nin, taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında, davacı tarafın muhdesat iddiasını kabule yönelik bir beyanı olmadığı gibi, eldeki davada bu yönde bir beyanı olmamış, aksine, davanın husumetten ve esastan reddini savunmuştur. Hal böyle olunca, ... aleyhine açılan dava ile ilgili olarak, iddia ve savunma çerçevesinde, taraf delillerinin toplanıp, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir....
Muhdesat aidiyetinin tespiti davası açılmasında davacı tarafın hukuki yararının olmadığı anlaşılırsa davanın hukuki yarar yokluğundan reddine,hukuki yararın varlığı anlaşılırsa muhdesat konusu taşınmazda davalıların hisseleri değerlendirilerek nispi harcın tamamlanmasından sonra esasa girilip sonucu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar üzerinde durulmadan ve nispi harç tamamlanmadan davaya devamla hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda, muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespiti isteğinin kabulüne, muhdesatın mülkiyetinin aidiyeti ve tapunun beyanlar sütununa tescili isteğinin ise reddine karar verilmesi gerekir. Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere göre dava konusu 284 ada 16 parsel parseldeki 36.00 m2’lik ev ile 1 adet erik,1 adet ceviz,1 adet kiraz ve 1 adet ıhlamur ağacı niteliğindeki muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur....
Bozma ilamında belirtildiği gibi mahkemece hükümde, taşınmazın toplam bedeli üzerinden, bedelin ne kadarının arza ne kadarının muhdesatlara isabet ettiği yüzdelik oran kurulmak suretiyle gösterilip bu oranlar doğrultusunda muhdesatlara isabet eden kısım ayrı ayrı muhdesat sahibi paydaşlara, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, bu usule uyulmadan arz payından düşen bedel ve muhtesattan düşen bedel toplanıp toplamı üzerinden paydaşların alacağı bedelin belirlendiği, her bir muhtesat sahibine muhtesattan düşen oran ayrıca gösterilmediği ve dağıtımın bu tabloya göre yapıldığı; muhdesatlara ilişkin oranlamanın yukarıdaki açıklanan yönteme uygun şekilde yapılmadığı ve muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedelin ise tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki oranlarda paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece infazda tereddüt oluşturacak şekilde bilirkişi raporuna atıf yapılarak satış bedelinin...
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelindiğinde; 25.05.2015 tarihli duruşmada, davalıların 215 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı yönünden muhdesat iddiasında bulunmaları sonucu mahkemece, davalılara muhdesatın aidiyeti davası açmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 165. maddesi uyarınca verilen kesin sürenin davanın açılmasına ilişkin işlemleri yürütmek için makul olmadığı anlaşılmış olup; davalıların kesin süreye riayet etmemeleri sebebiyle mahkemenin aidiyet davasını bekletici mesele yaptığı ara karardan dönmüş olması da uygun değildir. O halde mahkemece yapılması gereken, öncelikle davalıların Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/191 Esas sayılı dava dosyası ile açtıkları muhdesatın aidiyeti davasını bekletici mesele yapmak ve bu davanın sonucuna göre de eldeki dava hakkında hüküm kurmak olmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti Davacı ... Gıda A.Ş. davalı ... ve müşterekleri ile davalı-karşı davacı ..., davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti isteğine ilişkin olup, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... Gıda A.Ş. vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davacı-karşı davalı ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için ... Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ... Gıda Tic. A.Ş. vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan başka kimse gelmedi....
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan iyileştirici imalatlar yeni bir muhdesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu hükümlerine göre sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur....
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin ve zilyetliğin tespiti ile taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 102 ada 433 parsel sayılı taşınmazı, taşınmaz hükmen davalı ......
Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad. 722, 724 ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir....
Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. -//- Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir. 3- Davalının harç ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu ... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı tapuda davacı adına, 1/2 payı ise davalı adına kayıtlı olup, taraflar paylı maliktir....


