WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki eski ev ve ahır bakımından öncelikle tüm tarafların muhdesat iddiasını kabul edip etmediklerine dair beyanlarının tespit edilmesi, muhdesat konusunda ihtilaf bulunduğunda muhdesat iddiasında bulunan tapu kayıt maliki ... mirasçılarına “Muhdesatın aidiyeti” konusunda dava açmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmesi, açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, tüm tarafların muhdesat iddiasını kabul etmesi veya muhdesatın aidiyeti davası açılıp da muhdesatın ...’a aidiyetine karar verilmesi halinde; muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşın mirasçılarına, geri kalan bedelin ise payları oranında paydaşlara dağıtılması ve dağıtım oranlarının hükümde açıkça gösterilmesi; mahkemece verilen süre içerisinde dava açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir....

Yukarıda değinilen ilkelere göre muhdesat oranı doğru bir şekilde hesap edilerek bu orana göre satış bedelinin dağıtılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, denetime elverişli olmayan kök ve ek bilirkişi raporlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de, muhdesat oranının hüküm sonucunda gösterilmemesi, satışın genel açık artırma suretiyle yapılacağının yazılmaması, satış bedelinin paydaşlara tapudaki payları oranında değil de muhdesat oranları gözönüne alınmak suretiyle tespit edilecek orana göre kararlaştırılmaması ile taşınmaz satış bedeli üzerinden alınan binde 11,38 harcın yine aynı oranda paydaşlardan alınmasına ve vekalet ücreti ile yargılama giderinin paydaşlardan satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlardan alınmasının kararlaştırılması da doğru görülmemiştir....

Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır. Satış bedelinin paylaştırılmasına yönelik muhdesat oranlarının hükümde infazda tereddüde yol açmayacak şekilde açık ve eksiksiz olarak gösterilmesi gerekmektedir. Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir....

Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Olayımıza gelince; taşınmaz üzerindeki yapının aidiyeti ile ilgili dava sırasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından davalının temyiz aşamasında muhdesatın aidiyetine karşı çıkması sonuca etkili görülmemiştir. Mahkemece satış bedelinin yukarıda açıklandığı şekilde oran kurularak dağıtımına karar verilmesi gerekirken taşınmazın satışı aşamasında satış memuru tarafından oran kurulmak suretiyle satış bedelinin dağıtımına karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Somut olaya gelince; davalı ... vekili ve bir kısım davalılar, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların bir kısım tapu maliklerine ait olduğunu ileri sürmüş olmasına rağmen mahkemece muhdesatın aidiyeti davası açmak için süre verilmediği anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2797 sayılı Yargıtay Kanununun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, 2/B alanında yapılan kadastro öncesi nedene dayalı muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince 22.05.2017 tarihinde dosyanın kadastro öncesi nedene dayalı muhdesat aidiyeti istemini içerdiği gerekçesiyle Yargıtay 16. Hukuk Dairesine aidiyetine karar verildiği, Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 28.12.2020 tarihinde davanın kullanım kadastrosuna ilişkin olduğu, dosyanın 2/B'ye ilişkin kadastro incelemesine esas güncelleme listeleri ve kadastro tutanaklarının temini için mahkemesine iade edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 25.01.2023 tarihli ve 2023/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay (8)....

Hukuk Dairesinin 12.11.2020 tarih ve 2017/302 Esas, 2020/7221 Karar sayılı ilâmında; mahkemece, öncelikle tüm tarafların muhdesat iddasını kabul edip etmediklerine dair beyanların tespit edilmesi, muhdesat konusunda ihtilaf bulunduğunda muhdesat iddiasında bulunan davalılara muhdesatın aidiyeti konusunda dava açmak için HMK'nın 165 inci maddesi uyarınca uygun bir süre verilmesi, açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, tüm tarafların muhdesat iddiasını kabul etmesi veya muhdesatın aidiyeti davası açılıp da muhdesatın davalılara aidiyetine karar verilmesi halinde; bilirkişiden rapor alınmak suretiyle satış bedelinden ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenerek, muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedelin payları oranında paydaşlara dağıtılması ve dağıtım oranlarının hükümde açıkça gösterilmesi; mahkemece verilen süre içerisinde dava açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerektiğinden...

Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir. Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyeti hususunda taraflar arasında ihtilaf olmamasına ve bilirkişinin de raporunda muhdesat oranlaması yapmasına rağmen, hükümde doğrudan doğruya satış bedelinin taraflara tapudaki payları oranında paylaştırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, dava konusu 795 parselde davacının malik olmadığını, davacının bu parsel üzerinde 2 katlı bina ve müştemilatını satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, dava konusu parsele ilişkin davacının da müdahil olduğu ortaklığın giderilmesi davası olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmaz üzerindeki evin davacıya aitolduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece; aidiyeti istenen 2 katlı ev ve müştemilatının davacı tarafından yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Davacı tapu maliki değildir....

Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır. Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir. Somut olayda; mahkemece muhdesat hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı belirtilerek 547 parsel sayılı taşınmazda bulunan muhdesatlar yönünden oran kurulmak suretiyle satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu