklen dahi meydana gelmemektedir; ....., ...... ve Türk Hukukunda hukuki işlemin şekli unsurlarını tespit eden emredici ... kurallarına aykırılık sebebiyle hukuki işlemin mevcudiyet kazanmaması halinde hukuki işlemin yokluğundan söz edilir. (.............................) Butlan sebeplerine gelince, genel olarak butlan halleri, Borçlar Kanununun ... ve ....maddelerinde belirtilmiştir. Bu hükümlere göre; konuları bakımından imkansız veya emredici ... kurallarına yahut ahlak ve adaba aykırı olan hukuki işlemler butlan nedeniyle geçersizdir. Kanunen uyulması zorunlu olan ve aksi kararlaştırılamayan ... kuralları, emredici özellikleri itibariyle mutlak ve nisbi emredici hükümler diye iki gurupta toplanırlar. .....- Türk Hukukunda özel, ilişkin, emredici hükümlere aykırılık halinde mutlak butlandan söz edilir....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mutlak butlan nedeniyle evliliğin iptali ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Aile Mahkemesince, manevi tazminat istemi yönünden dava tefrik edilmiş ve "manevi tazminat isteminin, haksız fiilden kaynaklandığı" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince, "TMK'nın 158/ 2. maddesi gereğince evliliğin butlanına karar verildiğinde, tazminat hakkındaki talep yönünden de karar verilmesi gerekeceği ve davaya bakma görevinin aile mahkemesine ait bulunduğu" belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Davacının, evliliğin iptali istemi yönünden ileri sürdüğü sebepler ile manevi tazminat istemi için dayandığı sebepler aynıdır....
nedeni ile alınan kararların mutlak butlan ile sakat olduğunu ve yapılan işlemlerin iptali gerektiğini beyan ederek, 29.12.2008 tarihinde yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
ve şirket müdürü atanması, hakim ortak olan müvekkilinin muvafakati olmaksızın yapılamayacağından bir kısım şüpheliler salt müvekkilinin söz hakkını bertaraf etmek için hukukin dışına çıkarak suç işlediklerini, bu işlemler hakkında----- Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, müvekkilinin şirket ortağı olduğundan bu yana hiç bir kâr payı ödenmediğini belirterek davalı şirketin 24.07.2015 tarihli ortaklar kurulu kararının mutlak butlan ile geçersizliğinin tespitine, usulüne uygun şekilde şirket yetkilisi seçilene kadar şirketin yönetimine kayyum atanmasına karar verilmesin talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mutlak Butlan veya Nispi Butlan Nedeniyle Evliliğin İptali-Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: UYAP’ta ve dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde UYAP ortamında kayıtlı ve e-imza ile imzalanmış gerekçeli kararın gerekçe kısmında tanık beyanları aynen yazılarak ve devamında hüküm bölümüne geçilerek karar oluşturulduğu halde dosya arasında bulunan hakim tarafından ıslak imzalı olan ve UYAP'ta ek karar evrakı başlığı altında yer alan gerekçeli kararda ise hükmün gerekçe kısmı ayrıntılı olarak yazılmış olup iki farklı gerekçeli, karar bulunmaktadır....
Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmışken ve üstüne üstlük yapılan bu sahtecilikler mutlak butlan ile iptali istenen Genel Kurullardaki evraklarda yapılan sahtecilikler iken mahkemenin bu sahtecilikleri kanunlara aykırılık olarak görmediğini, evrakta sahtecilik kanunlara ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak görülmediğini, müvekkilinin toplantılara çağrılmadığını, çağrıların tüm ortaklara imza karşılığı yapıldığı yönündeki tutanaklardaki imzaların davacıya ait olmadığını, ayrıca hazirun cetvellerindeki imzaların müvekkile ait olmadığını, imza sahteciliğinin yanı sıra tüm bunlara dayalı olarak yapılan genel kurullarda alınan kararların özellikle kooperatife ait malvarlığının elden çıkarılması ve bir çoğunun yükleniciye verilmesi yönünde alınan kararlar ile müvekkilinin daire hakkının ortadan kaldırıldığını, tüm bu yapılanların kötü niyetli olarak iyi niyet kurallarına aykırı olarak müvekkilinin üyelik haklarını gasp edecek şekilde yapıldığını, bu durumda iyi niyet kurallarına aykırı olan...


