ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/585 Esas KARAR NO : 2022/434 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 13/06/2018 KARAR TARİHİ : 20/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tacir olan davalıya 26/04/2018 tarihide müvekkili bankanın .....
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır. Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek üzere kararın re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... ve davalı ... Gıda San....
Dava, TTK 54. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet iddiasına dayalı olarak açılan haksız rekabetin tespiti, men edilmesi ile maddi zararların tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizce yargılamaya devam edilirken; Davalılar vekili 22/06/2023 tarihli dilekçesinde; müvekkilleri ile karşı tarafın anlaştığını, davacının dosyadan feragat dilekçesi ibraz edeceğini, sunulacak feragat dilekçesi doğrultusunda davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı vekili 23/06/2023 tarihli beyan dilekçesinde; davalılar ile karşılıklı olarak uzlaşıldığını, bu kapsamda davadan feragat ettiklerini, davalılar vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususun göz önünde bulundurularak vaki feragat uyarınca nihai kararın verilmesini talep etmiştir....
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....
Kooperatifi’ne ödediği paranın davalı Birliğe aktarılmasının birlik ortağı olunması için yeterli olmadığı, bu meblağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre her zaman istenebileceği, yerin davalı Birlikçe davalı .... ...Konut Yapı Kooperatifi’ne tahsis edildiği, davacının, davalı .... ... Kooperatifine 14.400,00 TL ödediği, bu miktarın anılan davalıca davalı birlik hesaplarına aktarıldığı, davacının bunun dışında davalı ... ... Kooperatifi’ne ödemede bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
in vefatı üzerine kooperatifteki hissenin müvekkili olan davacılara geçtiğini, murisin 2003 yılı genel kuruluna çağrılmaması üzerine ortaklığın tespiti için kooperatife karşı dava açtığını, mahkemece ortaklığın tespitine karar verilip kararın 02.07.2007 tarihinde kesinleştiğini, müvekkillerinin ilamın kesinleşmesi üzerine maliki olduğu dairenin anahtarını her iki davalıya ihtar çekerek istediği halde anahtar ve dairenin teslim edilmediğini, davalı kooperatifin müvekkillerinin murisini ortaklıktan çıkarmadan bir başkasına devretmiş gibi işlem yaparak haklarını kullanmasına engel olduğunu, bu nedenle dairenin kullanılamadığını veya kiraya verilmek suretiyle gelir elde edilemediğini, diğer davalı ...'in daireyi haksız yere kullandığını, kiraya vererek haksız yere kira geliri elde ettiğini ve bu nedenle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, müvekkillerine ait dairenin davalı ...'...
Somut olayda, davacı tarafça ayın talep edilebilmesi mümkün olan istisnalardan TMK'nin 240. maddesine dayalı olarak, taşınmazda mülkiyet, aile konutu şerhi konması yahut intifa/oturma hakkı tanınmasını talep etmiştir. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK mad. 26). Mahkemece, talep dışına çıkılarak ve mal rejimi tasfiyesine hakim olan ilke ve esaslara aykırı olacak şekilde dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacıya tespitine dair hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur. 3.Davalılar vekilinin görevsizlik kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafça bozma sonrası sunulan 29.10.2014 tarihli ıslah dilekçesinde dava dilekçesindeki TMK'nin 240. maddesine dayalı mal rejiminden kaynaklı taleplerine ek olarak TMK'nin 652. maddesi gereği miras hükümlerine dayalı aile konutunun özgülenmesi talebinde bulunulmuştur. Mahkemece, bu yöndeki talep hakkında görevsizlik kararı verilmiştir....
Bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde dosya kapsamından; taraflar arasında 01.10.2001 tarihli protokol ile .... ticari unvanlı adi ortaklık ilişkisi kurulduğu, davalı...ın 20.09.2002 tarihinde ortaklığın bozulduğunun tespiti ile ortaklık bedeli olarak verilen 17.400,00 TL'nin iadesi istemli dava açtığı, mahkemece, taraflar arasında kurulan ortaklığın devam ettiği, davacının tasfiyeyi istemediği, adi ortaklık hükümlerine göre ancak tasfiyeden sonra kalan payın istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bunun üzerine davalı...ın 11.09.2006 tarihinde bu sefer 7.000,00 TL bedelli alacak davası açtığı, bunun üzerine ...'ün 25.06.2007 tarihli cevap dilekçesiyle eldeki karşı davayı açtığı, mahkemenin 16.01.2008 tarihli ara kararla karşı davayı asıl davadan ayırarak yeni esasa kaydettiği, asıl davada 6.000,00 TL'nin ...'...
Bu hâliyle teslim alınan akaryakıt miktar bölümünü davalı sunmaksızın belgeyi kullandığından bu belgeye dayanarak yetkisiz temsil hükümlerine göre talep edilebilecek bir alacak miktarını da bu belge ispatlamamaktadır. Davacının borçlu olmadığının tespitine dair mahkeme kararı yukarıda açıklanan nedenlere dayalı olarak sonucu itibarıyla doğrudur. Bu nedenle gerekçesi düzeltilmek suretiyle mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan özel daire kararı gibi bozma yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyoruz....
nin KZMMS poliçesi ile sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında 12/12/2019 tarihinde gerçekleşen çift taraflı trafik kazası neticesinde aracın onarımı sonrasında değerinde eksilme oluştuğu iddiasına dayalı maddi tazminat davasıdır....


