WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....

Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....

Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (Ertekin, Erol/Karataş, İzzet: Uygulamada Ticari Senetler, Ankara, 1998, s. 693). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur....

Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır. Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu ile yukarıda anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerektiği" gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur....

kabul edilmesi halinde bir alacak hakkının doğduğu sonucuna ulaşılabilir yönünde görüş bildirmişlerdir....

hak edişinden daha sonra da teminatından bu ücret ve alacakların ödenmesinin mecburi olduğunu, davacı tarafın banka teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeniyle bankaya ödenmek zorunda kalınan komisyon, vergi, fon ve vs. masraflar yönünden taleplerinin türünü belirsiz alacak davası olarak tespit ettiğini, davacının bu taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuka uyarlılık bulunmadığını, 6100 Sayılı HMK’nın 107.maddesinde belirsiz alacak davasının açılabilme koşulları belirtildiğini, dava konusu edilen komisyon, vergi, fon ve vs. masraflara ilişkin bedellerin bizzat davacı tarafça karşılandığı dikkate alındığında talep sonucunun belirlenmesinde objektif imkânsızlık olduğu olgusuna dayalı olarak belirsiz alacak davası ikame etmiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, “Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir ve karara bağlanır” şeklindeki içtihatlarla benimsenen genel ilke gereği, davacı tarafın...

Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkur surette tahakkuk edendeğerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: davacı --------- yasal ticari defterleri raporun usul yönünden incelendiğinde; ------yılına ilişkin fiziki ortamda tutulan yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterinin açılış/ kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nun ve V.U.K” nun hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığının görüldüğünü, davacının Alacak Talebi ve Teslim, Tesellüm Yönünden: davacı -----------tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali incelemede; davacı...

Davacı vekilince sunulan 05/03/2021 talep somutlaştırma dilekçesi ile; dava dilekçesinin talep sonuç kısmında belirtilmeyen bedelsizliğinin tespiti talep edilen çeklere ilişkin çek bilgilerini belirtir şekilde beyanda bulunulmuştur....

Davalı şirket vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçeside özetle; TBK m. 82 uyarınca sebepsiz zenginleşmeden doğan taleplerde zaman aşımı süresinin hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl olduğunu, somut olayda da sebepsiz zenginleşme için öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, faiz talebine itirazlarının bulunduğunu, davacının ticari avans faizi talep ettiğini oysa davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade istemine ilişkin olduğunu, KDV talep edilmesinin 3065 sayılı KDV kanunu uygulamalarına göre yerinde olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıdan haksız ya da hukuka aykırı olan herhangi bir bedel tahsil edilmediğini, haksız olduğu iddia edilen bedelleri tahsil edip etmeme noktasında lisans sahibi şirketlerin herhangi bir insiyatifinin olmadığını, söz konusu tarifeleri düzenleme yetkesinin kanunla EPDK’ya verildiğini ve lisans sahibi şirketlerin EPDK’nın düzenlediği tarifelere...

Yürürlüğe giren ve Daire'nin çoğunluğunca değerlendirilmesi istenilen Yasa'da, 1. fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verileceği ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücretinin ortaklık üzerinde bırakılacağı hükmü düzenlenmiştir. 5718 sayılı Yasa'nın 54. maddesinin a-b-ç fıkraları ile yürürlüğe giren bu yasa arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Aynı maddenin c fıkrasında ise tenfiz edilecek kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması koşulu mevcuttur. Yürürlüğe giren yasa ancak bu fıkra gereğince bir değerlendirmeye tabi tutulabilecektir....

UYAP Entegrasyonu